USD45,17
%-0.08
EURO53,07
%-0.08
EURO/USD1,17
%0
BIST14.442,56
%0.92
Petrol110,70
%-0.4
GR. ALTIN6.709,44
%-0.1
BTC3.450.687,12
%0.82
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Cemil Uçar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Necati Gungor Usta Paylaşımları

Necati Gungor Usta Paylaşımları

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Altan Erbulak İskender Kebabını Pek Severdi
Üstadı yakından tanıyanlar bilir; Altan Erbulak İskender kebabını pek severdi.
Fırt’ta çizdiği günlerde, dergiye gitmeden önce, Tekin Aral’a telefon eder; “Tekin, birazdan çıkıyorum, İskenderimi söyle!” diye tembih ederdi.
Tekin Aral, İskender kebabıyla ünlü restorana telefon eder, Erbulak’ın siparişini verirdi. Çok geçmeden, üzerine gezdirilmiş kızgın tereyağı kokusu buğu buğu tüterek gelirdi kebap…
Tam o sırada da Milliyet’ten çıkıp Günaydın’a kadar yürüyen Altan Erbulak kapıdan girerdi.
Fırt ve Gırgır dergisinde çizen genç çizerlerin iştahlı bakışları altında yemeğinin başına geçen üstat, ağız tadıyla İskenderini yer, karnını doyurmuş olarak işine başlardı.
Bu böyle, aylar, yıllar boyunca sürdü gitti.
Gel zaman git zaman, orada çalışan, Babıali’nin bu eski kurtlarının yanında mesleğin inceliklerini öğrenen gençler bir gün ona bir oyun oynamaya karar verdiler.
Restorandan gelen İskender kebabını hızla yiyip tabağı tertemiz ettiler! Sonra tabağa, boyanmış kâğıttan yapılma, canlı gibi duran bir “İskender” hazırladılar. Kırmızı guvaş boyayla sos, beyaz boyayla yoğurt süsü yaptılar. Közlenmiş biberine, domatesine kadar…
Altan Erbulak kapıdan girdiğinde, yemeği, her zamanki gibi kendisini bekliyordu.
Durumu anladı, ama hiç bozuntuya vermedi! Önündeki tabaktan ete benzer kâğıttan bir parça alıp ağzına attı. Üstada oyun oynadığını sanan gençlerin şaşkın bakışları altında et çiğniyormuş gibi yaptı. Çiğnedi, çiğnedi yuttu!
Erbulak’ın anlamadığını sanan ve gözleri fal taşı gibi açılmış gençlerin bakışları altında Tekin Aral’a seslendi:
“Tekin, bir daha bu restorandan yemek söylemeyelim! İskender bozmuş bu adamlar!”
Bunu dedi ve kendini işine verdi.
Hâlâ kâğıttan eti anlamamış gibi yaparak karşı oyununu sergiliyordu eski kurt!
(Öznur Kalender’den.)
Necati Güngör

Necati Gungor Usta Paylaşımları
0