47 Yıllık Karanlık: Abdi İpekçi Cinayeti ve Cezasızlık
Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdi İpekçi, 47 yıl önce, 1 Şubat 1979’da öldürüldü. Henüz 50 yaşındaydı.
Tehditler alıyordu ama her insan gibi ölümü kendinden uzak görüyordu. Zihni, yaklaşan askeri darbeye sürüklenen Türkiye ile meşguldü; ülkenin nereye gittiğini, bu gidişatın nasıl durdurulabileceğini düşünüyordu.
31 Ocak 1979 günü Bülent Ecevit ile görüşmek üzere Ankara’ya gitti. Aynı gün İstanbul’a döndü, Süleyman Demirel ile telefonla görüştü. Ardından Cağaloğlu’na, ömrünü verdiği ve adıyla özdeşleşen gazetesi Milliyet’e geçti.
Gazetede Kalan Son Saatler
İpekçi, Sami Kohen’in hazırladığı İran dosyasını inceledi ve yayımlanması için talimat verdi. Uzun süredir üzerinde çalıştığı kaçakçılık dosyasına göz attı. Eşini arayıp akşam için hazırlanmasını söyledi. Saat 19.30’da gazeteden çıktı.
Yağmur altındaki mavi arabasıyla, Nişantaşı’ndaki evine doğru yola koyuldu. Daha sonra kendi adının verileceği Emlak Caddesi’ne girdiğinde trafik sıkıştı. Evi yalnızca 70 metre uzaklıktaydı.
Motor sesleri ve akşam kalabalığının uğultusu arasında otomatik bir silah sesi yankılandı. Mavi arabanın camında küçük bir delik açıldı. O delikten uzanan silahtan art arda ateş edildi. İlk kurşunlar kollarına isabet etti. İpekçi, şaşkınlıkla saldırganın yüzüne baktı.
Üç el daha ateş edildi. Üçüncü kurşun, cebindeki kalemi parçaladı. Kalem, kalbinin tam üzerindeydi; kalbi de yaralandı. Ardından iki el daha ateş edildi. Saldırgan, koşarak ileride bekleyen arabaya binip kaçtı.
Fail: 21 Yaşındaki Bir Tetikçi
Tanıkların verdiği ortak eşkal tek bir isme çıkıyordu: Mehmet Ali Ağca. Henüz 21 yaşındaydı, Malatyalı, yoksul bir ailenin çocuğuydu. İzine, İpekçi’nin ev adresinin yırtılmış olduğu bir telefon rehberinden ulaşıldı.
5 ay sonra, Küllük Kıraathanesi’nde kağıt oynarken yakalandı. 6 ay sonra ifadelerini değiştirdi, suçlamaları reddetti. Ardından Maltepe Askeri Cezaevi’nden, bir askerin üniformasıyla firar etti. Yurt dışına kaçırıldı.
Bir Cinayet, Bir Ağ, Bir Çete
Ağca, Bahçelievler Katliamı hükümlüsü Abdullah Çatlı’nın tetikçilerindendi. Cinayetle bağlantılı isimler arasında Oral Çelik, Mehmet Şener, Yavuz Çaylan, Yalçın Özbey gibi isimler vardı. Bahçelievler Katliamı’nın öncesinde ve sonrasında itinayla korunan, kahramanlaştırılan bu yapı, Abdi İpekçi cinayetini de gerçekleştirmişti.
Papa Suikastı ve Serbestlik
Papa’yı vurmasıyla uluslararası bir figüre dönüşen Mehmet Ali Ağca, yıllarca İtalya’da cezaevinde kaldı. Türkiye’ye iade edildi. İlk tahliye kararı 2006’da çıktı; 8 gün sonra “hesap hatası” denilerek cezaevine geri alındı.
İpekçi cinayeti ve gasp suçlarından aldığı cezalar toplandı, çıkarıldı, bölündü, çarpıldı. İnfaz süresi 8 yıl 8 ay olarak hesaplandı. 2010 yılında serbest bırakıldı. Diğer faillerin çoğu ise ya kısa süre yattı ya da hiç cezaevine girmedi.
Abdi İpekçi’nin aramızdan koparılışının 47. yılında, gazeteciliğe adanmış ömrü ve onurlu duruşuyla hafızalarımızda yaşayan kıymetli büyüğümüzü derin bir saygı ve özlemle anıyoruz.











