USD44,08
%0.170
EURO51,21
%0.040
EURO/USD1,16
%0.01
BIST12.792,81
%-2.19
Petrol93,04
%8.93
GR. ALTIN7.301,96
%1.68
BTC2.967.948,93
%-1.0485646426204
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Cemil Uçar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Karikatür Olmuş Bir Şair: Florinalı Nâzım (1883-1939)

Karikatür Olmuş Bir Şair: Florinalı Nâzım (1883-1939)

0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Hüsrev Gerede Caddesi’nde bir sokak adı ilgimi çekmişti: “Şair Nâzım Sokağı.” Bir gün Memet Fuat’a sözünü ettim; onun da ilgisini çekmiş meğer. “Ama Nâzım Hikmet’le ilgili olamaz” dedi. “Belki, Florinalı Nâzım’dır.”

Hayattayken de böyle bir şey bekliyor olmalıydı. Ölümünden sonra evinin duvarına ne yazılacağını bile düşünürdü Florinalı. “Acaba benden sonra evimin duvarına ne yazılır?” dediğinde, orada bulunan Süleyman Nazif dayanamaz:

“Ne yazılacak?” der. “Kiralık ev yazılır!”

O kendini, “Kâinatın tanıdığı Şiir Kralı” olarak görüyor, gazetelere böyle ilan veriyordu ve herkese alay konusu oluyordu. Hâmit’i Cenap’ı, Süleyman Nazif’i, Tevfik Fikret’i sık sık ziyaret ediyor, kendisi hakkında övücü birkaç satır yazmalarını istiyor; sonra da bu yazıları bir kitapta topluyordu: “Hatırat-ı Meşahir”. Kendiyle ilgili alaycı yazılar çıkmasını bile, reklamın iyisi kötüsü olmaz anlayışıyla önemserdi.

Bir dönem geldi ki, artık dergilerde, gazetelerde adı geçmez oldu. Fakat o, bu kez kendinden söz ettirmek için tanıdığı şairler için, ölüm yıl dönümlerinde anma toplantıları düzenliyordu. En çok da Tevfik Fikret’i kullanırdı. “Zavallı Tevfik Fikret, her yıl yeniden öldürülüyor!” derlerdi.

Hakkında söylenmiş birçok espri, fıkra var, ama yazımız uzamasın; birini anlatalım yeter:

Üstat hastalandığı bir gün, Nurullah Ataç’ın kardeşi Doktor Galip Ata’ya başvurmuştu. Doktor, muayeneden sonra: “Bir süre kesin istirahat ediniz” dedi. Florinalı: “Dilime de bakın, çok paslı…” diye tutturunca…

Doktor: “Endişe etmeyin, bütün bedeniniz paslansa, diliniz paslanmaz!” karşılığını verdi. “Esasen ben istirahati diliniz için vermiştim.

Necati Güngör

 

 

 

 

 

 

Karikatür Olmuş Bir Şair: Florinalı Nâzım (1883-1939)
+ - 0