USD44,90
%0.23
EURO52,89
%-0.09
EURO/USD1,18
%-0.16
BIST14.587,93
%2.72
Petrol91,57
%-7.87
GR. ALTIN6.966,26
%1.07
BTC3.460.505,41
%3.61
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Cemil Uçar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Kötü Bir İyi Ancak İyi Bir Kötü Olmayı Hak Eder

Kötü Bir İyi Ancak İyi Bir Kötü Olmayı Hak Eder

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kafka demişti, kötü iyiyi bilir ama iyinin kötüden haberi yoktur.

Bu sabah da telefonda gece açtığım sesli kitap uygulamasından Edith Piaf’ın, Simon Berteaud  adlı Radyo Tiyatrosunun sesiyle uyandım. Hayatımda Edit Piaf‘ın şarkılarını dinlerken de çağrışımdan çağrışıma gitmişimdir hep.

”Belki, hayatta umudunu hep kaf dağında arayanlar gibi ben de mucizeden payıma artık bu hüzünlü öykülerin düşeceğini içten içten biliyormuşum gibi yatakta dönerken acı, acı gülümsedim.”

Öyküde kısaca hayatı boyunca alkole bağımlı yaşayan Piaf gençliğinde tanıştığı Fransız orta sıklet boks şampiyonu Marcel Cerdan ile şarkılara konu olan aşkı ve kız kardeşi ile aralarında geçen içten diyaloglarını dinlemek çok öğretici ve keyifliydi.

Aşkı Cerdan 1949 yılında uçak kazası nedeniyle ölünce alkol bağımlılığına morfin bağımlılığını da ekleyerek hayatını içinden çıkılmaz hale gelen Piaf’ın yaşamı, şatafatlı hayatların arkasındaki hüzünleri anlatması açısından çok anlamlı buluyorum ve yazı insanlarının hayatlarıyla benzeştiriyorum.
Görüldüğü gibi her aşk mutlaka büyük bir acıyla verdiği hazzın
intikamını alıyor.
Yazı insanlarının yazma tutkusunu aşk diye anlıyorum.
Elbette hele bizim gibi ülkelerde tüm kavramların birbiriyle karıştırılarak anlaşıldığı yerlerde ‘anlamak’ ile’ öğrenmek’ özdeş sayıldığı için öğrenmekle yetinenlere birçok kavramı anlatmak olanaksızdır.
Anlamak içselleştirmeye yani emek harcayıp kendini ilgili konuya katılması gerekiyor kişinin. Öğrenmekle yetinenleri anlatan Celal Sılay’ın harika sözünü hatırlatmak istiyorum:

”Suya sabuna dokunmazmış
Pise bak!”   Celal Sılay

Başka bir yazıda da 1980’ler de hapishane günlerinde çalıştığım Fransızca dersleri ve Radyo antenini kalorifer borusuna bağlayarak BBC’den Fransızca şarkı ve haberleri nasıl dinlediğimizi umarım yazarım.

Görüşmek üzere değerli dostlar.

Edith Piaf

”Non, je ne regrette rien” Hayır, Hiçbir şeyden Üzgün Değilim

Hayır, kesinlikle hiçbir şeyden
Hayır, hiçbir şeyden üzgün değilim
Ne bana yapılan iyilikten
Ne de kötülükten; hepsi aynı şey!
Hayır, kesinlikle hiçbir şeyden
Hayır, hiçbir şeyden üzgün değilim
Ödendi, süpürüldü, unutuldu
Geçmiş umurumda değil!
Hatıralarımla
Ateşi yaktım
Gamlarım, keyiflerim
Artık onlara ihtiyacım yok!
Aşklarımı süpürdüm.
Edit Piaf

Kötü Bir İyi Ancak İyi Bir Kötü Olmayı Hak Eder
0