USD43,06
%0.050
EURO50,43
%-0.120
EURO/USD1,17
%-0.17
BIST11.498,38
%0.00
Petrol60,82
%0.12
GR. ALTIN6.090,39
%1.64
BTC3.990.977,18
%2.01
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Kış Mevsiminin Görünmez Kalkanı

Kış Mevsiminin Görünmez Kalkanı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Bilimsel Beslenme Stratejileriyle Bağışıklık Sistemini ‘Zırhlandırmanın’ Formülü

Kuzey yarım kürede kış mevsiminin etkisini iyiden iyiye hissettirmesi, güneş ışığının azalması ve kapalı alanlarda geçirilen sürenin artmasıyla birlikte, insan biyolojisi yıllık en zorlu sınavlarından birini veriyor. Viral enfeksiyonların ve mevsimsel yorgunluğun arttığı bu dönemde, İstanbul Rumeli Üniversitesi’nden Dr. Dyt. Şefika Aydın Selçuk, bağışıklık sistemini ayakta tutmanın şansa değil, doğru planlanmış bir beslenme stratejisine bağlı olduğunu vurguluyor.

Dr. Selçuk’a göre, tabakta yapılacak bilinçli tercihler sadece karın doyurmak anlamına gelmiyor; vücudun savunma hatlarını tahkim eden biyolojik bir müdahaleye dönüşüyor. İşte kışı hasta yatağında değil, zinde geçirmek isteyenler için modern beslenme biliminin yol haritası.

Savunmanın İki Devi: C ve D Vitamini

Bağışıklık sisteminin karmaşık yapısında, bazı vitaminler “operasyonel” güç olarak öne çıkıyor. Dr. Dyt. Selçuk, C ve D vitaminlerini kış mevsiminin “vazgeçilmezleri” olarak tanımlıyor.

  • C Vitamini (Hızlı Müdahale Timi): Toplumda genellikle sadece nezle olunca akla gelen C vitamini, aslında bağışıklık hücrelerinin enfeksiyon bölgesine hızla ulaşmasını sağlayan bir “yakıt” görevi görüyor. Sadece portakal ve mandalinada değil; kivi, kırmızı biber ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bolca bulunan bu vitamin, hücresel savunma kapasitesini maksimize ediyor.

  • D Vitamini (Gizli Kahraman): Kış aylarında güneş ışığının yetersizliği, vücuttaki D vitamini rezervlerini kritik seviyelere düşürüyor. Dr. Selçuk, bu düşüşün doğrudan bağışıklık zafiyeti yarattığını belirtiyor. Bu açığı kapatmak için somon gibi yağlı balıklar, yumurta sarısı ve D vitamini ile zenginleştirilmiş süt ürünlerinin sofradan eksik edilmemesi gerekiyor.

Mukoza Bariyeri ve Oksidatif Stres Yönetimi

Virüslerin vücuda ilk giriş kapısı olan solunum yollarını korumak, hastalıktan korunmanın ilk adımıdır. Burada sahneye A Vitamini çıkıyor. Havuç, balkabağı, ıspanak ve lahana gibi turuncu ve yeşil sebzelerden alınan A vitamini, mukoza dokusunun bütünlüğünü koruyarak virüslere karşı fiziksel bir set çekiyor.

Öte yandan, vücuttaki “paslanma” olarak tabir edilebilecek oksidatif hasara karşı E Vitamini, Çinko ve Selenyum üçlüsü devreye giriyor. Bu bileşenler, bağışıklık hücrelerinin işlevlerini yitirmeden savaşmaya devam etmesini sağlıyor.

Mevsimin Renkleri: Doğal Eczane

Dr. Selçuk, kış sebze ve meyvelerinin rastgele tüketilmemesi gerektiğini, her rengin farklı bir fitokimyasal koruma sağladığını belirtiyor.

  • Kök Sebzeler ve Yeşillikler: Pancar, pırasa, brokoli ve lahana gibi sebzeler, içerdikleri sülfürlü bileşiklerle vücudun detoks mekanizmasını destekliyor.

  • Meyveler: Nar ve greyfurt gibi meyveler, yüksek flavonoid içerikleriyle antikor üretimini teşvik ediyor.

  • Bağırsak Dostları: Bağışıklık sisteminin yüzde 70’inin bağırsaklarda olduğunu hatırlatan uzmanlar; yulaf, kurubaklagiller, soğan ve sarımsak gibi prebiyotik kaynaklarının, bağırsak mikrobiyotasını güçlendirerek sistemin “beynini” beslediğini vurguluyor.

“Ne Yediğiniz Kadar, Neyi Yemediğiniz de Önemli”

Beslenme bir bütündür ve savunma sistemi sadece faydalı besinleri almakla değil, zararlı olanlardan kaçınmakla da güçlenir. Dr. Selçuk, işlenmiş gıdaların ve rafine şekerin bağışıklık hücrelerini “uyuşturduğunu” ve tepki süresini yavaşlattığını belirtiyor.

Bunun yerine;

  • Yeterli Su Tüketimi: Toksinlerin atılması için.

  • Kaliteli Uyku: Hücresel yenilenme için.

  • Dengeli Öğünler: Kan şekerini dengelemek ve enerji düşüşünü engellemek için hayati önem taşıyor.

Sonuç: Kişiye Özel Bir “Zırh”

Her bireyin metabolizması, kronik hastalık geçmişi ve yaşam tarzı farklıdır. Dr. Dyt. Şefika Aydın Selçuk, hamileler, yaşlılar ve düzenli ilaç kullananların standart listeler yerine kişiselleştirilmiş beslenme planlarına sadık kalmaları gerektiğinin altını çiziyor.

Kış ayları zorlu geçebilir ancak bilimsel veriler net: Güçlü bir bağışıklık sistemi, mucizevi bir ilaçla değil; her gün sofraya konan tabaklarla, atılan küçük ama istikrarlı adımlarla inşa ediliyor.

Kış Mevsiminin Görünmez Kalkanı
+ -

Tamamen Ücretsiz Olarak Gazetemize Abone Olabilirsiniz.

Yeni haberlerden anında haberdar olmak için e-posta aboneliğini hemen başlat.