USD44,90
%0.23
EURO52,89
%-0.09
EURO/USD1,18
%-0.16
BIST14.587,93
%2.72
Petrol91,57
%-7.87
GR. ALTIN6.966,26
%1.07
BTC3.466.962,78
%3.74
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Cemil Uçar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. “Mücadele ve Umut: Kırk Yedili Kuşağının İfadesi”

“Mücadele ve Umut: Kırk Yedili Kuşağının İfadesi”

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

Firüzan’ın “Kırk Yedili’ler” adlı romanı,  beni çok etkileyen romanların başında gelir. Abilerimizin, ablalarımızın yaşadığı fırtınalı yılları ve o yılların kahramanlarını da tanırız. 12 Mart dönemini yaşayan kuşağın nasıl şekillendiğini ve Türkiye’nin o dönemdeki karanlık günlerini irdeleyen oldukça derin bir eser. Kitap, Cumhuriyet döneminin idealist öğretmenlerinden olan bir anne-baba ve onların kızı Emine üzerinden gelişiyor. Bu aile, dönemin ve toplumun getirdiği zorluklarla dolu bir yaşam sürerken, biz de onların hikayeleriyle bu dönemi gözlemleme fırsatı buluyoruz.

Türkiye’nin yakın siyasi tarihiyle veya Türk edebiyatındaki dönem romanlarıyla aşina olan okurlar, anlatılanların büyük bir kısmına aşina olabilir; fakat bu, romandaki duygusal derinliği ve Firüzan’ın çarpıcı gözlemlerini göz ardı etmemizi gerektirmez. Firüzan, hem kişisel hem de toplumsal anlamda oldukça etkileyici tespitlerde bulunuyor. Özellikle aile içindeki ilişkiler, kuşak çatışmaları, anne-kız dinamikleri ve evlilik gibi konular üzerinde duruyor. Bu temalar, okuyucunun kendi hayatına ve deneyimlerine bir ayna tutarak, düşündürücü bir okuma sunuyor.

Romanın başkarakteri Emine aracılığıyla, okuyucu, bir sesin, hissin veya kokunun geçmişe dair başka bir olayı çağrıştırmasıyla zamanda yolculuk yaparak, Emine’nin çocukluğundan yetişkinliğine kadar hayatının önemli dönüm noktalarına tanıklık ediyor. Bilinç akışı ve geri dönüş teknikleri sayesinde, hikaye çok katmanlı bir yapıya bürünüyor. Emine’nin düşünceleriyle dolu olan bu yapı, okuyucuya sadece olayları değil, aynı zamanda karakterin içsel dünyasını da deneyimleme fırsatı sunuyor.

Firüzan, romanında, dönemin aydınlarının ve sosyal sınıflarının durumuna dair de önemli gözlemler yapıyor. İdealist bir baba ve öğretmen bir anne olarak, Emine’nin ailesi, toplumda bir şeyler değiştirmek için çabalarken, aslında kendi hayatlarında da büyük bir mücadele vermektedir. Bu çelişkili durum, romanın merkezindeki çatışmalardan biri haline gelirken, okuyucuya dönemin idealleri ve gerçekleri arasındaki uçurumu derin bir şekilde hissettiriyor.

Romanın dili son derece akıcı ve etkileyici. Firüzan, betimlemeleriyle göz önüne serdiği sahnelerde, okuyucunun hayal gücünü harekete geçiriyor. Duygularına, anılarına ve sosyal yapıya dair derinlemesine gözlemleri, zaman ve mekân arasındaki sınırları bulanıklaştırarak, okuyucuyu hikayenin içine çekiyor. Okuyucu, bu karakterlerin yaşamlarıyla kendi yaşamları arasında güçlü bir bağ kurabilme şansına sahip oluyor.

Füruzan’ı saygıyla anıyorum ve izninizle romanı okumanızı öneriyorum.

Hakkı Gümüştaş ; şair, yazar ve kitap dostu, geçtiğimiz yıllardaki bir kitap standında Füruzan’ı anarken.

“Mücadele ve Umut: Kırk Yedili Kuşağının İfadesi”