Bakan Gil, ABD’yi BM Şartı’nı ‘Çöp Kutusuna Atmakla’ Suçladı
Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun ABD güçleri tarafından kaçırılmasının ardından Venezuela hükümetinin en üst düzey diplomatik temsilcisi olan Dışişleri Bakanı Yvan Gil, uluslararası basının karşısına geçerek Washington yönetimine karşı tarihin en sert hukuki suçlamalarını yöneltti.
Dışişleri Bakanlığı binasında (Casa Amarilla) düzenlenen basın toplantısında konuşan Gil, ABD’nin eylemini sadece bir askeri operasyon olarak değil; “Uluslararası hukukun tabutuna çakılan son çivi” olarak nitelendirdi. Gil, operasyon sırasında sadece Maduro’nun değil, Venezuela’nın sivil ve askeri unsurlarının da hedef alındığını belirterek, Beyaz Saray’ın “kansız operasyon” anlatısını yalanladı.
“Liderimizi Kaçırmak İçin Halkımıza Ateş Açtılar”
Yvan Gil, ABD Başkanı Trump’ın “temiz ve cerrahi operasyon” açıklamalarına doğrudan yanıt verdi. Bakan, elindeki raporları göstererek, operasyon sırasında Miraflores Sarayı çevresindeki sivil yerleşimlerin ve nöbet tutan askerlerin ağır ateş altında kaldığını iddia etti.
Gil, “Washington’daki senaristler dünyaya bir Hollywood filmi izletmeye çalışıyor ama gerçek kanlıdır. Liderimizi ve eşini kaçırmak uğruna, egemenlik haklarımızı hiçe sayarak askerlerimizi ve sivillerimizi hedef aldılar. Bu, Cenevre Sözleşmeleri’ne göre açık bir savaş suçudur” ifadelerini kullandı.
BM Şartı Masada: “Bu Saldırı Tüm Üyelere Yapılmıştır”
Dışişleri Bakanı’nın konuşmasının merkezinde, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ve uluslararası hukuk normları yer aldı. Gil, ABD’nin eyleminin BM Şartı’nın temelini oluşturan “Devletlerin Egemen Eşitliği” ve “İçişlerine Karışmama” ilkelerini (Madde 2) yok ettiğini savundu.
Gil, uluslararası topluma şu çarpıcı uyarıyı yaptı: “Eğer bugün bir BM üyesi ülkenin devlet başkanı, başka bir ülkenin keyfi kararıyla kaçırılabiliyorsa, BM Şartı fiilen yırtılıp atılmış demektir. Bugün Venezuela’ya yapılan, yarın egemenliğini savunan herhangi bir ülkeye yapılabilir. ABD, uluslararası hukuku orman kanunlarıyla değiştirmiştir.”
İnsan Hakları İhlali Suçlaması
Operasyonun insan hakları boyutuna da değinen Gil, Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in “yargısız infaz” mantığıyla alıkonulduğunu, adil yargılanma ve diplomatik dokunulmazlık haklarının gasp edildiğini belirtti. Bakan, “Bir devlet başkanını terörist gibi damgalamak, insan hakları evrensel beyannamesinin ruhuna aykırıdır. Bu, siyasi bir soykırım girişimidir” dedi.
“Diplomatik Seferberlik” İlanı
Yvan Gil, konuşmasının sonunda Venezuela devletinin pes etmediğini, aksine mücadelenin yeni başladığını ilan etti. Gil, Küresel Güney ülkelerine, Bağlantısızlar Hareketi’ne ve dost ülkelere (Rusya, Çin, İran, Türkiye vb.) çağrıda bulunarak, ABD’ye karşı diplomatik bir cephe kurulmasını istedi.
Bakan, “Bu barbarlığa karşı sessiz kalanlar, kendi geleceklerini de tehlikeye atmaktadır. Biz, liderimiz dönene ve işgalci zihniyet topraklarımızdan elini çekene kadar, hukukun tüm araçlarını kullanarak direneceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.
Yvan Gil’in bu açıklamaları, Venezuela’nın askeri olarak ABD’ye karşılık veremese de, konuyu uluslararası mahkemelere ve BM zeminine taşıyarak Washington’ı “hukuk önünde mahkum etmeye” çalışacağının işareti olarak yorumlandı.











