USD45,21
%0
EURO53,04
%-0.11
EURO/USD1,17
%-0.09
BIST14.442,56
%0.92
Petrol108,81
%-1.44
GR. ALTIN6.703,28
%-0.19
BTC3.532.602,96
%2.62
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Nuri Kaymaz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Elia Kazan: Gölgeler İçinde Bir Yönetmen

Elia Kazan: Gölgeler İçinde Bir Yönetmen

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Rum kökenli Kayserili bir ailenin oğlu olan Ellia Kazancıoğlu 7 Eylül 1909’da İstanbul’un deniz gören bir semtinde dünyaya gelir. Ailesi Birinci Dünya Savaşı patlak vermeden 1913 yılında Ellia henüz 4 yaşındayken ABD’ye göç eder. Amerika’ya göç ettikten sonra adı Elia Kazan olan küçük çocuk New York eyaletindeki New Rochelle’de büyür.

New Rochelle Lisesi’nden mezun olduktan sonra Massachusetts’te Williams College’de onur listesine girerek yüksek öğrenimini başarıyla tamamlar ve Yale Üniversitesinde tiyatro öğrenimi görür. 1932 yılında New York’ta oyuncu olarak tiyatroya başlayan Elia, 1939 yılına kadar burada çalışır. 1940 yılında ise tiyatro yönetmenliği yapmaya başlar. Ünü tüm Amerika’ya yayılır ve Broadway’in en iyi yönetmenleri arasına girer.

1934’te Komünist Parti’ye giren Kazan, tiyatro müdürünü görevden almak isteyen partinin, Müdür Strasberg’e karşı başlattığı ‘oyunlara’ katılmayınca 1936’da partiden atılır. Kazan, daha fazla insana ulaşmak için sinemaya yönelir. Anatole Litvak’ın yönetimi altında çekilen “City of Conquest” filminde oyuncu olarak rol alır. Bu arada çok sayıda belgesel de çeker. 1944 yılında ise sinema filmleri yönetmeye başlar.

Kazan, 1945 yılında ilk uzun metrajlı filmi “A Tree Grows in Brooklyn” (Bir Genç Kız Yetişiyor) filmini çevirir. İki yıl sonra çevirdiği “Gentleman’s Agreement” (Centilmenlik Anlaşması) filmi ise üç Oscar’la ödüllendirilir. Kazan, 1947 yılında Cheryl Crawford ile birlikte ‘Actors Studio’ adındaki kendi aktörlük okulunu kurar. Amerikan yaşamının çatışmalarına, Amerikalıların problemlerin​e eğilen ilk yönetmenlerden biri olur.

Elia Kazan açtığı bu aktörlük okuluyle Hollywood’a unutulmaz bir oyuncu kuşağı kazandırır. En gözde öğrencilerinden biri unutulmaz filmlerinde başroller verip bir ikon haline getireceği Marlon Brando olur. Kazan’ın aktörlük okulundaki bir diğer öğrencisi olan James Dean ise Kazan’ın 1955 yılı yapımı olan “Cennet Yolu” adlı filminde oynayarak bir ‘kült figür’ olma payesine erişir. Tanınmamış oyuncularla çalışmayı seven Elia Kazan, Rod Steiger, Natalie Wood, Lee Remick, Warren Beatty gibi isimleri de Hollywood’un ünlüleri arasına katar.

1951’de İhtiras Tramvayı, 1952’de Viva Zapata, 1954’te Rıhtımlar Üzerinde, 1955’te Cennet Yolu gibi birbiri ardına çektiği kült filmlerle tüm dünyada büyük yankı uyandıran Elia Kazan, ezilenlerin romanını yazan Amerikalı ünlü yazar John Steinbeck’le birlikte çalışır; Marlon BrandoJames Dean ve Warren Beatty gibi oyuncuları sinema dünyasına kazandıran usta bir yönetmendir artık.

1952 yılında gösterime giren Viva Zapata filminde Meksikalı devrimci halk önderi Emiliano Zapata’nın öyküsünü, 1954 yılında çektiği Rıhtımlar Üzerinde filminde ise liman işçisi olan eski bir boksörün işçileri örgütleme öyküsünü anlatan ve eski bir komünist olan Elia Kazan, bu yıllarda Amerika’da hortlayan anti-komünizm furyasında kovuşturmalara uğramaktan kendini kurtaramaz.

Viva Zapata’nın gösterime girmesinden birkaç ay sonra, 1934-1936 yılları arasında Amerikan Komünist Partisi üyesi olan Elia Kazan, komünistleri zayıflatmak üzere bir muhbirlik rejimi inşa eden iktidarın baskılarıyla, Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi HUAC’a ifadeye çağrılır ve burada arkadaşı olan sekiz komünist sanatçının ismini verir. Aslında Kazan’ın verdiği isimler HUAC’ın “Kara Listesi”nde zaten var olan isimlerdir.

Ancak Charlie Chaplin, Orson Welles, Paul Robeson gibi dev sanatçıların ülkeyi terk etmesine neden olan bu cadı avına yaptığı katkılar Elia’nın başta Arthur Miller olmak üzere birçok isimle arasının sonsuza kadar bozulmasına neden olur. Kazan, HUAC komisyonuna verdiği ifadesinden ötürü ağır eleştirilere uğrar. 1960’ların ortalarında tiyatrodan uzaklaşmaya başlar; sinemayı da ikinci plana atarak yazarlığa ağırlık verir.

1954’te yaptığı ve başrolünde Marlon Brando’nun oynadığı “Rıhtımlar Üzerinde” filminin ‘alt-metinleri’ birçok eleştirmen tarafından Kazan’ın, muhbirliğini topluma aklatma çabası olarak yorumlanır ve film tam 8 dalda Oscar alır. Elia Kazan 1988’de çıkan otobiyografi kitabı ‘Bir Yaşam’da “vicdanının rahat olduğunu, komünistlerle geçen yıllarının ‘poz kesme’den başka bir şey olmadığını, en iyi filmlerini HUAC’a konuştuktan sonra yaptığını, partinin gerçek yüzünün günışığına çıkarılması gerektiğini” yazar.

Elia Kazan’ın ihbar ettiklerinden biri olan senarist Abraham Polonsky, Kazan’ın 1999 yılında Onur Oscar’ı alacağını duyunca “Umarım ödülünü alırken birisi onu vurur” der ve Elia 1999 yılında 71. Akademi Ödülleri’nde Yaşam Boyu Onur Ödülü’nü, HUAC sorgusu nedeniyle protestolar arasında alır. Ancak Kazan, Senatör McCarthy’yle işbirliği konusunda hiç geri adım atmaz. 1997’de İstanbul Film Festivalinden Onur Ödülü almaya geldiği sırada Cumhuriyet Gazetesi’ne verdiği röportajda konuyla ilgili şunları söyler: “Doğru olduğuna inandığım şeyi yaptım. Özür dilemiyorum. Utanmıyorum ve bu beni mutsuz etmiyor.”

1960’ların ortalarında tiyatrodan uzaklaşmaya başlayan Elia Kazan, sinemayı da ikinci plana bırakarak yazarlık yapmaya başlar. 1988 yılında 7. Uluslararası İstanbul Film Festivalinde seçici kurul başkanı olur. Ayrıca 1988 yılında yönetmenliğini ve senaristliğini Zülfü Livaneli’nin yaptığı “Sis” adlı filmde konuk oyuncu olarak rol alır. Yaşamı boyunca hep ailesinin yaşadığı toprakları görebilmeyi isteyen Elia Kazan, 1970’lerden itibaren Türkiye’yi sık sık ziyaret eder. 1972-1997 yılları arasında tam üç kez Kayseri’ye, atayurdu Germir’e de gider. 28 Eylül 2003 tarihinde Manhattan’da 94 yaşında hayata veda eden Kazan, arkasında onlarca film, tiyatro oyunu ve kitaplar bırakan bir Anadoluluydu.

Cumhuriyet gazetesi 29 Eylul 2003
Milliyet gazetesi 20 Eylul 2003
Milliyet Sanat dergisi Mart 2004

 

 

Elia Kazan: Gölgeler İçinde Bir Yönetmen