Küçük Adam Hâlâ Aramızda
Bir dine inanmak istiyorsun.Tamam. Buna kimsenin itirazı yok.Ama orada durmuyorsun.
Senin inancın tek doğru olsun istiyorsun. Senin Tanrın konuşsun, başkasının sesi kısılsın. Kendi kutsalına saygı bekliyorsun ama başkasınınkine tahammül edemiyorsun. Biri çıkıp kişisel bir Tanrı yerine doğaya hayranlık duyduğunu, anlamaya çalıştığını söylediğinde öfkeden köpürüyorsun. Çünkü o an mesele inanç olmaktan çıkıyor; kontrol meselesine dönüşüyor.
Bunu yıllar önce Wilhelm Reich görmüştü.
Ve adını koymuştu: Küçük Adam.
Reich’ın “Dinle Küçük Adam” diye seslendiği bu figür, zalim bir diktatör değildir. Tam tersine, itaat eden, korkak, kendi bastırılmış arzularından ürken sıradan insandır. Zincirlerini sever, hatta onlarla övünür. Sonra da o zincirleri başkasına takmaya kalkar.
Çünkü özgürlük bulaşıcıdır.
Ve sen özgürlükten korkarsın.
Ahlâk Dediğin Şey Gerçekten Ahlâk mı?
Evlilik meselesinde de aynısın.
İki insan bir noktada “Biz artık yürümüyoruz” dediğinde, buna razı olmazsın. Mutlaka bir suçlu ararsın. Biri ahlâksız olmalı, biri kabalaşmış olmalı, biri yoldan çıkmış olmalı. Uygarlık seni rahatsız eder; çünkü dramsız yaşayamazsın.
Karşılıklı, sakin bir ayrılığı kabul edemezsin.
Çünkü sen de arzularınla baş başa kalmaktan korkarsın.
İşin ironik yanı şu:
Kınadığın şeylerin çoğunu içinde taşırsın. Ama onları görmek yerine aynayı kırarsın. Hakikati, elle tutulamayan, soyut, sisli bir yere saklarsın. “Ahlâk” dersin, “gelenek” dersin, “inanç” dersin. Böylece kendini temize çıkarırsın.
Reich bunu açıkça söyler:
Sorun şehvet değil, şehvetten duyulan korkudur.
Neden Bu Kadar Öfkelisin?
Başkasının inancı seni neden bu kadar rahatsız ediyor?
Başkasının yaşam tarzı neden seni tehdit ediyor?
Çünkü o insan, senin bastırdığın ihtimalleri hatırlatıyor.
“Başka türlü de yaşanabilir” fikri seni ürkütüyor.
Bu yüzden hoşgörüyü sevmezsin.
Hoşgörü, özgüven ister.
Sen ise korkularını yüksek sesle bağırarak gizlemeyi seçersin.
Reich’ın asıl derdi dinle, evlilikle ya da ahlâkla değildir. Onun derdi, bireysel korkunun nasıl toplumsal baskıya dönüştüğüdür. Küçük Adam kendi iç dünyasını yönetemediği için, başkasının hayatını yönetmek ister.
Bugün Aynaya Baktığımızda
Bu yazı eski bir metnin nostaljisi değil.
Bugün sosyal medyada linç eden, farklı olana tahammül edemeyen, “benim gibi yaşamıyorsan sus” diyen herkes Reich’ın Küçük Adam’ından bir parça taşır.
Belki de mesele şu soruda düğümleniyor:
Gerçekten inandığın için mi bu kadar öfkelisin, yoksa korktuğun için mi?
Cevap rahatsız ediciyse, doğru yerdesin demektir.
- Yazı Boyutunu Ayarla Okuma rahatlığı için seçin
- Küçük 100% Dev











