Sürgündeki “Veliaht” tan Tahran’a Kritik Çağrı: Rıza Pehlevi “Cuma Gecesi” ni İşaret Etti, Rejim Alarmda
İran’da sönümlenmeyen ve yer yer alevlenen rejim karşıtı protestolar, sürgündeki en üst düzey figürün sahneye çıkmasıyla yeni bir boyut kazandı. Devrik Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin en büyük oğlu Rıza Pehlevi, İran halkına doğrudan seslenerek stratejik bir çağrıda bulundu. “Cuma gecesi meydanları doldurun” diyen Pehlevi, rejimin baskı mekanizmasını “kalabalıkların gücüyle” felç etme taktiğini önerdi. Bu çıkış, Molla rejiminin sinir uçlarına dokunan tarihi bir meydan okuma olarak görülüyor.
İran İslam Cumhuriyeti, 1979 Devrimi ile yıktığı monarşinin gölgesini bugün sokaklarında yeniden hissediyor. Ülkede ekonomik kriz, zorunlu başörtüsü uygulamaları ve özgürlük talepleriyle başlayan isyan dalgası sürerken, sürgündeki muhalefetin en sembolik ismi Rıza Pehlevi, Washington’dan Tahran sokaklarına uzanan kritik bir mesaj gönderdi.
Pehlevi’nin, İran’ın tatil günü olan Cuma öncesinde yaptığı bu zaman ayarlı açıklama, dağınık haldeki protestocuları organize etme ve eylemleri kitlesel bir sivil itaatsizliğe dönüştürme girişimi olarak okunuyor.
“Kalabalığı Büyütün, Baskıyı Kırın”
Rıza Pehlevi’nin sosyal medya üzerinden ve muhalif kanallar aracılığıyla yayımladığı mesajında, duygusal tonun yanı sıra taktiksel bir akıl da göze çarpıyor. Pehlevi, İranlılara şu sözlerle seslendi:
“Cuma gecesi diğer yurttaşlarınıza katılın; kalabalığı daha da büyütün ki rejimin baskı kapasitesi daha da zayıflasın. Onların copları, silahları ve hapishaneleri, birleşmiş bir halkın iradesinden daha güçlü değildir.”
Bu ifadeler, toplumsal hareketlerde sıkça başvurulan “Alan Hakimiyeti” stratejisine işaret ediyor. Pehlevi, küçük gruplar halinde yapılan ve güvenlik güçlerince (Besic ve Polis) kolayca bastırılan eylemler yerine; güvenlik güçlerinin müdahale kapasitesini aşacak büyüklükte bir yığılmayı hedefliyor.
Pehlevi İsmi Neden Önemli? “Nostalji ve Umut Arasında”
İran siyasetinde “Pehlevi” soyadı, hala en büyük turnusol kağıtlarından biri.
Rejim İçin: “Şeytan” ve “Batı’nın kuklası” olarak görülen, monarşiyi geri getirmek isteyen bir tehdit.
Protestocular İçin: Özellikle Z kuşağı ve ekonomik krizden bunalan orta sınıf için, Pehlevi dönemi artan bir “nostalji” kaynağı. Gösterilerde sıkça duyulan “Rıza Şah, ruhun şad olsun” sloganları, halkın bir kesiminin mevcut teokrasiye karşı seküler geçmişi bir alternatif olarak gördüğünü kanıtlıyor.
Rıza Pehlevi, kendisini bir “Monark” olarak değil, İran’ın demokrasiye geçiş sürecinde birleştirici bir figür ve “temsili lider” olarak konumlandırıyor. Bu çağrısı, onun muhalefet liderliğini fiilen üstlenme çabasının en net göstergesi.
Cuma Gecesi Sendromu ve Rejimin Kabusu
İran’da Cuma günleri, toplumsal hareketler için tarihsel bir öneme sahip. Cuma namazları, rejimin kendi tabanına seslendiği bir platform olsa da, namaz çıkışları ve Cuma geceleri, muhaliflerin bir araya geldiği en kritik zaman dilimleri.
Pehlevi’nin “gece” vurgusu da tesadüf değil.
Görünmezlik: Gece karanlığı, protestoculara kimliklerini gizleme ve güvenlik kameralarından kaçma şansı tanıyor.
Yorgunluk Faktörü: Aylardır sokakta olan güvenlik güçlerinin (Devrim Muhafızları ve Besic milisleri) en yorgun ve dikkatsiz olduğu anları hedefliyor.
Psikolojik Üstünlük: Şehirlerin ana meydanlarında gece yakılan ateşler ve atılan sloganlar, rejime “Şehirlere hakim değilsiniz” mesajı veriyor.
Tahran Yönetiminin Olası Hamlesi
İran İstihbarat Bakanlığı ve Devrim Muhafızları Ordusu’nun, Pehlevi’nin bu çağrısını “Savaş İlanı” olarak değerlendirdiği belirtiliyor. Tahran’dan gelen haberler, Cuma günü öncesinde güvenlik önlemlerinin en üst seviyeye çıkarıldığı yönünde.
Beklenen Karşı Hamleler:
Dijital Karartma: İnternet erişiminin (özellikle mobil verinin) Cuma akşamı tamamen kesilmesi veya yavaşlatılması.
Önleyici Gözaltılar: Aktivistlerin ve potansiyel eylem liderlerinin evlerine baskınlar.
Meydan Ablukası: Azadi Meydanı gibi sembolik noktaların polis bariyerleriyle kapatılması.
Bir Kırılma Noktası mı?
Rıza Pehlevi’nin çağrısı, İran’daki protestoların “lidersiz” yapısını değiştirme potansiyeli taşıyor. Eğer bu çağrı sokakta karşılık bulur ve Cuma gecesi Tahran, Tebriz, Şiraz ve Meşhed gibi büyük kentlerde devasa kalabalıklar toplanırsa, bu durum rejimin meşruiyet krizini derinleştirecektir.
Ancak katılımın düşük kalması, Pehlevi’nin sahadaki etkisinin sorgulanmasına ve rejimin “Protestolar sönümlendi” propagandasının güçlenmesine neden olabilir. Önümüzdeki 24 saat, İran’ın yakın geleceği için belirleyici olacak. Sürgündeki prensin sözü mü, yoksa mollaların copu mu daha etkili olacak; bunu Cuma gecesinin karanlığında parlayacak ateşler gösterecek.











