USD44,90
%0.23
EURO52,89
%-0.09
EURO/USD1,18
%-0.16
BIST14.587,93
%2.72
Petrol91,57
%-7.87
GR. ALTIN6.966,26
%1.07
BTC3.390.649,58
%-2.1
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Cemil Uçar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Atanın Yüreğimizi Yaktığı An ve Salih Bozok

Atanın Yüreğimizi Yaktığı An ve Salih Bozok

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

9 Kasım Çarşamba sabahı, Atatürk’te ani adale kasılmalarıyla birlikte istem dışı hareketler ve inlemeler görüldü. 9 Kasım’ı 10 Kasım’a bağlayan gece ise oldukça sıkıntılı geçti; Atatürk’e kısa aralıklarla oksijen verildi.

Sabaha doğru, boğazındaki hırıltılar azalmaya başladı. Saat 8.00’de Dr. Mehmet Kamil Berk ve Dr. Nihat Reşat Belger, Atatürk’e glikozlu serum verdiler. (Bu serumun boş şişesi ve şırınga iğnesi hâlâ İstanbul Tıp Fakültesi’nde bulunmaktadır.)

Saat 9.00 olduğunda, Atatürk’ün göğsü hızla inip çıkmaya başladı. O, dünyadaki son 5 dakikasına gözleri kapalı olarak girmekteydi. Dışarıda, bütün bir ulus endişe içinde radyo başında bekliyordu. Savarona, son bir saygı duruşu için sarayın önüne demirlemişti ve içerisi tam bir sessizliğe gömülmüştü.

Hasan Rıza Soyak, sağ elini ellerinin içine alıp öptü. Soyak’ın ardından, Muhafız Komutanı İsmail Hakkı Tekçe de aynı eli öperek yorganın içine koydu. Bu arada, Prof. Dr. Mim Kemal Öke, Atatürk’ün açık gözlerini kapattı.

Son nöbet defterine, şöyle yazıldı: “Saat 9’u 5 geçe, Büyük Şefimiz derin koma içinde terki hayat etmişlerdir.”

Atatürk’ün yaveri Salih Bozok, şuursuzca sarayın merdivenlerinden aşağı koştu. Alt katta boş bulduğu bir odaya dalıp kapıyı kapattı. Az sonra içeriden tek el silah sesi duyuldu. Sesi duyup odaya koşanlar, O’nu kanlar içinde buldular; kalbine sıktığı tek kurşunla devrilmişti. Bulunan notasında ise “başkumandan yaversiz gidemez” yazıyordu.

Bu anlar, tarihin karanlık bir köşesinde yankılanan derin bir hüzün haline dönüştü. Atatürk’ün gidişi, bir milletin yüreğinde silinmez bir yara açmış, ardında bıraktığı miras ise hiç sönmeyen bir ışık olarak kalmıştır.

O an, tarih boyunca hatırlanacak bir veda olarak kaydedildi; ulusun gözyaşları, içten bir saygı duruşu havasında yankılandı. Onun için dökülen her damla yaş, sadece bir liderin değil, aynı zamanda bir halkın kaybıydı. Atatürk, düşünceleri ve idealleriyle, her daim yaşamaya devam edecek, nesiller boyu kalplerde yer bulacaktı.

Atanın Yüreğimizi Yaktığı An ve Salih Bozok
0