USD45,04
%0.02
EURO52,88
%-0.06
EURO/USD1,17
%-0.1
BIST14.409,07
%0.51
Petrol105,90
%0.79
GR. ALTIN6.816,21
%0.02
BTC3.551.643,69
%1.71
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Murat Tüzel
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Altın Şehir İznik’in Ayasofya’sı

Altın Şehir İznik’in Ayasofya’sı

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

MÖ 316’da Makedonya Kralı Büyük İskender’in kumandanlarından Antigonos Monophtalmos tarafından kurulan İznik, dünyada eşine az rastlanan, neredeyse bütünüyle açık hava müzesi olan antik bir şehirdir. Roma, Selçuklu ve Osmanlı’ya ev sahipliği yapmış olan İznik, İlk Çağ sikkelerinde “Altın Şehir” olarak yer alıyor.

Etrafı surlarla ve pek çok tarihî eserle çevrili olan şehirdeki önemli yapılardan biri de Ayasofya Camii’dir. Orhan Gazi’nin İznik’i 1331 yılında fethetmesiyle kiliseden camiye dönüştürülen İznik Ayasofya Camii, tarihî önemi ve manevi atmosferi nedeniyle gerek yerli gerekse yabancı turistler tarafından büyük ilgi görüyor.

Ayasofya mabedi, dünya tarihi açısından da önemli bir yere sahip. İlk olarak MS 7. yüzyılda Romalılar tarafından yapılan gymnasiumun üzerine Doğu Roma Dönemi’nde bazilika olarak inşa edildiği biliniyor. Tarihî kaynaklara göre yaklaşık 850 yıl kilise olarak kullanılan yapı, Hristiyanlıkla ilgili önemli kararların alındığı bir yer olmuş.

Eski adı Azize Sofya Kilisesi olan yapının adı ilk kez, 787 yılında Patrik Trasios yönetiminde toplanan, 350 piskoposla çok sayıda keşişin katıldığı 7. Konsül’ün yazılı belgelerinde yer alıyor. 7. Konsül’ün, o zamana kadar kiliselerde yasak olan fresklerin serbest bırakılması kararını burada almasından sonra tüm kiliselerin freskli yapıldığı biliniyor. Çizilen ilk duvar resimlerinin yer aldığı düşünülen caminin güney duvarında, mezar odacığı olduğu tahmin edilen yarım elips bir nişin içinde Hz. Meryem, Hz. İsa ve Yuhanna tasvirleri bulunuyor.

Yapı üç safhada incelenebiliyor:

  • Birinci Dönem Yapısı: 4. ve 5. yüzyıllar arasında, Roma Çağı’na ait bir gymnasiumun taş temellerine oturtulmuş tuğla duvarlı bir bazilikadır. Kuzey ve güneyinde, taş temeller üzerinde görülen tuğla duvarlar bu dönemden kalmadır. Harç tabakası kalın ve kullanılan tuğlalar iridir.

  • İkinci Dönem Yapısı: 1065’teki büyük depremde neredeyse bütünüyle harap olan yapının daha sonra dış duvarları onarılıp zemini 1.40 metre yükseltilmiş. Mimarisinde önemli değişiklikler yapılıp nefler ve payeler eklenmiş; bunların arasına yerleştirilen sütunlarla ayrılarak adeta yeniden inşa edilmiş.

  • Üçüncü Dönem Ekleri: 1331’de Orhan Gazi zamanında İznik’in fethedilmesinden sonra yapı yeniden yükseltilmiş; nefleri ayıran destekler değiştirilmiş, minare ve mihrap eklenerek camiye dönüştürülmüş.

Bugün İznik Ayasofya Camii’nde Türk Dönemi’ni yansıtan değişikliklerin büyük bölümünde Mimar Sinan’ın izleri vardır. Cami, 16. yüzyılda geçirdiği büyük bir yangından sonra Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Mimar Sinan tarafından büyük ölçüde tamir edilerek mimarisi değiştirilmiş. Bu dönemde üçlü kemer açıklıklarının aralarındaki ikişer sütun kaldırılmış ve bugün görülen büyük kemerler ile onların arasındaki küçük, sivri kemerli açıklıklar yapılmış. Bu sırada güney tarafa, sağ sahnın köşesine mihrap yerleştirilmiş; içindeki kemerler ve bunların dayandığı sütunlar kaldırılarak geniş açıklıklı büyük kemerler yapılmış, böylece namaz kılanların mihrabı görebilmesi sağlanmış.

1920 yılında Yunanlar tarafından yakılıp harap edilen camide, 1935 ve 1953 yıllarında yapılan onarımlar sırasında renkli taşlarla bezenmiş taban mozaikleri ve din görevlilerinin törenler esnasında topluca bulundukları yarım yuvarlak oturma kademeleri ortaya çıkartılmış.

1980’li yıllarda yapılan çevre düzenlemesi ve kamulaştırma sonucunda çevresindeki yapılar yıkılarak etrafı yeşillendirilen Ayasofya Camii, 2007 tarihinde Bursa Vakıflar Bölge Müdürlüğünce başlatılan restorasyon çalışmaları sonucunda 6 Kasım 2011 tarihinde kısmen cami olarak hizmet vermeye başlamıştır.

Murat TÜZEL

CHP İstanbul İl Başkanlığı Turizmden Sorumlu Komisyon Başkanı

Şişli Kent Konseyi Turizm Komisyon Başkanı

Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Üyesi

Altın Şehir İznik’in Ayasofya’sı