USD45,58
%-0.01
EURO53,02
%-0.22
EURO/USD1,16
%-0.29
BIST14.029,54
%-2.35
Petrol110,89
%-1.08
GR. ALTIN6.652,03
%-0.59
BTC3.502.093,61
%-0.96
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Cemil Uçar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Bir Düşünür, Bir Cinayet, İki Hayat

Bir Düşünür, Bir Cinayet, İki Hayat

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bir Cinayet, İki Ölüm

Turan Dursun’un eşi Naima Dursun, şizofreni hastasıydı.
Turan Dursun, hayatı boyunca ona baktı.

Neredeyse bir psikiyatrist kadar bilgilendim,” derdi.
Eşini hiç yalnız bırakmadı.
Bir yazısında şöyle anlatmıştı:

Hiç kimsenin karısının olmadığı kadar karım bana, ben ona âşık yaşadık.

Komşular şaşardı.
Çünkü alışılmış değildi:
Hasta bir kadına bu kadar sevgiyle, sabırla sahip çıkan bir adam.

Naima Dursun bazen şöyle derdi:

Sen dinsizsin ama bana baktın, hayata bağladın. Allah seni cehenneme yollamaz.

Sorgulayan Bir Akıl

Turan Dursun, özellikle İslam üzerine eleştirel yazılar yazdı.
Tartışılsın, düşünülsün isterdi.

Ama şeriatçı zihniyet düşünmez.
Onlara göre tartışmak şirk, sorgulamak ihanetti.
Biat esastı.

Ve bir gün parmaklar ona çevrildi:

Katli vaciptir.

4 Eylül 1990

4 Eylül 1990, Koşuyolu – İstanbul.
Turan Dursun, evinin önünde vuruldu.

Cesedi saatlerce kaldırımda kaldı.
Ambulans bile çok görüldü;
arkası açık bir kamyonla morga taşındı.

Bir süre konuşuldu.
Sonra unutuldu.

Herkes unuttu…
Naima Dursun hariç.

Geride Kalanın Ölümü

Naima Dursun,
bir böceğe bile kıyamayan kocasının neden öldürüldüğünü anlayamadı.

Yalnız kaldı.
Hastalığı ilerledi.
İçine kapandı.

Her gün Allah’a dua etti:
Canımı al.

Ve 20 yıl sonra,
çektiği acıya daha fazla dayanamayarak intihar etti.

Bir insan vurulduğunda,
sadece kendisi ölmez.
Onu sevenler de o kurşunlarla ölür.

Din, Cinayet ve Vicdan

Din adına cinayet işleyenler,
acaba kendi vicdanlarıyla hiç konuşur mu?

Allah’ım, sen razı ol diye bir kulunu öldürdük,”
derler mi?

Allah eleştirel aklı verip sonra susturulmasını mı ister?
Sorgulayanı şeytanla,
öldüreni cennetle mi ödüllendirir?

Hiç sanmam.

Ama bilenle düşünen aynı şey değildir.
Düşünemeyen, sadece biat eder.

Naima’ya Bile Görülmeyen Merhamet

Naima Dursun namaz kılmak istediğinde,
önüne seccade açan o adamın öldürülmesini,
hangi Tanrı görmezden gelir?

Bu işler ucuz işlerdir.
Yüzeyde din,
derinde iktidar, korku ve para vardır.

Bir Not Daha

Turan Dursun,
dinleri, mitolojileri, kutsal metinleri inceledi.
Sümer Tufanı’nın, Tevrat ve Kur’an’daki izlerini gördü.
M.Ö. 3000’lere uzanan hikâyelerin kutsallık zırhını sorguladı.

Ve bunun bedelini canıyla ödedi.

Son Söz

Bir insanı öldürmek kolaydır.
Ama bir toplumu vicdansızlığa alıştırmak,
çok daha tehlikelidir.

Saygıyla anıyorum.

Bir Düşünür, Bir Cinayet, İki Hayat
0