USD44,90
%0.23
EURO52,89
%-0.09
EURO/USD1,18
%-0.16
BIST14.587,93
%2.72
Petrol91,57
%-7.87
GR. ALTIN6.966,26
%1.07
BTC3.376.743,20
%-2.26
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Murat Tüzel
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Zenginlik ve Doğanın Gücü

Zenginlik ve Doğanın Gücü

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

 

Zenginlik deyince aklınıza ne geliyor? Servet sözcüğü size neyi çağrıştırıyor? Dışarı çıkıp gökyüzüne, denize, toprağa bakın. Bulabiliyorsanız ağaçlara, ormanlara bakın. Uzaktan da olsa dağlara göz atın. Onların gücünü, zenginliğini, canlılığını ve bereketini hissedebiliyor musunuz? Doğanın bir parçası olduğunuzu ve ancak onunla birlikte var olabileceğinizi fark edebiliyor musunuz?

Eğer bu farkındalığa sahip değilseniz, zenginliğin gerçek ya da sanal banknotlar, çil çil altınlar ya da paha biçilmez mücevherler olduğunu düşünüyorsanız, size çok yoksul olduğunuzu söylemek zorundayım. Bu, sayısız banknotla, çil çil altınla, sandıklar dolusu mücevherle giderilemeyecek kadar derin bir yoksulluktur. Önüne gelen her şeyi yutan dipsiz bir kuyu gibi; asla doymayan, asla tamah etmeyen, sonuna kadar sömüren bir açlık!

Latmos’un Doğal ve Kültürel Zenginlikleri

Ülkemiz için bu durum ne kadar tanıdık, değil mi? Tıpkı diğer doğal ve kültürel zenginliklerimiz gibi Latmos da sermayeye kurban edildi ve yok olmanın eşiğinde. Aydın ve Muğla il sınırları boyunca yayılan ve geçmişi sekiz bin yıl öncesine dayanan Latmos – Beşparmak Dağları, tarih öncesi çağlardan beri yerleşim görmüş, kültürel ve doğal açıdan çok özel bir bölgedir. Zamanın etkisiyle şekillenen kayalıkları, tarihi dokusu, değerli su kaynakları, endemik türleri içeren florası ve faunası ile büyüleyici bir coğrafyaya sahiptir.

Erken dönemlerde Latmos, Anadolu’nun kutsal dağlarından biri olarak kabul edilmiştir. Bu dağ sisteminin en yüksek noktası olan Tekerlek Tepe, tarih öncesinde Anadolu kökenli bir Fırtına Tanrısı ile ilişkilendirilmiştir. Burada Hattilerin Taru’su, Luvilerin Tarhunt’u, Hititlerin Tarhuna’sı ve Karialıların Zeus Akraios’u dağın zirvesinde oturmuştur. Karia mitolojisinde bu dağlar, Ay Tanrıçası Selene ile sevgilisi Endymion’un büyük aşkına ev sahipliği yapmıştır. Ancak, bölgede bulunan kutsal Labranda Antik Kenti’ni çevreleyen çam ormanları birkaç yıl öncesine kadar göz alabildiğine uzanırken, şimdi kesilmiş durumda ve bu katliam giderek büyüyor.

Madencilik Faaliyetleri ve Etkileri

Latmos’ta 1984 yılında başlayan ve 2000’li yıllarda hız kazanan madencilik faaliyetleri, günümüze kadar giderek artmış ve yirmi üç yılda 400 binin üzerinde maden ocağı ruhsatı verilmiştir. Bölgedeki sayısız Feldspat ve Kuvarsit ocakları, doğal ve kültürel açıdan eşsiz öneme sahip bu bölgeyi her geçen gün biraz daha yok etmektedir. Oysa Latmos, 2008 yılında Türkiye çapında belirlenen “122 Önemli Bitki Alanı” arasında yer almaktadır. Köylüler, fıstık çamı (künar), balcılık (basra böceği balı), yerel türlerden hayvancılık, sebzecilik ve zeytincilik gibi pek çok alanda inatla üretmeye devam etseler de madencilik faaliyetleri, üretim alanlarını günden güne daraltmakta ve su kaynaklarını yok ettiği için köyler boşalmakta, geleneksel yaşam geri dönülemez şekilde yok olmaktadır.

Burada yürütülen madencilik faaliyetlerinin kamu yararıyla en ufak bir ilgisi yoktur. Latmos’taki madencilik, bir avuç ayrıcalıklı kesimin zenginliğine zenginlik katması için hukuk ve kamu vicdanı hiçe sayılarak devam ettirilmektedir. Onlarca yıldır süregelen koruma mücadelesine, bilimsel raporlara ve koruma bölgesi taleplerine rağmen maden şirketleri, insanlığın ortak mirası olan Latmos’u hepimizin gözleri önünde katletmektedir.

Sonuç ve Çağrı

Latmos yok oluyor ve onun yok olması, aç gözlülüğün ve hırsın yaşamı nasıl umarsızca yok edebileceğinin göstergesidir. Bugün orada olanlar, hepimizin, insanlığımızın, doğamızın ve geleceğimizin yok edilmesinin bir işareti. Bu işareti ciddiye alalım ve Latmos’taki yıkımın önüne acilen geçelim. Tüm insanlığın ortak mirası olan bu bölgenin varlığını güvence altına alalım.

Bu konuyla ilgili çalışmalar yapan sivil toplum kuruluşlarına destek olmak, sosyal medyada Latmos’u görünür kılmak ve tahribatın kanıtı olabilecek her türlü bilgiyi kamuoyuyla paylaşmak, Latmos’un kurtulmasına ve korunmasına yardımcı olacaktır.

Latmos’un Kurtarılması İçin Aktif Çalışan Topluluklar :

  • Latmos Platformu
  • Bafa Der
  • Ekodosd
  • Kuşadası Çevre Platformu
  • Muğla Yeşil Yaşam Derneği

Murat TÜZEL
CHP İstanbul Kültür ve Turizm Komisyon Başkanı
Şişli Kent Konseyi Turizm Komisyon Başkanı
Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Üyesi

Zenginlik ve Doğanın Gücü