Gelip geçen zaman, konuşmalar, koşuşturmacalar, yapıp ettiklerimiz, başa sardıklarımız… Nefesimiz tükenene kadar anlattıklarımız, sonra anlattıklarımızın hiçbir işe yaramadığını görünce hissettiğimiz hayal kırıklıkları… Ertesinde gelen güzel ya da eh tadı kararınca günler, aylar… Derken bu yılın bile Nisan ayı gelmiş. Zaman hızla akıp giderken durup düşünmüyor; geriye sarma imkânı yok, atlıyla arkasından birileri koşturur gibi tek yön: evet, hep ileriye, devam da devam. Yarın biz varmışız, yokmuşuz; bugün hastaymışız, ölüymüşüz… Ama zaman, bunların hiçbirine, koşuşturmacalara, yanlış anlamalara, ayıplara, rezaletlere rağmen ağır ama akmayan şekilde akıp gitmekte.
Bunu yazınca aklıma hemen şu geldi: Hayatta ağır ama aksamayan bir ritimde giden herkes, ama herkesin başarılı insanlar olduğu dikkatimi çekti. O yüzden hayatta karşılaştığım başarılı insanlarla ilgili ilk söyleyebileceğim şey: Ne yaparlarsa yapsınlar, yaptıkları her şeyde ne kadar istikrarlı oldukları.
Bir işe başlarken kimse birbirini tanımazken, işte herkes bir yerden bir şeyler yaparken, onlar sessizce hep katılımcılar. İşler biraz hafta hafta ilerlerken, gelemeyenler, hastalananlar, Ramazan geldi, oruç açma vakti iş saatiyle çakışınca gelemeyenler arttı; sonra bayram tatili… Git gel derken iki gün bayram öncesi, iki gün bayram sonrası… Derken fazladan gelemeyenler elbette haklı, bahaneler ve gerekçeler; saygı duyarım. Malum bayram, tatil yorgunluğu… Velhasıl kelam, ama bu başarılı gördüğüm insanlar yine de her şeye rağmen orada varlar. Hatta bir gün içimden demek geldi: “Yahu arkadaş, hiç mi bir bahanen olmaz? Hiç mi nezle olmadın kardeşim? Hiç mi otobüsü kaçırmadın yahu? Bir gün de on dakika geç gel be!” İnanın, çok çarpıcı şekilde işe, projeye başlamadan on dakika önce kapıdalar; yani onlar için hava yağmurlu, karlı veya çocuğum hastalandı, veya işte bir şeyler, bir şeyler de mi olmadı, be kardeşim? Yok, hayır! Onlar tam vaktinde, hatta vaktinden önce hazırlar.
Başarılı insanlarda dikkatimi çeken ikinci en çok özellik: Bir şeye baş koydular mı, duygularını, hislerini kapının dışına koyup, elindeki ufak ya da büyük, her neyse, işlerine odaklanmaları. “Yahu Demet, ruhsuz mu diyorsun bu başarılı diye tanımladığın insanlara?” Yok, hayır. Başarılı insanlar işlerine duygularını karıştırmıyor. Yani “kızdım, küstüm, çok sevindim, çok dibe gömüldüm” gibi dikkatimi çeken bu serzenişlerin hiçbiri yok; başarılı insanlarda.
Elimizdeki işimiz ne kadar küçük, ne kadar önemsiz olursa olsun, başarılı insanlar hep varlar ve bizdeki duygusal iniş çıkışlı ruh hallerini kapıya koyup… işte varlar.
Başarılı insanlarda dikkatimi çeken üçüncü özellik: Her hâlde, her zaman kontrollü ve ölçülü oluşları… Bazen bakıyorum, küçük ya da büyük bir projede çalışırken bir şeyler güzel mi gitti, biri kalkıp çay alıyor, biri kalkıp çocuğuna telefon çekiyor, biri kalkıp akşamki misafire yemek sipariş ediyor, öbürü bir sosyal medyasına göz atıyor, biri yanındakiyle iki çift laf ediyor… Siz anladınız, hayalinizde çizmek istediğim ortamın resmini. Yahu arkadaş, kalk bir ya! Bir dolaş gel; bir tuvaletine mi gelmedi? Burada bir soluklanayım: Bunlar benim subjektif gözlemlerim. Belki size de bir fikir verir diye paylaştım.
Konuyu devam ettirirsek, başarılı insanların fark ettiğim dördüncü belirgin özellikleri: Sahip oldukları insanlıkları. Gel-gitleri yok. Yani onlar her zaman, istisnasız, her zaman genel insani normlarda, normal ölçüde, herkese ve işlerine saygılı bir yaklaşımda insanlıkları.
Velhasıl kelam, başlarken, başarılı olup olmadıklarını hiç bilmediğimiz, tanımadığımız, bu başladığımız işte zaman geçtikçe işler ileri seviyelere vardığında, başarılı insanların buradaki duruşlarındaki kararlık oldukça dikkatimi çekti. Ören göz için, lütfen farkındalık sensörlerinizi az biraz daha açık tutalım. Mutlaka sizin de etrafınızda var bu başarılı insanlar. Allah size inandırsın; başka başka yerlerde, evlerde, bambaşka ülkelerde, ya da Hakkari’de, Erzincan’da; işleri ev hanımı ya da hastanede hemşire, mahkemede katip, ilkokulda öğrenci… Yani Allah’ım ya rabbim, her yerdeler. Bunların yaşı da yok, cinsiyeti, milliyeti de. Aynı dilde, aynı dinde de değiller.
Ve her hâlde sanki bir fabrikadan çıkmış gibi, bu başarılı insanların hepsi, en azından benim tespit ettiğim buradaki özelliklere sahipler. Yani bazen düşünüyorum, bu başarılı insanların ana babaları hep beraber bir yerden eğitim alıp, dünyanın her yerine yayılmışlar da, dünyanın kurtuluşu için, hep bir elden yetiştirdikleri başarılı çocukları var.
İnanın size, yemin ederim hayatımda gördüğüm bu başarılı insanların hepsine, bana öğrettikleri şeyler için çok teşekkür ederim. Onları yetiştiren ana-baba, öğretmen, hepsine en derin saygılarımı yolluyorum içtenlikle. Onların hocası, arkadaşı ve hatta yakınında olmak bile büyük bir şerefti benim için. Lütfen Allah’ım, bütün hayatımdan gelip geçen bu başarılı insanlara dünyadaki bütün güzel imkânları ver; çünkü dünyamızın bu başarılı insanlara çok ihtiyacı var.




Tutku ile sevilerek yapılan her emek çaba ve uğraş ,
iyi bir erek ve amaç için yapıldıysa bir ödül ve takdir alamamış görünse de ilk anda ,
-Değer bilen zaman, hak ettiği değeri ve yeri verecektir.
✍️
– kaleminize sağlık üstadım …
Başarı şansa veya yeteneğe bağlı değil, istikrara ve disipline bağlıdır. Duygularımızı kontrol etmek başarıda çok büyük bir rol oynamaktadır.