USD44,89
%0.05
EURO52,84
%0.03
EURO/USD1,18
%0
BIST14.502,03
%-0.59
Petrol95,60
%5.78
GR. ALTIN6.914,29
%-0.75
BTC3.368.233,85
%-0.03
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Nuri Kaymaz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. On Sekiz Kardeşin En Parlak Yıldızı: Sevim Çağlayan

On Sekiz Kardeşin En Parlak Yıldızı: Sevim Çağlayan

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sevim Çağlayan, 9 Haziran 1930’da Türkiye’nin sıcak topraklarından Konya’da dünyaya gelir. On sekiz kardeşin en küçüğü olarak, hayata adım attığı bu evde, sevgi ve kayıplarla dolu bir çocukluk yaşar. Babası Mustafa Avni Bey’in komiser olması nedeniyle ailesi sıkça yer değiştirir; Giresun’dan Ankara’ya uzanan bir yolculukta, genç kızın ruhunda sanatın ateşi giderek alevlenir.

Henüz on iki yaşında zengin ve orta yaşlı bir avukatla evlendirilmesi, bireyselliğini bulma yolunda büyük bir engel olur. Bu zoraki bağ, dört yıl sürer. Ancak hayatında yeni bir dönüm noktası, ilk eşi İlhan Bumin ile birlikte şan ve piyano dersleri almasıyla başlar. Onun destek ve yönlendirmesi, Sevim’in sahnelerle buluşmasının başlangıcını simgeler. Ama, her şeyin bir bedeli vardır. Gizli sınavlara kattığı cesaret ve “Çağlayan” soyadı altında gelişen kariyeri, babasını derinden üzer. O, babasından uzakta, kendi melankolisinin içindeki parlayışa doğru yol alacaktır.

Radyoda duyulmaya başladıktan sonra, onu sahneye taşıyan ilk adım, Yılmaz Gündüz ile olan evliliği olur. Basketbolcu eşinin menajer olarak teknik bilgileri, sahnedeki varlığını güçlendirir. Fakat, bir kıyafet skandalı, Çağlayan’ın adını magazin gündemine taşır. Ankara Göl Gazinosu’ndaki aşırı transparan kıyafeti, hem sahne hem de yargı dünyasında yankı uyandırır. “Şahane kadın” imajı, bu olaylarla birlikte onun parıltısını daha da artırır.

Yeşilçam’ın kapıları ona da açılınca, ünlü film “Sokaktan Gelen Kadın“la sinemaya adım atar. Fakat bu tiyatrocu ruhunun peşinde koşarken ciddi sıkıntılarla yüz yüze gelir. Özel hayatında, çocuk sahibi olma arzusu ve bu amaca ulaşma çabaları, onu cerrah masalarına götürür. Nihayetinde, iki erkek çocuğu olur; bu, onun hayatında belki de en değerli buluş olmuştur.

1960-1965 yıllarında Almanya’ya gitmesi, kariyerinin yeni bir aşamasına işaret eder. Ancak, yıllar sonra döndüğünde, tanınan bir yıldızdan çok, kaybolmuş bir hatıra haline gelmiştir. Geri dönüşü, onun için bir hayal kırıklığı olur.

18 Ocak 2000’de sona eren hayat yolculuğu, Sevim Çağlayan’ı Türk sanat müziğinin bağımsız ve cesur bir sesi olarak hafızalarda bırakır. Onun yaşamı, tutku, mücadele, kayıplar ve yeniden doğuşların bir destanı niteliğindedir.

On Sekiz Kardeşin En Parlak Yıldızı: Sevim Çağlayan