USD45,24
%0
EURO52,98
%0.02
EURO/USD1,17
%0
BIST14.495,77
%0.88
Petrol110,41
%-0.02
GR. ALTIN6.626,19
%0
BTC3.683.954,13
%1.79
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
  1. Haberler
  2. Gündem
  3. 6 Mayıs: Bir Şafağın Dinmeyen Sızısı

6 Mayıs: Bir Şafağın Dinmeyen Sızısı

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Üç Fidanın Şafağı: Bir 6 Mayıs Ağıtı

Zaman, bazı sabahları tarih sayfalarına sadece bir tarih olarak değil, geçmeyen bir sızı olarak kazır. 6 Mayıs 1972 sabahı da, Ankara Ulucanlar Cezaevi’nin soğuk avlusunda, gökyüzü henüz kurşuni bir renkten sıyrılamamışken, Türkiye’nin kolektif hafızasına silinmeyecek bir “üç fidan” imgesi bıraktı. Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan; henüz yirmili yaşlarının baharında, birer ideolojik simgeden öte, bir kuşağın bitmeyen yasının özneleri haline geldiler.

Bu idamlar, sadece bir hukuk kararı ya da suç ve ceza dengesi değildi. Arkasında, 27 Mayıs 1960 darbesinin ardından idam edilen Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın gölgelerini taşıyan siyasi bir kan davasının ağır mirası vardı. Meclis koridorlarında çınlayan “Üçe üç!” nidası, adaletin terazisinden ziyade, intikamın karanlık matematiğini simgeliyordu. Sağ ve solun birbirine kırdırıldığı, sokakların barut ve slogan koktuğu o puslu yıllarda; Deniz, Yusuf ve Hüseyin, bu rövanşist iklimin kurbanları olarak darağacına yürüdüler.

Deniz ve arkadaşları, Türkiye Halk Kurtuluş Ordusu (THKO) saflarında “tam bağımsız bir Türkiye” düşüyle yola çıkmışlardı. Ankara’daki bir banka soygunuyla başlayan, ardından bir kaçış öyküsüne dönüşen bu süreç, Gemerek ve Kayseri’nin soğuk bozkırlarında son bulmuştu. Mahkeme salonlarında okunan Türk Ceza Kanunu’nun 146. maddesi, yani “anayasayı ihlal” suçlaması, aslında sadece hukuki bir metin değil; değişen dünyanın ve gençlik enerjisinin statükoyla olan ölümcül çarpışmasının bir ilamıydı.

İnfazlar gerçekleşirken, o gün el kaldıran parmakların sahipleri, yıllar sonra vicdanlarının mahkemesinde aynı kararlılığı gösteremeyecekti. Nahit Menteşe’nin “Yanlış yaptık” itirafı veya Süleyman Demirel’in “O günün şartları öyle icap ettiriyordu” şeklindeki pragmatik savunması, giden üç genç canın boşluğunu doldurmaya yetmedi. Siyasetin geç gelen pişmanlığı, tarihin o kanlı sayfasını temizlemeye yetmiyor; aksine adaletin zamanın ruhuna nasıl kurban edilebileceğini bir ibret vesikası olarak önümüze koyuyor.

Bugün 6 Mayıslar, sadece bir anma günü değil; toplumsal vicdanın kendini sorguladığı bir aynadır. O gün asılanlar sadece üç genç beden değildi; bir ülkenin kendi gençliğiyle barışma ihtimali, diyalog zemini ve hukuk güvenliğiydi. İsimleri bugün parklarda, şiirlerde, şarkılarda ve her bahar açan çiçeklerde yaşayan bu üç genç adam, Türkiye’nin sol hafızasında romantik bir direnişin ve trajik bir sonun en hüzünlü temsilleri olarak kalmaya devam ediyor.

Ulucanlar’ın bahçesindeki o eski darağacı çoktan kaldırıldı, ancak o şafak vaktinin bıraktığı kurşuni ağırlık hala hissediliyor. Her yıl sosyal medyadan yükselen mesajlar ve meydanlarda yakılan mumlar, “üç fidanın” toprağa değil, bu halkın kolektif bilincine ekildiğinin en büyük kanıtıdır. Tarih, onları mahkûm edenleri değil; inançları uğruna ölüme korkusuzca yürüyen o üç gencin mahzun gülümsemesini saklıyor koynunda.

Saygıyla ve sevgiyle anıyoruz.

6 Mayıs: Bir Şafağın Dinmeyen Sızısı
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Gazetemize Abone Olabilirsiniz.

Yeni haberlerden anında haberdar olmak için e-posta aboneliğini hemen başlat.

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.