Libya’da Siyasi Kriz Derinleşiyor: Seçim Kurulu Ekseninde Yeni Bir Gerilim
Libya, yıllardır süregelen iç savaşın ve siyasi bölünmüşlüğün gölgesinde, istikrar arayışını sürdürmeye çalışıyor. Ancak son günlerde yaşanan gelişmeler, ülkenin kırılgan barış ortamını bir kez daha tehdit eder nitelikte. Birleşmiş Milletler Libya Destek Misyonu (UNSMIL), ülkenin doğusundaki Temsilciler Meclisi ile batısındaki Devlet Yüksek Konseyi arasında patlak veren yeni krize dair “ciddi endişelerini” dile getirdi. Bu kez krizin merkezinde, ülkenin demokratik geleceği için hayati öneme sahip olan Libya Yüksek Seçim Kurulu’nun (HNEC) yönetimi ve yapısı üzerindeki anlaşmazlıklar yer alıyor.
Kurumsal Çatışmanın Yeni Adresi: Yüksek Seçim Kurulu
Bingazi merkezli Temsilciler Meclisi ile Trablus merkezli Devlet Yüksek Konseyi arasındaki güç mücadelesi, bugüne kadar pek çok farklı alanda kendini gösterdi. Petrol gelirlerinin paylaşımı, merkez bankası yönetimi ve yürütme organının meşruiyeti gibi konulardaki anlaşmazlıklar, şimdi de seçimlerin kilit kurumu olan Yüksek Seçim Kurulu’na sıçramış durumda.
Temsilciler Meclisi’nin, seçim kurulunun yönetimini tek taraflı adımlarla yeniden belirleme girişimi, Trablus kanadında büyük bir tepkiyle karşılandı. Devlet Yüksek Konseyi, bu adımı, 2015 yılında imzalanan Libya Siyasi Anlaşması’na (Suheyrat Anlaşması) aykırı buluyor. Anlaşmaya göre, egemen kurumların yönetim kadrolarındaki değişikliklerin iki meclisin mutabakatıyla yapılması gerekiyor. Temsilciler Meclisi’nin “oldu bitti” stratejisiyle hareket etmesi, ülkedeki güven bunalımını daha da derinleştiriyor.
Demokratik Süreç ve İstikrar Tehlikede
Birleşmiş Milletler’in yaptığı uyarı, sadece bürokratik bir prosedür hatasına işaret etmiyor; aynı zamanda ülkenin geleceğine dair duyulan derin kaygıyı yansıtıyor. Libya’da 2021 yılının sonunda yapılması planlanan ancak hukuki ve siyasi anlaşmazlıklar nedeniyle süresiz ertelenen seçimler, halkın en büyük beklentisi konumunda. Ancak seçimleri organize edecek ve yönetecek olan Yüksek Seçim Kurulu’nun tarafsızlığına ve yapısına gölge düşmesi, sandık güvenliğini ve seçim sonuçlarının meşruiyetini şimdiden tartışmalı hale getiriyor.
UNSMIL, yaptığı açıklamada bu gerilimin “ülkenin siyasi istikrarı ve demokratik süreçleri açısından olumsuz sonuçlar doğurabileceğini” vurgulayarak, tarafları itidale davet etti. Eğer seçim kurulu, siyasi pazarlıkların veya tek taraflı dayatmaların bir aracı haline gelirse, Libya’da adil ve şeffaf bir seçimden bahsetmek imkânsızlaşacaktır. Bu durum, ülkeyi yeniden silahlı çatışma riskine sürükleyebilecek tehlikeli bir siyasi boşluk yaratabilir.
Tek Çıkış Yolu: Diyalog ve Uzlaşı
Libya’daki mevcut statüko, her iki tarafın da kendi meşruiyetini iddia ettiği ancak ülkenin tamamına hükmedemediği bir “ikili iktidar” yapısını sürdürüyor. Bu düğümü çözecek tek mekanizma olan sandığın önündeki engellerin kaldırılması gerekirken, bizzat seçim kurumunun bir çatışma alanına dönüştürülmesi büyük bir paradoks oluşturuyor.
BM’nin çağrısı net: Tek taraflı adımlardan kaçınılmalı ve sorunlar diyalog yoluyla çözülmeli. Libya’da seçim sürecinin sağlıklı işleyebilmesi için, kurumsal yapıların siyasi rekabetten arındırılması ve hukuki altyapının uzlaşıyla tamamlanması şart. Aksi takdirde, Yüksek Seçim Kurulu üzerindeki bu bilek güreşi, Libya halkının demokratik iradesini bir kez daha rehin alacak gibi görünüyor.
Uluslararası toplumun da yakından takip ettiği bu süreçte, Bingazi ve Trablus arasındaki hatların yeniden diyalog zeminine çekilmesi elzemdir. Aksi halde, Libya siyaseti, çözümsüzlüğün kurumsallaştığı bir döngüde patinaj yapmaya devam edecektir.











