USD44,89
%0.05
EURO52,81
%-0.02
EURO/USD1,18
%-0.05
BIST14.559,52
%-0.19
Petrol94,84
%4.93
GR. ALTIN6.916,20
%-0.72
BTC3.386.646,79
%-0.25
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
Murat Tüzel
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Anadolu’nun Yazıyla Tanıştığı Yer: Kültepe

Anadolu’nun Yazıyla Tanıştığı Yer: Kültepe

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Kayseri’nin 20 kilometre kuzeydoğusunda, Orta Anadolu platosunun en yüksek dağı Erciyes’in hemen eteğindeki ovada yer alan Kültepe, tarihteki pek çok ilke imza atmış olması nedeniyle dünya arkeolojisinin önemli ören yerlerinden biridir.

İskânı Erken Tunç Çağı’nda başlamış olan Kültepe, Anadolu’nun bilinen en eski krallığıdır. Hitit öncesi Anadolu’nun yerli halkı olan Hattiler tarafından kurulmuştur. Eski adı, çivi yazılı belgelere göre Kaniş veya Neşa’dır. Kültepe adı, “Kapadokya Belgeleri” olarak adlandırılan çivi yazılı belgelerin ortaya çıktığı 1871 yılından beri bilinmektedir.

Kültepe, tarihi ve doğal anayolların birleştiği bir noktada yer alması nedeniyle M.Ö 2. binde Kaniş Krallığı’nın merkezi ve Anadolu’daki Asur Ticaret Kolonileri sisteminin başkenti olmuş. M.Ö. III. binin sonlarında bağımsızlığını kazanan Asur Krallığı, hemen sonrasında, geleceğini sağlamak amacıyla ticarette reformlar yaparak Anadolu ile sistemli bir ticaret başlatmış. Böylelikle, M.Ö. II. Bin yılın ilk çeyreğinde, Anadolu ile Kuzey Mezopotamya arasında çok kuvvetli bir ticaret ağı kurulmuş. Bu ticaret sisteminin Anadolu’daki merkezi Kültepe-Kaniş olmuş. Buraya getirilen mallar, Anadolu’nun içlerine kadar dağıtılmaktaymış. Kent yalnızca dünyanın ilk organize ticaret merkezi değilmiş, aynı zamanda Anadolu’yu Kuzey Suriye’ye ve Mezopotamya’nın yüksek uygarlıklarına bağlayan büyük bir kültür merkezi haline gelmiş.

Ticaret yolları üzerinde stratejik bir öneme sahip olan Kültepe, bu özelliğini yüzlerce yıl korumuş. Asurlular, ticaret kervanlarındaki mallarının indirilip dağıtıldığı yerlere, liman anlamına gelen “Karum” adını vermiş ve kurdukları bu sistemi ticaret kolonisi halinde geliştirerek çoğu yerli krallıkların merkezinde veya önemli şehirlerde karumlar oluşturmuşlar.  Bu karumların merkezi, Kültepe’deki karum olmuş ve diğer tüm karumları buradan yönetmiş.

Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü

1925 yılında keşfedilmiş. Bölgede günümüze kadar sürdürülen arkeolojik kazılarda Asurlu tüccarların hem konakladığı hem de pazar kurduğu yaklaşık 40 civarında yerleşim yeri kaydedilmiş. Fakat günümüze kadar onlardan sadece Kaniş (Kültepe) ve Hattuš (Boğazköy) karumlarının yerleri kesin olarak tespit edilebilmiş.

Kültepe/Karum Höyüğünde ortaya çıkarılan 23 bin 500 çivi yazılı tablet, Anadolu’da bulunan ilk yazılı belgeleridir. Bu belgelerden, Anadolu insanının yazıyla ilk defa Kültepe’de tanıştığı anlaşılmaktadır.

Kültepe-Kaniş tabletleri, diğer eski merkezlerde bulunan devlet arşivlerin aksine, oldukça büyük ve kapsamlı arşivlerdir ve Anadolu ve ön Asya tarihine ışık tutmaktadır. Asur çivi yazısı ile yazılmış olan Kültepe tabletleri, çoğu ekonomik içerikli olan ve dönemin siyasi ve hukuki ilişkilerini gösteren mektuplar, senetler, mühürler ve anlaşma metinleridir. Tabletlerde Anadolu ile Asur arasında sürdürülen ticaret hakkında detaylı bilgilerin yanı sıra, borç alıp-verme, faiz, evlenme-boşanma, veraset, esir ticareti, mahkeme kararları ve yerli beylerle yapılan yazışmalar hakkında bilgiler verilmektedir. Bu tabletler ayrıca, 4 bin yıl önce Anadolu’da kadın haklarının olduğunu da yazılı olarak göstermektedir.

Dönemin tarihi ve coğrafyasına ilişkin önemli bilgiler içermekte olan Kültepe tabletleri, 2015 yılında Unesco Dünya Belleği listesine kaydedilmiştir.

Kültepe, Anadolu’nun en çok zarar görmüş höyüklerinden biridir. Arkeolojik kazı tekniklerini ve yöntemlerini bilmeyen araştırmacılar tarafından büyük ölçüde tahrip edilmiştir. 1893 ve 1894 yılları arasında E. Chantre, 1906’da H. Winckler ve H. Grothe ve 1925’de B. Hrozny’nin tablet ve eski eser bulmak için kazmış olmaları, bu tahribatın en önemli nedenleridir. Bu bilimsel olmayan kazılara ilaveten, köylülerin toprak almak için Eski Tunç Çağı tabakalarına kadar kazmaları da Tepe’nin neredeyse 1/3’lük kısmını, üzerinde çalışmaya imkân vermeyecek hale getirmiştir.

1948 yılında Türk Tarih Kurumu adına Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Profesör Doktor Tahsin Özgüç başkanlığında başlayan bilimsel kazılar günümüzde, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikri Kulakoğlu tarafından yürütülmektedir.

Kazılarda bulunan Asur, Geç Hitit, Helen, Roma, Pers ve Tabal dönemlerine ait eserler ve bulgular, başta Kayseri Arkeoloji Müzesi olmak üzere, Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi ve İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmektedir. Kültepe Kaniş/Karum Höyüğü, 2014 yılında UNESCO Dünya Miras Geçici Listesi’ne girerken, Kültepe tabletleri de 2015 yılında UNESCO Dünya Belleği Kütüğü ‘ne kaydedilmiştir.

Murat TÜZEL

CHP İstanbul İl Başkanlığı Turizmden Sorumlu Komisyon Başkanı

Şişli Kent Konseyi Turizm Komisyon Başkanı

Dünya Seyahat Gazetecileri ve Yazarları Federasyonu Üyesi

Anadolu’nun Yazıyla Tanıştığı Yer: Kültepe