Anadolu’nun Savaşçı Ruhu: Amazonlar
Halikarnas Balıkçısı, Anadolu Efsaneleri eserinde sadece mitleri anlatmaz. O, Anadolu’nun kolektif hafızasını bugüne taşır. Bu kitapta Herodot’un tarihi ile Yunus Emre’nin irfanı birleşir. Okur, bir söylenceyi değil binlerce yıllık bir belleğin yankısını duyar. Anadolu’da efsaneler masal değildir. Bunlar toprağın konuşma biçimidir.
Bu belleğin en sarsıcı parçası Amazonlardır. Pek çok kaynak onların varlığını doğrular. Bu kadınlar M.Ö. 20. ve 12. yüzyıllar arasında yaşamıştır. Özellikle Ordu ve Samsun çevresinde hüküm sürmüşlerdir. Bu anlatılar sadece savaşçı kadınları işaret etmez. Aynı zamanda kadın merkezli bir toplumsal düzeni vurgular.
Kadın Egemen Başkent: Themiskyra
Amazonların başkenti Themiskyra kentidir. Bu şehir Thermodon Irmağı’nın Karadeniz’e döküldüğü yerdedir. Burada iktidar tamamen kadınlara aittir. Amazon toplumu yönetimi ve savaşı bu anlayışla kurar. Gündelik hayatın merkezinde de yine kadınlar yer alır.
Amazon kadınları savaşlarda genellikle süvari olarak çarpışır. Ellerinde labris denilen çift ağızlı baltalar bulunur. Ayrıca ok, yay ve mızrak kullanırlar. Antik kaynaklar onları çok güçlü tanımlar. Onlar Yunan mitolojisinin en büyük kahramanlarına denktir. Bu güç sadece kaslardan gelmez. Bu gücün kaynağı örgütlü bir bilinçtir.
Efsanevi Bir Başkaldırı Hikayesi
Amazon efsanelerinde erkek figürü çok farklı bir noktadadır. Kadınlar erkekleri sadece geçici bir unsur olarak görür. Halikarnas Balıkçısı ilginç bir olaydan bahseder. Bir gün Amazon erkekleri Zeus merkezli bir fikre kapılır. “Asıl tohum bizdedir, kadınlar tarladır” derler. Bu söz Amazon düzeni için açık bir tehdittir.
Kadınlar bu tehdit üzerine hemen kurultay toplar. Egemenliklerini korumak için sert kararlar alırlar. Ergenliğe ulaşan erkekleri öldürürler. Üreme organlarını ise Ana Tanrıça’ya sunarlar. Balıkçı’ya göre bugünkü sünnet geleneği bu ritüelin bir izdüşümüdür. Bu kadim gelenek zamanla yumuşayarak günümüze ulaşmıştır.

Bereket Ritüelleri ve Sosyal Düzen
Amazonlar bazen erkek çocukları öldürmezler. Ancak başkaldırmamaları için onları kötürüm ederler. Bu erkeklere ev işlerini ve yemek yapmayı öğretirler. Fakat zamanla bu düzen de kadınları tatmin etmez. Bunun üzerine komşu kabilelerle özel bir anlaşma yaparlar.
Her ilkbaharda tarlalar sürülünce genç erkekleri sınıra çağırırlar. Bereket için toprağın üzerinde birleşirler. Doğan çocuklardan sadece kızları yanlarında tutarlar. Erkek çocukları ise babalarının kabilesine geri gönderirler. Bu ritüel doğa ile kadın arasındaki bağı simgeler.
Derinleşen Anadolu Hafızası
Amazonlar İzmir’e kadar yayılmışlardır. Hatta Güney Amerika’daki nehre de adlarını vermişlerdir. Tüm bu anlatılar Anadolu Efsaneleri kitabında birleşir. Kitapta sadece Amazonlar yoktur. Kybele, Troya Savaşı ve İda Dağı da yeniden hayat bulur. Her satırda tek bir gerçek hissedilir: Anadolu, anlattıkça derinleşen bir hafızadır.
- Yazı Boyutunu Ayarla Okuma rahatlığı için seçin
- Küçük 100% Dev












