Okumak: Kağıttan Değil, İnsandan
Bu akşam, dinlenirken hem düşünmeye hem de hafifçe gülümsemeye alan açacak bir şeyler paylaşmak istedim. Çünkü bazı akşamlar vardır; insan ne derin bir felsefe ister ne de boş bir oyalanma… Sadece kendini hatırlamak ister.
Her zaman söylediğim gibi, okumak, düşmek ve yeniden kalkmak üzerine yazmaya devam edeceğim. Ama burada “okumak” dediğim şey, raflardaki kitaplar değil. Çünkü her insan, başlı başına bir kitaptır. Kimi insan daha ilk sayfasında bırakılır; kimisi ise sayfaları çevrildikçe uzar, derinleşir, bitmeyecekmiş gibi gelir.
Okudukça Uzamayan Gerçekler
“Çektikçe uzamayan” cinsten bir hakikat vardır: Okumaya, yazmaya ve düşünmeye meraklı olan insan, er ya da geç gerçeğe ulaşır. Ne var ki bu yolculuğun küçük bir dipnotu vardır; bulduğunuz gerçekler her zaman hoşunuza gitmez.
Dostoyevski’nin dediği gibi:
“Gerçek, insana acı verir ama aynı zamanda onu özgürleştirir.”
Özgürlük, çoğu zaman konforlu bir koltuk değil; sert bir sandalyedir. Ama insan, orada gerçekten oturduğunu hisseder.
İnsan, doğanın sonsuz parçalarından yalnızca biridir. Ama tuhaf olan şu ki, doğadaki çeşitliliğin neredeyse tamamı insanın içinde de vardır. Çelişkiler, benzerlikler, uçurumlar, yakınlıklar…
Mark Twain bu durumu ironik bir zarafetle anlatır:
“İnsanoğlunun en büyük özelliği, kendine bir düdük bulmasıdır; diğerlerinin o düdüğe ne kadar uzaktan bakacağını umursamadan.”
İnsan kendini anlatmanın bir yolunu mutlaka bulur. Kimi bağırarak, kimi susarak.
Kendinle Yüzleşme Cesareti
Abartmadan ama iddia ederek söyleyebilirim: İnsanda olmayan neredeyse hiçbir şey yoktur. Bu yüzden insan, hem kendini hem de başkalarını şaşırtıcı bir hızla tanır.
Freud’un altını çizdiği gibi:
“Bilinçaltımızı anladığımızda, gerçek kimliğimizle yüzleşmeyi öğreniriz.”
İnsan önce kendini en başa koymalıdır. Sonrası zaten gelir. Kim olduğunu bulmak, karanlıktan ışığa bir şeyler taşımaktır. Ne kadar saklanırsa saklansın, insan eninde sonunda kendi izbesinden çıkar.
İçtenlik: Tek Gerçek Ölçüt
Jacob Burckhardt’ın dediği gibi:
“Gerçek sanat, insan ruhunun derinliklerini yansıtır.”
Hayat için de geçerli bu. Kısaca söylemek gerekirse, insanda tek bir ölçüt vardır: İçtenlik. Kimin ne olduğu ile fazla uğraşmayın. Sahici değilse, zarifçe def edin gitsin.
Nietzsche’nin sözüyle bitirelim:
“Özümüz, yürüdüğümüz yolda karşımıza çıkar.”
Yol uzun olabilir. Ama içtenlik varsa, yön bellidir.
- Yazı Boyutunu Ayarla Okuma rahatlığı için seçin
- Küçük 100% Dev











