USD44,93
%0
EURO52,73
%0.26
EURO/USD1,17
%0.03
BIST14.335,49
%-0.28
Petrol103,10
%1.17
GR. ALTIN6.836,40
%-0.13
BTC3.524.451,34
%-0.33
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Fatma Sahur
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İKLİM KANUNU: SESSİZ TEHLİKE Mİ?

İKLİM KANUNU: SESSİZ TEHLİKE Mİ?

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Son günlerde meclis gündemini meşgul eden “İklim Kanunu” birçok kişi tarafından çevreci bir adım olarak algılanıyor. Ancak, yüzeyin altına indiğimizde bu yasa tasarısının, Türkiye’nin üretim gücüne, enerji bağımsızlığına ve vatandaşların yaşam standartlarına yönelik ciddi tehditler barındırdığını görmek mümkün.

1. Yerli Sanayi ve Tarım Tehlikede

İklim Kanunu, AB Yeşil Mutabakatı çerçevesinde hazırlandığı için, Batı’nın karbon emisyonu kriterlerini olduğu gibi dayatıyor. Bu durum, Türkiye’nin yerli üreticisini Avrupa’ya uyum adı altında maliyet yükü altına sokuyor.

KOBİ’ler, çiftçiler ve sanayi kuruluşları için ek vergi, yatırım zorunluluğu ve üretim sınırlamaları geliyor. Bu, özellikle Anadolu’daki küçük üretici için iflas demektir.

2. Enerji Bağımsızlığımız Zedeleniyor

Kanun, fosil yakıtlardan hızlı çıkışı zorunlu kılıyor. Oysa Türkiye hâlâ enerji ihtiyacının büyük kısmını doğalgaz ve kömürden karşılıyor. Bu yasa ile nükleer ve yerli kömür projeleri yavaşlatılabilir. Rüzgar ve güneş enerjisi henüz bu açığı kapatacak düzeyde değil.

Eğer enerji açığımız büyürse, dışa bağımlılık artar. Türkiye, enerji konusunda yeniden Batı’ya mahkûm olur.

3. Karbon Ticareti ile Yeni Sömürü

Kanunla birlikte Türkiye’de karbon borsası kurulması planlanıyor. Yani, şirketler üretim yapabilmek için “karbon kotası” satın almak zorunda kalacak. Bu da finansal spekülasyonlara açık yeni bir piyasa yaratır.

Emisyon izinleri yabancı şirketlerin eline geçerse, yerli üretici adeta rüşvet verir gibi kota satın almak zorunda kalacak. Bu, bir nevi modern ekonomik sömürüdür.

4. Halkın Görüşü Alınmadan Hazırlandı

İklim Kanunu, halkın, çiftçilerin, sanayicilerin ve akademisyenlerin geniş katılımı olmadan hazırlandı. Bu yasa, doğrudan yaşam biçimimizi etkilerken, demokratik bir sürecin işletilmemesi kabul edilemez.

Yasalar, halkın menfaatine göre, şeffaf ve katılımcı şekilde hazırlanmalıdır.

5. Çevrecilik Bahane, Ekonomik Vesayet Şahane

Bu yasa, görünüşte çevreci; ama esasen ekonomik vesayet aracıdır. Türkiye’nin kalkınma hamlesini durduracak, üretim ve ihracatı baltalayacak düzenlemeler içeriyor.

Gerçek çevrecilik, doğayı korurken yerli üreticiyi ezmemeyi de gerektirir.

Sonuç: İklim Kanunu Bu Haliyle Ulusal Çıkarlara Aykırıdır

Cumhuriyet Halk Partisi olarak bizler, doğayı da, üreticiyi de koruyacak dengeli ve milli bir çevre politikası taraftarıyız. Ancak bu yasa, çevreyi korumaktan çok, Batı’nın ekonomik çıkarlarını Türkiye’ye dayatmakta ve halkımızın omzuna taşınamayacak yükler bindirmektedir.

İklim elbette değişiyor, ama çözüm ülkenin geleceğini tehlikeye atmak olmamalı. Bu yüzden bu kanuna HAYIR diyoruz!

İKLİM KANUNU: SESSİZ TEHLİKE Mİ?