Trump’ın Yakın Çevresinden “ABD Bayraklı Grönland” Paylaşımı NATO Danimarka’yı Ayağa Kaldırdı
ABD’nin Venezuela’ya düzenlediği yıldırım operasyonu ve Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun tutuklanarak New York’a getirilmesi, Washington’daki şahin kanadı cesaretlendirirken, korkulan oldu: “Sırada neresi var?” sorusu, ABD’nin en sadık NATO müttefiklerinden Danimarka’da diplomatik krize dönüştü.
Operasyondan sadece saatler sonra, Donald Trump’ın eski başdanışmanı Stephen Miller’ın eşi ve sağcı medyanın etkili ismi Katie Miller’ın sosyal medya platformu X’te yaptığı paylaşım, Beyaz Saray’ın “genişleme” iştahının Latin Amerika ile sınırlı kalmayabileceği endişesini doğurdu. Miller, Grönland haritasını tamamen ABD bayrağıyla kaplanmış şekilde paylaşarak, üzerine sadece tek bir kelime yazdı: “SOON” (YAKINDA).
“Zafer Sarhoşluğu” Diplomatik Nezaketi Ezdi
Katie Miller’ın paylaşımı, Trump’ın ilk başkanlık döneminde (2019) gündeme getirdiği ancak o dönem “absürt bir şaka” olarak geçiştirilen “Grönland’ı satın alma” fikrinin, Venezuela operasyonu sonrası yeniden ve çok daha ciddi bir tonla masaya geldiği şeklinde yorumlandı.
ABD’nin bir devlet başkanını (Maduro) “meşruiyetini yitirdiği” gerekçesiyle devirmesinin hemen ardından gelen bu “ilhak” iması, Danimarka kamuoyunda infial yarattı. Sosyal medyada Danimarkalılar, “Biz bir NATO müttefikiyiz, Venezuela değiliz” tepkileri gösterirken, olay diplomatik kanallara taşındı.

Kopenhag Büyükelçisi’nden “Manidar” Yanıt
Danimarka’nın ABD Büyükelçisi Jesper Moller Sorensen, diplomatik teamülleri zorlayan bu paylaşıma sessiz kalmadı. Miller’ın paylaşımını alıntılayan Sorensen, satır aralarında Washington’a “had bildiren” şu ifadeleri kullandı:
“Dostane bir hatırlatma: Bizler yakın müttefikleriz. ABD’nin güvenliği aynı zamanda Grönland’ın ve Danimarka’nın güvenliğidir. Grönland zaten NATO’nun bir parçasıdır. Danimarka Krallığı’nın toprak bütünlüğüne tam saygı bekliyoruz.”
Sorensen, mesajında Danimarka’nın 2025 yılında savunma bütçesini 13,7 milyar dolar artırarak Arktik bölgesindeki askeri varlığını güçlendirdiğini de hatırlattı. Bu, diplomatik dilde; “Topraklarımızı koruyacak güce ve iradeye sahibiz” mesajı olarak okundu.
Uzmanlar Uyarıyor: “ABD’yi Durduracak Güç Yok”
Olayın ciddiyeti, savunma uzmanlarının değerlendirmeleriyle daha da netleşti. AFP’ye konuşan savunma odaklı düşünce kuruluşu Defense Priorities’in Askeri Analiz Direktörü Jennifer Kavanagh, Venezuela operasyonunun küresel sistemde yarattığı tehlikeli emsale dikkat çekti.
Kavanagh, şu ürkütücü tespiti yaptı:
Askeri Gerçeklik: “ABD’nin Grönland’a birkaç bin asker konuşlandırması lojistik olarak çok kolay olurdu ve bunu durdurabilecek net bir askeri güç şu an için yok.”
Tehlikeli Emsal: “Eğer ABD, bir lideri (Maduro) meşruiyetini yitirmiş ilan edip, onu alıp ülkeyi yönetmeye başlayabiliyorsa; bunu başka bir yerde yapmasını engelleyen uluslararası hukuk mekanizması kalmamış demektir.”
Kavanagh, 2003 Irak işgalinden farklı olarak, bugün ABD’nin askeri gücünün “dost veya düşman ayırt etmeksizin” bir baskı aracı olarak kullanıldığı yeni bir döneme girildiğini vurguladı.

Danimarka İstihbaratı: “Dostum Düşmanım Yok, Çıkarım Var”
Danimarka Savunma İstihbarat Servisi’nin (FE) kısa süre önce yayınladığı yıllık rapor da bugünkü krizi öngörür nitelikteydi. Raporda, ABD’nin artık ekonomik ve askeri gücünü “iradesini dayatmak” için kullandığı ve bu tehdidin sadece rakiplerine (Rusya, Çin) değil, müttefiklerine karşı da yöneltilebileceği uyarısı yapılmıştı.
Trump’ın eski Ulusal Güvenlik Konseyi üyesi Alexander Gray’e göre ise Venezuela olayı ve Grönland çıkışı tesadüf değil. Bu, ABD’nin “Monroe Doktrini”ni küresel ölçekte ve çok daha sert bir şekilde uygulayacağının, “Önce Amerika” sloganının “Sadece Amerika”ya dönüştüğünün habercisi.
Miller’ın “YAKINDA” paylaşımı silinmedi ve Beyaz Saray’dan konuya dair henüz bir yalanlama gelmedi. Kuzey Kutbu’ndaki buzullar erirken, diplomatik ilişkiler de hızla ısınıyor.











