USD44,87
%0.02
EURO52,82
%-0.07
EURO/USD1,18
%-0.08
BIST14.587,93
%0
Petrol95,34
%5.49
GR. ALTIN6.908,08
%-0.84
BTC3.340.865,60
%-1.32
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Cemil Uçar
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. İnsan Okumak: En Zor Kitap

İnsan Okumak: En Zor Kitap

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Okumak: Kağıttan Değil, İnsandan

Bu akşam, dinlenirken hem düşünmeye hem de hafifçe gülümsemeye alan açacak bir şeyler paylaşmak istedim. Çünkü bazı akşamlar vardır; insan ne derin bir felsefe ister ne de boş bir oyalanma… Sadece kendini hatırlamak ister.

Her zaman söylediğim gibi, okumak, düşmek ve yeniden kalkmak üzerine yazmaya devam edeceğim. Ama burada “okumak” dediğim şey, raflardaki kitaplar değil. Çünkü her insan, başlı başına bir kitaptır. Kimi insan daha ilk sayfasında bırakılır; kimisi ise sayfaları çevrildikçe uzar, derinleşir, bitmeyecekmiş gibi gelir.

Okudukça Uzamayan Gerçekler

“Çektikçe uzamayan” cinsten bir hakikat vardır: Okumaya, yazmaya ve düşünmeye meraklı olan insan, er ya da geç gerçeğe ulaşır. Ne var ki bu yolculuğun küçük bir dipnotu vardır; bulduğunuz gerçekler her zaman hoşunuza gitmez.

Dostoyevski’nin dediği gibi:

“Gerçek, insana acı verir ama aynı zamanda onu özgürleştirir.”

Özgürlük, çoğu zaman konforlu bir koltuk değil; sert bir sandalyedir. Ama insan, orada gerçekten oturduğunu hisseder.

İnsan, doğanın sonsuz parçalarından yalnızca biridir. Ama tuhaf olan şu ki, doğadaki çeşitliliğin neredeyse tamamı insanın içinde de vardır. Çelişkiler, benzerlikler, uçurumlar, yakınlıklar…

Mark Twain bu durumu ironik bir zarafetle anlatır:

“İnsanoğlunun en büyük özelliği, kendine bir düdük bulmasıdır; diğerlerinin o düdüğe ne kadar uzaktan bakacağını umursamadan.”

İnsan kendini anlatmanın bir yolunu mutlaka bulur. Kimi bağırarak, kimi susarak.

Kendinle Yüzleşme Cesareti

Abartmadan ama iddia ederek söyleyebilirim: İnsanda olmayan neredeyse hiçbir şey yoktur. Bu yüzden insan, hem kendini hem de başkalarını şaşırtıcı bir hızla tanır.

Freud’un altını çizdiği gibi:

“Bilinçaltımızı anladığımızda, gerçek kimliğimizle yüzleşmeyi öğreniriz.”

İnsan önce kendini en başa koymalıdır. Sonrası zaten gelir. Kim olduğunu bulmak, karanlıktan ışığa bir şeyler taşımaktır. Ne kadar saklanırsa saklansın, insan eninde sonunda kendi izbesinden çıkar.

İçtenlik: Tek Gerçek Ölçüt

Jacob Burckhardt’ın dediği gibi:

“Gerçek sanat, insan ruhunun derinliklerini yansıtır.”

Hayat için de geçerli bu. Kısaca söylemek gerekirse, insanda tek bir ölçüt vardır: İçtenlik. Kimin ne olduğu ile fazla uğraşmayın. Sahici değilse, zarifçe def edin gitsin.

Nietzsche’nin sözüyle bitirelim:

“Özümüz, yürüdüğümüz yolda karşımıza çıkar.”

Yol uzun olabilir. Ama içtenlik varsa, yön bellidir.

İnsan Okumak: En Zor Kitap