USD44,87
%0.22
EURO52,97
%0.07
EURO/USD1,18
%0.03
BIST14.201,05
%-0.36
Petrol98,21
%0.12
GR. ALTIN6.913,38
%0.31
BTC3.359.131,13
%0.35
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Murat Tüzel
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Diyarbakır’da Heyecanlandıran Keşif

Diyarbakır’da Heyecanlandıran Keşif

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Diyarbakır’da 2.400 Yıllık Sualtı Yerleşim Yeri̇ Keşfedildi

Arkeologlar Diyarbakır’ın Eğil İlçesi’ndeki Dicle Baraj Gölü’nün altında, mükemmel korunmuş 2.400 yıllık bir kasaba keşfettiler.

Yapılan araştırmalar, antik medeniyete ait mezarları, camileri ve medrese gibi mükemmel korunmuş yapıları gün yüzüne çıkardı.

Suyun Altındaki Zaman Kapsülü

Dicle Üniversitesi tarafından yayımlanan araştırma, Diyarbakır’daki Dicle Barajı Gölü’nün derinliklerindeki bu olağanüstü keşfi belgeleyen çarpıcı bulgular sunmakta. Bütünüyle korunmuş mahalleler, mezarlar, bir cami ve bir medreseden oluşan bu antik yerleşim yeri, su altında kalmasına rağmen günümüze eksiksiz ulaşmayı başarmış. Bu beklenmedik durum, araştırmacılara yerleşimcilerin gündelik yaşamını yakından inceleme fırsatı veriyor.

1990’ların sonlarında inşa edilen Dicle Barajı farkında olmadan olağanüstü bir zaman kapsülü yaratarak suyun durgunluğu ile insan müdahalesinin yokluğu sayesinde mezarları, camii ve medreseyi neredeyse kusursuz bir biçimde korumuş. Bu bulgular, araştırmacılara burada yaşamış olan antik topluluğun yapısal düzeni ve organizasyonu hakkında eşsiz ipuçları sunuyor.

Dicle Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Dekanı ve Kazı Başkanı Prof. Dr. İrfan Yıldız, “Ekipler tarafından çekilen görüntülerde bu tarihi yapıların bütünlüklerini koruduğunu ve sağlam bir şekilde ayakta durduklarını açıkça görebiliyoruz,” diyerek alanın olağanüstü korunmuş olmasına dikkat çekti.

Yıldız’ın ekibinin son sualtı görüntüleri üzerinde yürüttüğü analizler, kasabanın özgün düzeni hakkında son derece değerli bilgiler ortaya koyarak su altındaki mahallenin antik uygarlığa ilişkin kayda değer ipuçları barındırdığını kanıtladı.

İmparatorlukların Şekillendirdiği Coğrafya

Barajın 1980’lerde inşasından önce Dicle Nehri Vadisi’nin bir parçası olan Eğil ilçesi, binlerce yıl boyunca pek çok büyük medeniyete ev sahipliği yapmış. Bu bölge, Hititlerden Osmanlılara uzanan geniş bir zaman diliminde imparatorlukların kesişme noktası olmuş ve her uygarlığın izini topraklarına işlemiş. Tarihi açıdan zengin bu coğrafyanın içinde yer alan sualtı kasabası ve bölgeyi çevreleyen kayalıklar, unutulmuş hükümdarların kayalara oyulmuş mezarları ve kitabeleriyle tarihin derinliklerini yansıtmaktalar.

Bu sualtı keşfi, farklı medeniyetlerin yüzyıllar içinde bu toprakları nasıl dönüştürdüğünü gözler önüne sermekte. Her imparatorluğun, yıkılışının ardından bir sonrakine miras bıraktığı bu tarih katmanları, bölgenin kimliğini bugün de derinden biçimlendirmeye devam ediyor. Su altındaki kalıntılar vadinin kendisiyle kıyaslandığında görece yakın bir döneme ait olsa da geçmişle kurulan bu bağ tarifsiz bir değer taşımakta. Sualtındaki kalıntılar, bu toprakların tarihsel öneminin ve binlerce yıl boyunca kesintisiz süren dönüşümünün adeta canlı bir kanıtı.

Sualtı Arkeolojisi İçin Eşsiz Bir Fırsat

Bu sualtı kasabasının günümüze kadar olağanüstü biçimde korunmuş olması arkeologlar için hem büyük bir fırsat hem de ciddi bir sorumluluk anlamına geliyor. Değişen su seviyeleri, çamur birikintileri ve aşınma riski, kalıntılar için tehdit demek. Gerekli önlemler zamanında alınmazsa bu eşsiz miras telafi edilemez biçimde zarar görebilir.

Dr. Yıldız, alanın doğru şekilde belgelenmesi ve korunması için kapsamlı sualtı arkeolojisi çalışmalarının bir an önce başlatılması gerektiğini vurgulayarak, kasabanın planı, yapıların inşasında kullanılan malzemeler ve burada yaşayan insanların gündelik hayatına dair pek çok bilginin, yapılacak arkeolojik araştırmalar sayesinde gün yüzüne çıkarılabileceğini belirtiyor. Doğal etkenlerden ve insan kaynaklı tahribattan korunabilmesi için alanın tarihi bütünlüğünün acilen güvence altına alınması büyük önem taşımakta.

Murat TÜZEL

CHP İstanbul İl Başkanlığı Turizmden Sorumlu Komisyon Başkanı

Şişli Kent Konseyi Turizm Komisyon Başkanı

Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Üyesi

Not: Görseller Anadolu Ajansı’na aittir.

Diyarbakır’da Heyecanlandıran Keşif
0