The Times’tan Dünyayı Sarsan İddia: İran Lideri Hamaney İçin “Moskova’ya Kaçış” Planı Masada
İngiltere merkezli The Times gazetesi, Ortadoğu’daki dengeleri derinden sarsacak bir iddiayı gündeme taşıdı. Gazete, İran’da yıllardır süregelen toplumsal huzursuzluğun ve rejime yönelik öfkenin kontrol edilemez bir noktaya gelmesi halinde, Dini Lider Ali Hamaney’in ülkeyi terk ederek Rusya’ya sığınmasını öngören gizli bir “acil durum planı”nın (contingency plan) hazırlandığını öne sürdü. Bu iddia, Tahran yönetiminin dışarıya verdiği “güçlü ve sarsılmaz” görüntüsünün aksine, kapalı kapılar ardında derin bir endişe ve beka kaygısı taşıdığını gözler önüne seriyor.
Rejimin “kırmızı çizgisi” aşılıyor mu?
The Times’ın istihbarat kaynaklarına ve diplomatik analizlere dayandırdığı habere göre, söz konusu kaçış planının devreye girmesi tek bir kritik şarta bağlanmış durumda: Güvenlik güçlerinin sadakati. İran rejimi, 1979 İslam Devrimi’nden bu yana varlığını, Devrim Muhafızları Ordusu (Pasdaran) ve gönüllü milis gücü Besic’in koşulsuz sadakati üzerine inşa etti. Ancak gazete, Hamaney ve yakın çevresinin, olası bir kitlesel ayaklanmada bu güçlerin “taraf değiştirmesi” veya “emirlere uymaması” ihtimalini artık göz ardı etmediğini belirtiyor.
Protestoların şiddetinin artması ve halkın taleplerinin ekonomik reformlardan rejim değişikliğine evrilmesi durumunda, güvenlik bürokrasisinde yaşanacak bir çözülme, Hamaney için sonun başlangıcı olarak görülüyor. Haberde, bu senaryonun gerçekleşmesi halinde dini liderin güvenliğinin İran sınırları içinde sağlanamayacağı ve en yakın müttefik olan Rusya’nın kapısının çalınacağı ifade ediliyor.
Rota neden Moskova?
Ali Hamaney’in sığınma adresi olarak Moskova’yı seçmesi, uluslararası ilişkiler uzmanları tarafından şaşırtıcı bulunmuyor. Batı dünyası tarafından ağır yaptırımlarla izole edilen Tahran ve Moskova, son yıllarda kader birliği yapmış durumda. Özellikle Rusya’nın Ukrayna savaşı sırasında İran’dan tedarik ettiği insansız hava araçları (İHA) ve askeri mühimmat, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı “bağımlılık” düzeyine taşıdı.
The Times, Vladimir Putin yönetiminin, Hamaney’i olası bir devrilme durumunda koruma altına alabilecek dünyadaki nadir liderlerden biri olduğunu vurguluyor. Moskova’nın, “Batı destekli renkli devrimler” olarak nitelendirdiği halk hareketlerine karşı otokratik liderlere kucak açma politikası, Hamaney için Rusya’yı en güvenli liman haline getiriyor.
Tarihin cilvesi: Şah’ın kaderini yaşamak
Bu iddia, İran siyasi tarihi açısından büyük bir ironiyi de barındırıyor. 1979 yılında, dönemin lideri Şah Rıza Pehlevi, devrim sürecinde kontrolü kaybederek ülkeyi terk etmek zorunda kalmıştı. Bugün ise o devrimin kurduğu sistemin en tepesindeki ismin, benzer bir kaderi yaşamamak adına “kaçış planları” yaptığı konuşuluyor. Analistler, bir rejimin liderinin, kendi ülkesinde barınamayacağını düşünerek yabancı bir başkente sığınma planı yapmasının, o rejimin meşruiyet krizinin en somut kanıtı olduğunu belirtiyor.
İddianın zamanlaması ve psikolojik etkisi
Haberin zamanlaması da en az içeriği kadar dikkat çekici. İran’da ekonomik krizin derinleştiği, yerel para birimi Riyal’in tarihsel dip seviyeleri gördüğü ve halkın alım gücünün eridiği bir dönemde ortaya atılan bu iddia, sokaktaki protestocular için büyük bir moral kaynağı olabilir. “Lider bile gitmeyi düşünüyorsa, rejim çöküyor demektir” algısının yayılması, gösterilerin dozunu ve katılımını artırabilir.
Öte yandan, bu haberin rejim yanlısı tabanda ve güvenlik güçleri arasında bir “terk edilmişlik” hissiyatı yaratabileceği de konuşuluyor. Gemiyi ilk terk edenin kaptan olacağı söylentisi, sahadaki güvenlik güçlerinin direncini kırabilir ve The Times’ın bahsettiği “sadakat kırılması”nı hızlandırabilir.
Dünya başkentleri teyakkuzda
İngiliz gazetesinin bu haberi, Washington’dan Tel Aviv’e, Paris’ten Riyad’a kadar pek çok başkentte dikkatle takip ediliyor. Hamaney’in Moskova’ya sığınması senaryosu, sadece İran’ın iç meselesi değil, Ortadoğu’daki güç dengelerinin tamamen değişmesi anlamına geliyor. İran’da yaşanacak bir iktidar boşluğu veya rejim değişikliği, Lübnan’dan Yemen’e, Suriye’den Irak’a kadar geniş bir coğrafyadaki vekil güçlerin (proxy) durumunu da doğrudan etkileyecektir.
Sonuç olarak The Times’ın iddiası, İran’daki gerilimin sadece sokakla sınırlı olmadığını, saray koridorlarında da büyük bir panik havasının hakim olduğunu gösteriyor. Ali Hamaney’in “Moskova bileti”, İran siyasetinin üzerindeki kara bulutların ne denli yoğun olduğunun en net göstergesi olarak kayıtlara geçiyor.











