USD45,21
%0.15
EURO52,89
%-0.07
EURO/USD1,17
%-0.32
BIST14.311,19
%-0.13
Petrol111,37
%6.68
GR. ALTIN6.602,69
%0.18
BTC3.427.050,52
%-0.38
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Nuri Kaymaz
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Eşkiya Koçero Efsanesi

Eşkiya Koçero Efsanesi

Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

Koçero, Batman’ın Beşiri ilçesinin Alikan aşireti mensubu bir eşkiyaydı.
Oldukça cesur, mert, yiğit ve adil bir insandı. Bir gün, askeriye Alikan Köyü‘ne gider. Köy halkını dışarı çıkartırlar; rütbeli askerlerden binbaşı, askerlerine emir verir ve köy halkına dayak atarlar, hırpalarlar, küfrederler, hakaret ederler.

Adaletin ve Sedanın Sembolü Koçero

Askerler köyden çıkarken, köylüler de doğrudan “adalet” dedikleri Koçero’ya giderler. Durum ve vaziyeti anlatırlar. Binbaşının evi Beşiri‘dedir. Koçero, binbaşının yolunu tutar ve kapıyı çalar. Binbaşı’nın eşi kapıya gelir, “Kim o?” der. Koçero, “Benim” der, kapıyı açmazlar.

Koçero’nun elinde el bombası vardır. “Kapıyı açmazsanız ikinizi de patlatırım” der. Kapı açılır ve Koçero eve girer; oturur. Binbaşı, “Bize kahve yap” der. Koçero ise “Kalk, kendin yap” diyerek cevap verir.

 Binbaşı kahveyi yapmaya gider ve döner. Koçero, binbaşının omuzuna dokunur ve şöyle der:
“Sen Alikan halkına zülmetmişsin, bir daha böyle bir şey duyarsam, canını alırım.”

Binbaşının yüzü korkudan kızarmış, deyim yerindeyse dili tutulmuştur. Koçero evden çıkmak üzere kapıya yönelir. Ancak tekrar döner ve binbaşıya: “Kendi kahveni kendin yapacaksın” der ve evden ayrılır.

Aynı gün, binbaşı ve onun gibi birçok kişi, Koçero’nun korkusundan görevlerini bırakmak zorunda kalmış ve memleketlerine dönmüşlerdir. Bu, Koçero’nun yalnızca bir hikayesidir.

Koçero’nun Hayat Hikayesi ve Efsaneleri

Koçero, 1959 yılında Batman bölgesinde çalışırken, genç bir işçiyi azarlayan patronunu öldürüp dağa çıkmıştır. 1970 yılında ise askerlerle girdiği bir çatışmada hayatını kaybetmiştir.

   Koçero Filmi ve Gerçek Yaşam Öyküsü: Siirtli Eşkıya Mehmet İhsan Kilit

Gerçek Hayatın Efsanevi Kahramanı

Koçero filmi ve bu filme konu olan Siirtli eşkıya Mehmet İhsan Kilit’in gerçek yaşam öyküsünü sizlere anlatmak istiyorum. Koçero, Ahmet Kaya ve Selda Bağcan’ın birlikte düet yaptığı, şiir ve şarkı haline gelen (Şiir: Hasan Hüseyin Korkmazgil / Koçero: Vatan Şiiri) parçadan sonra daha da ün salmıştır. Ama onu, Doğu bölgesinde bilmeyen ve kahramanlıklarını dinlemeyen neredeyse yok gibidir.

Koçero kelimesi Kürtçe’de “göçebe” anlamına gelir. Eşkıya Kilit’in kendine neden bu adı seçtiğine de şaşırmamalı. Bilindik ki, eşkıyaların belirli bir yeri yoktur; dağlardan dağa dolaşır dururlar.

Mehmet İhsan Kilit’in hayatını anlatan Birey Yayıncılık tarafından yayımlanan Son Eşkıya Koçero adlı kitapta, onun 13 yıllık eşkıyalık hayatıyla ilgili çarpıcı bilgiler yer almaktadır.

Eşkıyalığın ve Hayatın İlk Sınavı: Babayla Kavga ve Dikenli Yol

Koçero’nun hikayesi, babasıyla yaşadığı büyük bir kavga sonrası başlar. Bu kavganın ardından bir genci vurması da onun eşkıyalık yoluna girişinin ilk adımı olur. Artık ya kaçacak ya da mahpus yatacaktır.

Kaçarken, ilk tanıştığı kişisel de Şerif’tir; ikisi de kaçaktır ve ikisinin de bıyıkları terlememiştir. Her ikisinin de adam vurduğu, genç ve cesur yürekleriyle başlayan arkadaşlıkları, zamanla kan kardeşliğine dönüşür.

İlk önemli olay, Şerif’in vurulmasıdır. Hem de, birlikte kaçak ettiği arkadaşları Ali tarafından. Koçero, Şerif’in intikamını alır ve Ali’yi öldürür. Bu olay, bölge insanının yaşamından ve anlatılan Kürtlerin yaşadığı coğrafyadan kesitler taşır.

Geçim kaynakları arasında sınır kaçakçılığı önemli yer tutar; kitapta, yapanların karşılaştıkları zorluklar ve bölgenin sosyoekonomik şartları da detaylıca ele alınmıştır.

Genç Yaşta Şöhret ve Aşkın Sarmalında Bir Efsane

Eşkıyalık yapmaya genç yaşta başlayan Koçero, kısa sürede nam salar. Aşkı ise, amca kızına, Şirin’e vurulur. Annesi, Koçero’nun da Şirin’in de kalbinin kendileriyle olduğunu ve haber beklediklerini söyler. Düğün yapılır, Koçero artık bir evlidir.

Koçero ve arkadaşlarının kaçakçılık maceraları devam eder. Birçok şehri aşar; kah Van’da, kah Siirt’te, kah Şırnak’ta, Batman’da… Suriye, İran ve Irak’a kadar giderler. Kaçak mal getirip götürürler. Koçero, halkın yanındadır, mazlumlardan yana durur. Yaptığı eylemler, halk arasında efsane gibi anlatılır.

İlk karşılaşanlar, onun korkusuzluğuna ve cesaretine hayranlıkla bakarlar. Koçero’nun namı, her geçen gün büyür.

 

Efsane ve Gerçekler

Yine onun hakkında anlatılan hikâyelerden biri de şöyledir:

“Koçero ve arkadaşları, ayın başı olduğu zaman, petrol şirketi kampını basmayı planlamışlar. Koçero, bekçiyi silahla korkutarak, paraların yerini sormuş. Bekçi, paraların yarın geleceğini söylemiş. Ertesi gün yeniden kampa gelmişler, ama jandarma tarafından pusuya düşürülmüşler. Kamp amirine nişan alan arkadaşları Ali Sevim yanlışlıkla Koçero’yu vurmuş. Herkes kaçabilmiş, ama Koçero, bir dere yatağında ölü bulunmuş…”

Halkın Sevgi ve Saygısı

Halk arasında anlatılan başka bir hikâye de şudur:

“Koçero ve arkadaşları, ayın başı olduğu zaman, petrol kampını basmayı planlamışlar. Koçero, bekçiyi silahla korkutarak, paraların yerini sormuş. Bekçi, paraların yarın geleceğini söylemiş. Koçero ve arkadaşları, ertesi gün tekrar kampı basmışlar, ama jandarma ve güvenlik güçleri tarafından pusuya düşürülmüşler. Hainlik şu ki, yanlışlıkla Koçero vurulmuş. Bazı anlatımlara göre, onun ölümünde bir hainlik ve ihanet var.”

Bir başka söylentide de, köy halkına zulmeden bir komutanın evini basıp, ona kahve yaptırdığı ve “Bundan sonra kahveyi eşin değil, sen yapacaksın” dediğinden ve bu yüzden korkup görevden çekilmek zorunda kalan subayın hikayesi anlatılır.

Koçero’nun yaşamını ve anlatılanları incelediğimizde, onun mert, namuslu, halktan yana tavır alan, ezilenlerin yanında durup, ezenlere karşı çıkan bir kişi olduğunu görüyoruz.

Modern zamanların Robin Hood’u gibi, sistemle ve adaletsizlikle savaşıyor, bazen devrimci ve sosyalist tutumlar sergilemiştir.

Eğer sistem ve ordu onunla ilgili düşüncelerini ve tutumunu anlasalardı, belki “halk düşmanı” ya da “eşkıya” olarak değil, kahraman olarak kabul edeceklerdi.Ümit Utku’nun, Koçero’yu filme alacağını duyurduğu haberde, ilk tepki gösterenlerin de ordu ve devlet güçleri olduğu bilinmektedir. Koçero’nun hikayesi, aslında halkın adanmışlığı, eşitlik mücadelesi ve kahramanlık öyküsüdür.

 

Özetle, Koçero, namuslu, cesur, halkın yanında yer alan ve sistemin zorluklarına rağmen ayakta kalan bir eşkıya anlatısıdır. O, sistemin ve düzenin dışındaki, halkın ve ezilenlerin kahramanıdır.

 

Eşkiya Koçero Efsanesi