USD45,06
%0.04
EURO52,81
%-0.02
EURO/USD1,17
%-0.09
BIST14.329,34
%-1.81
Petrol104,21
%2.48
GR. ALTIN6.643,20
%-2.02
BTC3.423.318,04
%-0.85
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Destina
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yaşamda Anlam Arayışı: Gılgamış Destanı.

Yaşamda Anlam Arayışı: Gılgamış Destanı.

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Günümüz felsefi tartışmalarının hâlâ sıcak konularından biri, yaşamda anlam arayışıdır. Bu arayış, insanın kendine dönük olarak düşünüp sorgulaması, okuması ve konfor alanından çıkması gereken dönemlerin belirleyici özelliğidir. Anlam arayışı, her döneme damgasını vuran en esaslı insani meseledir.

Hayatımda iki defa okuduğum ender kitaplardan biri, Gılgamış’tır. Bu eser, bilinen ilk destan ve insanın kendini değiştirme isteğinin kavranmasına yardımcı olan evrensel bir edebiyat metnidir. Muazzez İlmiye Çığ’ın derinlemesine analizleriyle zenginleşen bu destan, geçmişten günümüze birçok alanda ilklere ayna tutmaktadır. Gılgamış Destanı, hayatın evrensel ve güncel meseleleriyle ilişkilendirilmesi için bir fırsat sunmaktadır.

Uruk şehrinin 5. kralı Gılgamış, yaptığı işler ve elde ettiği başarılarla bir süre sonra güç zehirlenmesi yaşamaya başlar. “Kendi halkına çektirdiği zulüm, başını döndürürken, onu hayvansal bir ruhun temsilcisi olan Enkidu ile karşılaştırır” (Çığ, 2004). Gılgamış, geniş surlarla halkını doğadan koparırken, insanın robotlaşması sürecinin ilk örneklerinden birini sergilemektedir. Zulmüne dayanamayan halkın Tanrılara yakarılması sonuçta Enkidu’yu getirir. Medeni Gılgamış, doğal Enkidu üzerinden doğayı kontrol altına alır. Bu süreç, doğa karşısında insanın bağımsızlaşması olarak tanımlanır. Fakat doğaya hükmetme çabası, Gılgamış’a bir zehirlenme hali yaşatır; günümüzde de gördüğümüz gibi, insan eylemleri doğayı yok etmeye yönelik hale gelir.

Uygar insan, aklın ve bilimin sınırlarını zorlayarak değişim ve dönüşüm içerisinde olmasına rağmen, aklın soğukluğunun ve bilimin sayısal değerler içermesinin yanında duygulardan yoksun kalması, dengesizlik yaratır. Bu dengesizlik dışarıya güç, hırs ve sınırsız istek olarak yansır. “Geliştikçe eylemlerine yansıyan bencillik, geriye dönüşü olmayan bir noktaya getirebilir insanı” (Çığ, 2004). Doğadan kopuş, nihayetinde insanın kendinden kopması demektir.

Destanda özellikle iki ana içsel yolculuk öne çıkmaktadır. İlki, Sedir ormanlarına yapılan bir yolculuktur. Gılgamış’ın, canavar Humbaba’yı öldürme girişimi, Tanrılara ait alanı keşfetme ve ölümsüzlüğe erişme isteğiyle bağlantılıdır. Konfor alanından çıkan Gılgamış, karanlık ve zorlu yollarla büyük başarılara ulaşır. “Ulaştıkça, Gılgamış kendindeki potansiyeli açığa çıkarır ve değişir” (Çığ, 2004). Farkına varmak, kendindeki potansiyeli en üst sınırlarda kullanabilmek, değişimin en temel nedenleri arasındadır.

Ancak büyük başarılar, genellikle bir bedel gerektirir. Gılgamış’ın en yakın arkadaşı Enkidu’nun ölümü, onu yankılanan bir kayba sürükler; bu kayıplar ve travmalar, içsel yolculuklarda en büyük itici güçler haline gelir. Gılgamış, yaşamın anlamını bulmak ve ölümsüzlüğü aramak üzere daha da zorlu bir içsel yolculuğa çıkar. Bu yolculukta, yaşamın insanlara; ölümsüzlüğün Tanrılara verilmiş olduğunu görür. “Bu yolculuk, Gılgamış’ın manevi bir dönüşüm yaşamasına ve kişiliğinin tamamen değişmesine neden olur” (Çığ, 2004).

Anlam, kendimize dönüşle mümkün hale gelir. İnsanlık olarak yeniden sorgulamak ve uzun düşünsel, ruhsal yolculuklar yapmak zorundayız. Bu yolculuklarda atalarımızdan miras kalan kutsal, mistik tüm metinler, simgeler, mit ve destanlara kulak vermeliyiz. Gılgamış gibi, “İnsan, kendisinde var olanı bulmayı denemelidir; çünkü bu, evrensel bir yolculuktur.”

Gılgamış Destanı

Ey Sedir Ormanı’na kadar
Endiku’nun yürüdüğü yollar!
Ağlayın ona gündüz ve gece
Ağlayın ona, ey Yaşlılar
Ağıllı Uruk’u geniş sokaklarında!
Ağlayın ona
Peşimizden gelen, bizi selamlayan kalabalıklar!
Ağlayın ona
Dağların dar geçitleri
Onunla birlikte aşmıştık sizleri!
Ağla ona, ey memleket
Sanki anasıymış gibi!
Gılgamış Destanı / Ölmek İstemeyen Büyük İnsan

Jean Bottero  (Çeviri: Orhan Suda)

Yaşamda Anlam Arayışı: Gılgamış Destanı.