PKK’dan Yeni İsim ve ‘Süreç’ Açıklaması: Öcalan Şartı Gündemde
Terör örgütü PKK’nın feshedilme kararının üzerinden geçen bir yılın ardından, örgüt yöneticileri “Apocu Hareket Yönetimi” adı altında yeni bir oluşumla sahneye çıktı. Yapılan açıklamada, devam eden süreçle ilgili dikkat çekici ifadeler kullanılırken, birincil şart olarak terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan’ın statüsünün netleşmesi ve özgür çalışma koşullarına kavuşması öne sürüldü. Örgüt, bu koşullar sağlanmadan sürecin ilerlemesinden söz edilemeyeceğini savundu.
Açıklamada, kamuoyunda “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan süreç hakkında değerlendirmelerde bulunuldu. Örgüt yöneticileri, Abdullah Öcalan’ın 22 Ekim 2024 tarihinde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından yapılan çağrıya, devlet içinde bir çözüm iradesinin var olabileceği düşüncesiyle olumlu yanıt verdiğini iddia etti.
“Radikal Kararlar ve Silah Yakma Eylemi”
“Apocu Hareket Yönetimi”, PKK’nın fesi ve silahlı mücadelenin sonlandırılmasına dair kararların, Öcalan’ın çözüm gücüne olan inanç doğrultusunda alındığını ileri sürdü. Bu kararlılığın bir göstergesi olarak, 11 Temmuz 2025 tarihinde KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat ve beraberindeki 30 örgüt mensubunun sembolik olarak silahlarını yaktığı hatırlatıldı.
Yapılan duyuruda, gerekli yasal düzenlemeler yapılıp siyasi zemin oluşturulduğu takdirde binlerce örgüt üyesinin de silah bırakmaya hazır olduğu belirtildi. Ayrıca, Devlet Bahçeli’nin daha önce dile getirdiği, silah bırakanların Türkiye’ye dönüş yollarının yasal güvenceye kavuşturulması yönündeki söylemlerine de atıfta bulunuldu.
İktidar Sözcülerine Eleştiri ve Statü Koşulu
Terör örgütü, açıklamasının devamında iktidar kanadından gelen mesajları ve medyadaki yansımaları eleştirdi. Demokratik siyasal çözüm için Kürt kamuoyunu hazırlamaya çalıştıklarını iddia eden örgüt yönetimi, bazı hükümet yetkililerinin ve iktidara yakın medyanın olumsuz algı yarattığını savundu. Muhalefete yönelik dışlayıcı tutumun toplumsal desteği engellediği öne sürüldü.
Açıklamanın en kritik bölümünü ise Öcalan’ın mevcut durumu oluşturdu. “Kürt sorununun birinci dereceden muhatabı” olarak nitelendirdikleri Öcalan’ın mevcut konumunun, meselenin çözümüne doğru yaklaşılmadığının bir kanıtı olduğu iddia edildi. Meclis Başkanı ve AKP’li yetkililerin “süreçte tıkanma yok” şeklindeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığı savunularak şu ifadelere yer verildi:
“Ne zaman Rêber Apo’nun statüsü belli olur ve özgür çalışır koşullara kavuşursa o zaman sürecin ilerlemesinden söz edebiliriz. Kürt halkı ve demokratik kamuoyu da bu durumda sürecin ilerlediğine inanır ve sürece destek hızlı biçimde artar.”











