USD44,90
%0.23
EURO52,89
%-0.09
EURO/USD1,18
%-0.16
BIST14.587,93
%2.72
Petrol91,57
%-7.87
GR. ALTIN6.966,26
%1.07
BTC3.460.917,58
%2.97
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
  1. Haberler
  2. Genel
  3. Gazeteci Furkan Karabay Özgür

Gazeteci Furkan Karabay Özgür

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Mahkeme Salonunda “Yırtılan” İddianame ve 201 Gün Sonra Gelen Tahliye

Türkiye’de basın özgürlüğü ve yargı pratikleri üzerine süregelen tartışmalar, bugün İstanbul Çağlayan Adliyesi’nin 25. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda sahnelenen sıra dışı bir protesto ve ardından gelen tahliye kararıyla yeni bir boyut kazandı.

15 yıla kadar hapis istemiyle yargılanan ve yaklaşık 7 aydır (201 gün) tutuklu bulunan gazeteci Furkan Karabay, ilk kez hakim karşısına çıktığı duruşmada savunma yapmayı reddederek elindeki iddianameyi yırttı. Mahkeme heyeti, gün boyu süren gergin bekleyişin ardından Karabay’ı toplam 4 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı ancak tutuklu kaldığı süreyi göz önünde bulundurarak tahliyesine hükmetti. Karabay, akşam saatlerinde Silivri’deki Marmara Cezaevi’nden çıkarak özgürlüğüne kavuştu.

Savunma Değil, Sisteme İtiraz: “Ben Bu İddianameyi Sadece Yırtarım”

Duruşma, klasik bir yargılama prosedüründen çok, sanık kürsüsünden yargı sistemine yöneltilen bir manifesto niteliğindeydi. Jandarma eşliğinde ve kelepçeli olarak salona getirilen Karabay, meslektaşlarının alkışları arasında girdiği duruşma salonunda, hukuk tarihine geçecek bir eyleme imza attı.

Hakkındaki suçlamalara (Cumhurbaşkanı’na hakaret, terörle mücadelede görev almış kişileri hedef gösterme) karşı teknik bir savunma yapması beklenen Karabay, sözü yargı sistemindeki çelişkilere getirdi. Gazeteci Ercüment Akdeniz’den Fatih Altaylı’ya, Gezi Davası tutuklusu Tayfun Kahraman’dan Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerine kadar bir dizi yargılama pratiğini eleştiren Karabay, şu ifadeleri kullandı:

“İddia kuponu doldurur gibi hakkımda suçlamalar yönelten bu iddianameyi kabul eden mahkemeyi protesto ediyorum. Ben bu iddianameye karşı savunma yapmam. Ben bu iddianameyi sadece yırtarım.”

Bu sözlerin ardından elindeki evrakları yırtıp atan Karabay, mahkeme heyetinin iddianameyi okuma teklifini de reddetti. Bu tavır, Türkiye’de gazetecilerin yargılanma süreçlerinde giderek daha sık görülen “siyasi savunma” geleneğinin en sert örneklerinden biri olarak kayıtlara geçti.

Hızlı Yargılama, Hızlı Karar

Duruşmanın seyri, Türk yargı sisteminin hızına dair de ilginç bir örnek oluşturdu. Savcılık makamı, ilk celsede esas hakkındaki mütalaasını sunarak, Karabay’ın tutukluluk halinin devamını ve üst sınırdan cezalandırılmasını talep etti.

Kısa bir aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Karabay’a;

  • “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan 1 yıl 9 ay,

  • “Kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret” ve “görevi yaptırmamak için direnme” kapsamındaki suçlardan ise toplamda 2 yıl 6 ay hapis cezası verdi.

Toplamda 4 yıl 3 ay hapis cezasına hükmedilmesine rağmen, mahkeme heyeti “yatarı” hesaplayarak ve suçun niteliğini değiştirerek gazetecinin tahliyesine karar verdi. Bu durum, hukukçular tarafından “cezalandırarak tahliye etme” pratiği olarak yorumlanıyor; yani sanık hem mahkum ediliyor hem de cezaevinden salıveriliyor.

Şafak Operasyonundan Silivri Kapısına: 201 Günün Anatomisi

Furkan Karabay’ın hikayesi, dijital gazeteciliğin Türkiye’de karşı karşıya olduğu riskleri özetler nitelikte. YouTube üzerinden yayınladığı bir video ve sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek 15 Mayıs günü evine yapılan şafak baskınıyla gözaltına alınan Karabay, 201 gün boyunca özgürlüğünden mahrum bırakılmıştı.

Soruşturma sürecinde iddianamenin hazırlanması tam 114 gün sürdü. Bu süre zarfında ne ile suçlandığının detaylarını tam olarak bilmeden cezaevinde bekleyen Karabay’ın durumu, uluslararası basın örgütleri tarafından “cezaya dönüşen tedbir” olarak eleştirilmişti.

Cezaevi Çıkışında İlk Mesaj

Akşam saatlerinde işlemlerinin tamamlanmasıyla Silivri’deki Marmara Cezaevi’nden çıkan Furkan Karabay’ı, ailesi, meslektaşları ve basın örgütü temsilcileri karşıladı. Cezaevi kapısında yaptığı kısa açıklamada, içerideki diğer gazetecileri ve düşünce suçlularını hatırlatan Karabay, “Gazetecilik suç değildir” vurgusunu yineledi.

Furkan Karabay fiziken özgürlüğüne kavuşmuş olsa da, aldığı hapis cezası ve dosyasının İstinaf Mahkemesi’ne taşınacak olması, üzerindeki “yargı kılıcının” sallanmaya devam edeceği anlamına geliyor. Bu dava, Türkiye’de araştırmacı gazeteciliğin sınırlarının ve yargının bu sınırlara yaklaşımının en güncel ve tartışmalı örneği olarak masada duruyor.


Anahtar Kelimeler: Furkan Karabay, Gazetecilik, Basın Özgürlüğü, İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi, İddianame, Silivri Cezaevi, Tahliye, Yargı Reformu

Gazeteci Furkan Karabay Özgür

Tamamen Ücretsiz Olarak Gazetemize Abone Olabilirsiniz.

Yeni haberlerden anında haberdar olmak için e-posta aboneliğini hemen başlat.
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.