USD45,44
%0.03
EURO53,40
%0.24
EURO/USD1,17
%0.04
BIST14.598,47
%-1.23
Petrol105,75
%0.1
GR. ALTIN6.844,81
%-0.04
BTC3.601.701,03
%-1.68
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Cemil Uçar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Yeni Dünya Düzeni ve Öğretilmiş Sessizlik

Yeni Dünya Düzeni ve Öğretilmiş Sessizlik

featured
Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Salgın Sonrası “Yeni Dünya Düzeni” ve Ülkemizdeki Görünümü

Gençlere Tavsiyem

Gençlere söyleyeceğim sözü, gençlerden önce ebeveynlerine söylemek gerekir: Yapmayın, etmeyin; asla demeyin. Hiçbir konuda engellemeye çalışmayın. Çünkü neyi yasaklarsanız, onu daha cazip hâle getirirsiniz. Korumanın en etkili yolu, paradoksal biçimde “yap oğlum, kızım” demektir. Hatta daha da ileri gidin: bırakın, sizin aklınızla değil, kendi akıllarıyla yaşasınlar. Zira ömür boyu yanlarında olmayacaksınız.

“İnsan, kendi yolunu bulmadıkça başkasının ışığında körleşir.”
Bu cümle, bugünün ebeveynliğinin kısa ama sert özetidir.

Yeni Bir Süreç: Toplumun Psikolojisi

Salgın sonrası başlayan yeni süreç, ülkemizi daha ağır şartlarla karşı karşıya bırakıyor. İnsanlar haklı olarak birbirine karışmayı, sokaklara çıkmayı, kalabalık olmayı özledi. Ancak hayat bize bir gerçeği zorla öğretti: İnsan, önce kendini düşünür; hem de istemsiz, refleksif ve zorunlu olarak. Bu, ahlaki bir tercih değil, doğanın yasasıdır.

Spinoza’nın dediği gibi: “Her varlık, varlığını sürdürmeye çalışır.”
Bu yasa, bizim keyfimize göre askıya alınamaz.

Beden, Bilinç ve Disiplin

Bedenimiz, hastalıklar karşısında ancak bilinci disipline edilmiş hekimler tarafından iyileştirilebilir. Umarım bu süreç bize bunu öğretmiştir. Çünkü benlik, yalnız bırakılır ve eğitilmezse cehalete dönüşür. Cehalet ise virüslerden kat kat tehlikelidir. Hele ki örgütlenmiş cehalet söz konusuysa, mesele artık bireysel değil, toplumsaldır.

“Cehalet, bilgi eksikliği değil; öğrenmeyi reddetmektir.”
İşte asıl salgın tam da budur.

Paranın Egemenliği ve Öğretilmiş Çaresizlik

Herkes, paranın egemenliğinin daha sert hissedileceği bir döneme hazır olmalıdır. Bu düzen, insanları daha “uysal”, daha “teslim” hâle getirecek. Çoğuna, bir köşede sessizce beklemeyi öğretecek. Bunun için dâhi olmaya gerek yok. Çünkü öğretilmiş çaresizlik, zamanla bir yaşam biçimine dönüşür.

Erich Fromm’un uyarısı nettir: “İnsan, özgürlüğünden korktuğunda itaati seçer.”
Bu psikolojik zemin sağlandığında, dünyayı yönetenler kitlelere istediklerini yaptırmakta zorlanmaz.

Bir değişimi anlamak istiyorsanız, kendinizi de o değişimin içine katmalısınız. Dışarıdan bakarak hiçbir dönüşüm kavranamaz. Bugünün dünyasında öne çıkan başlıklar şunlardır:

  • Ağır bir ekonomik kriz. Daha tehlikelisi, bunun “normal” kabul edilmesidir.

  • İnsan, bazen her yere sığamaz; bazen de her yere zorla sığdırılır.

  • Radikal siyasi oluşumlar daha da sertleşecek; ancak eski kavramlarla (Sosyalist, Faşist) açıklanamayacaktır.

  • Bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz gibi, sistem için “tehlikeli” olan herkes “isyancı” ya da “akıl hastası” olarak etiketlenecektir.

Ben şahsen hazırım; hatta hazır olmaya da hazırım. Çünkü bu çağ, şaşırma döneminin sonudur. Bu çağ, alışma çağıdır. Her şey, çoklu ayrımlardan soyutlanacak; yalnızca kendisi ve karşıtıyla var olacaktır: zengin–fakir, güçlü–güçsüz gibi.

Nietzsche’nin sözü kulağımızda çınlasın:

“Beni öldürmeyen şey, beni güçlendirir.”
Ama unutmayalım: Alışmak her zaman güçlenmek değildir; bazen sadece kabullenmektir.

Yeni Dünya Düzeni ve Öğretilmiş Sessizlik