USD45,62
%0.05
EURO53,24
%0.13
EURO/USD1,16
%-0.27
BIST13.163,88
%-6.05
Petrol106,36
%1.28
GR. ALTIN6.610,27
%-0.76
BTC3.522.956,15
%0.05
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Gülçin Demircan
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Ruhunu Kaybeden Tribünler

Ruhunu Kaybeden Tribünler

featured
Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Milyon Euro’luk Kramponlar, Boş Tribünler ve Çalınan Hayaller

​Türk futbolu bugünlerde dev bir şantiye alanına benziyor; ancak inşa edilen şey bir gelecek değil, sadece günü kurtaran gösterişli makyajlar. Ocak ayı transfer penceresi kapanırken manşetleri yine milyon Euro’luk maaşlar, özel jetlerle gelen yıldızlar ve “yılın transferi” etiketleri süslüyor. Peki, bu ışıltılı kramponların bastığı zemin ne kadar sağlam?

​Parayla Saadet, Borçla Gelecek

​Kulüplerimizin borç yükü dağları aşmışken, Bankalar Birliği anlaşmaları nefes borumuzu sıkarken hala Kante’lerin, Lookman’ların, Abraham’ların peşinde koşuyoruz. Evet, bu isimler heyecan verici; ancak bu transferler, yangın yerine dönmüş bir eve pahalı bir İtalyan mobilyası almaktan farksız. Biz milyon Euro’luk kramponları sahaya sürerken, o kramponların altında ezilen bir gerçek var: Mali sürdürülebilirlik.

Ruhunu Kaybeden Tribünler

​Gözünüzü transfer haberlerinden çevirip hafta sonu maçlarına bir bakın. Modern, devasa ama ruhsuz stadyumların koltukları neden boş?

Anadolu’nun köklü çınarları bir bir alt liglerin tozlu raflarına kaldırılırken, yerlerini semt takımları ya da şirket projeleri aldı. Taraftarın olmadığı, aidiyetin bittiği bir yerde futbol sadece “içerik” üretilen bir endüstriye dönüşür.

​Passolig rakamları bir başarı hikayesi anlatmıyor; aksine, futbolun halktan kopuşunun istatistiğini tutuyor. Eskiden stadyumlar bayram yeriydi, şimdi ise sadece yüksek güvenlikli birer beton yığını.

​Çalınan Hayaller: Altyapı mı, “Al-Sat” mı?

Ruhunu Kaybeden Tribünler