Narmikan: Bir Köyün Hafızası ve Dayanışma Ruhu
Malatya’nın Arguvan ilçesine bağlı olan Narmikan köyü, bugün geçmişin izlerini geleceğe taşımak adına büyük bir kültürel hamle gerçekleştiriyor. Köy derneği bünyesinde kurulan ve 6’sı kadın, toplam 16 kişiden oluşan Kültür Komisyonu, 14 aylık yoğun bir çalışmanın sonucunda köyün tarihini, geleneklerini ve göç hikayelerini bir kitapta topladı. Çoğu bilgisayar bile kullanmayan komisyon üyelerinin, yazıları önce elle kaleme alıp sonra dijital ortama aktararak oluşturduğu bu eser; sadece bir köyün değil, bir halkın var olma mücadelesini simgeliyor. Kitabın asıl amacı, dünyanın dört bir yanına dağılmış olan Narmikan’lıların bağlarını güçlendirmek ve giderek yalnızlaşan yeni nesillere kendi kültürlerini, dillerini ve inançlarını hatırlatmaktır.
Göçün ve Değişimin Zorlu Durakları
Narmikan’ın hikayesi, 1700’lü yılların sonunda Çemişgezek’ten başlayıp Baskil üzerinden bugünkü yerleşim yerine uzanan bir göç yolculuğudur. Geçimini temel olarak hayvancılıkla sağlayan köylüler, meraların yetersizliği nedeniyle yılın büyük bölümünü Sivas yaylalarında geçirmek zorunda kalmıştır. Ancak arazinin susuz ve verimsiz oluşu, erkekleri önce Çukurova’ya, ardından ise İstanbul’un Küçük Pazar semtindeki bekar odalarına sürüklemiştir. 1970’li yıllara kadar mevsimlik işçilikle devam eden bu süreç, sonrasında kalıcı bir göçe dönüşmüştür. Günümüzde köy nüfusunun %93’ü gurbette yaşamakta olup, 2024 verilerine göre köyde sadece 371 kişi kalmıştır.
Kadınların Görünmez Mücadelesi ve Dil Bariyeri
Köyün tarihinde en ağır yükü şüphesiz kadınlar oynamıştır. Erkekler gurbette rızık peşindeyken; çocuklar, hayvanlar ve tarlanın tüm sorumluluğu kadınların omuzlarına binmiştir. Göç edilen büyükşehirlerde ise en büyük engel dil sorunu olarak karşılarına çıkmıştır. Kürtçe konuşan Narmikanlı kadınların, Türkçe bilmedikleri için komşularına kapı açamamaları, veli toplantılarına katılamamaları ve alışveriş yaparken yaşadıkları zorluklar, kitabın en dokunaklı bölümlerini oluşturmaktadır. Eğitim hayatında da benzer bir durum söz konusudur; 1954 yılında ilk mezunlarını veren köy okulunda, 1970‘lere kadar kız çocuklarının eğitim görmesi oldukça nadir bir durumken, bugün bu tablo hafızalardaki yerini korumaktadır.
İsim Mücadelesi ve Kolektif Hafıza
Köyün kimliği, zaman zaman bürokratik engellerle de karşı karşıya kalmıştır. 1960’lı yıllarda adı Yazıbaşı olarak değiştirilen köy, sakinlerinin uzun süren ısrarlı çabaları sonucunda 2014 yılında kadim ismi olan Narmikan’ı geri kazanmıştır. Siyasi hayatta da ilginç bir gelişme yaşanmış ve erkek egemen muhtarlık geleneği 2014 yılında Nurhayat Eren’in seçilmesiyle ilk kez bozulmuştur. Yazılı kaynak eksikliği nedeniyle sözlü tarih çalışmalarına ağırlık verilen kitapta; 109 farklı portre üzerinden yaşam öyküleri anlatılmaktadır. Bugün köyde aktif bir kütüphane ve misafirhanesi bulunan bir Kültür Evi’nin olması, Narmikanlıların kendi köklerine ve dayanışma ruhuna ne kadar sıkı sarıldığının en somut kanıtıdır.









