İsrail ile ABD arasında İran krizi üzerinden yaşanan stratejik uyumsuzluk iddiaları, Netanyahu–Trump hattında gerilimi gündeme taşıdı. İsrail’in Washington’un İran ile yürüttüğü temaslardan dışlandığı ve bilgi akışının zayıfladığı öne sürüldü. Gelişmeler, iki ülke arasındaki “eşit ortaklık” algısının zayıfladığı yönündeki yorumları güçlendirdi. 23:00 Pakistan Genelkurmay Başkanı Munir, İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile görüştü Pakistan Genelkurmay Başkanı Mareşal Asim Munir, devam eden krizi sona erdirmeye yönelik yürütülen çabalar kapsamında dün akşam geldiği Tahran’da İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile görüşme gerçekleştirdi. İran Dışişleri Bakanlığından açıklamaya göre gece geç saatlere kadar süren görüşmede, gerilimlerin tırmanmasını önlemek ve ABD ile İsrail’in İran’a dayattığı savaşı sona erdirmek için sürdürülen son diplomatik girişimler ve bölgede barış, istikrar ve güvenliği güçlendirmenin yolları hakkında görüş alışverişinde bulunuldu.
ABD Ve İsrail Arasında Çatlak Büyüyor
28 Şubat’taki İran saldırısı öncesi süreçte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, ABD Başkanı Donald Trump ile Durum Odası’nda bir araya geldiği ve ABD-İsrail ortak operasyonunun İran’ı zayıflatabileceği beklentisiyle süreci yönlendirdiği öne sürüldü. Ancak kısa süre içinde tablo tamamen değişti. İsrailli iki savunma yetkilisine göre, İsrail Trump yönetimi tarafından büyük ölçüde süreç dışında bırakıldı ve ABD ile İran arasındaki ateşkes görüşmelerinden neredeyse tamamen habersiz hale geldi. İSRAİL’E BİLGİ AKIŞI KESİLDİ İddialara göre İsrailli yetkililer, Washington–Tahran hattındaki görüşmelere dair bilgilere artık doğrudan ABD üzerinden değil, bölgesel diplomatik kanallar ve İran içindeki gözlem ağları aracılığıyla ulaşmak zorunda kaldı. New York Times gazetesini aktardığı bilgiye göre yetkililer, bu durumun İsrail açısından ciddi bir stratejik bilgi kaybı anlamına geldiğini belirtti
. NETANYAHU’NUN STRATEJİSİ SARSILDI
Netanyahu, uzun süredir İsrail kamuoyuna Trump üzerinde etkili bir lider profili çizdi ve savaş sürecinde iki liderin “neredeyse her gün görüştüğü” mesajını verdi. Ancak yeni dönemde bu anlatı zayıfladı ve İsrail ABD ile koordinasyonda geri planda kaldı.
İRAN SAVAŞINDA HEDEFLER GERÇEKLEŞMEDİ
İsrail’in savaşın başında üç ana hedef belirlediği aktarıldı:
İran’ın nükleer programını durdurmak,
İran’ın füze kapasitesini ortadan kaldırmak
Tahran yönetimi üzerindeki baskıyı artırmak.
Ancak sahadaki gelişmeler bu hedeflerin hiçbirinin tam olarak gerçekleşmediğini ortaya koydu. ABD’nin bazı diplomatik önerileri ise İran’a yönelik yaptırımların gevşetilmesi ve nükleer faaliyetlerde geçici bir moratoryum ihtimalini gündeme getirdi.
ABD–İSRAİL HATTINDA STRATEJİK AYRIŞMA
Trump yönetiminin rejim değişikliği fikrine mesafeli durduğu, özellikle enerji piyasalarındaki riskler nedeniyle ateşkes ve diplomasiye daha hızlı yöneldiği ifade edildi. Bu tablo, Washington ile Tel Aviv arasında stratejik önceliklerin belirgin şekilde ayrışmasına yol açtı.
FÜZE PROGRAMI VE YAPTIRIM ENDİŞESİ
İsrail cephesi, olası bir anlaşmanın İran’a ekonomik rahatlama sağlayarak milyarlarca dolarlık kaynak yaratabileceği ve bu kaynağın Hizbullah gibi vekil güçlere aktarılabileceği endişesini dile getirdi. Ayrıca İran’ın balistik füze programının müzakere kapsamı dışında bırakılması da Tel Aviv’de rahatsızlık yaratan başlıklar arasında yer aldı.
WASHINGTON’IN KARARLARI BELİRLEYİCİ
İsrail Savunma Bakanı İsrail Katz’ın, “Sadece ABD’den yeşil ışık bekliyoruz” sözleri dikkat çekti. Bu açıklama, askeri koordinasyonun güçlü olmasına rağmen nihai karar mekanizmasında Washington’un belirleyici rolünü bir kez daha gündeme taşıdı. Savaşın ilk dönemlerinde “eşit ortaklık” olarak tanımlanan ABD–İsrail işbirliği, zamanla değişti ve İsrail daha sınırlı bir operasyonel role itildi. İsrailli yetkililere göre bazı operasyon planlarında İsrail öneri sunmaya devam etse de, Washington’un onay sınırlarının belirleyici olduğu ve özellikle enerji altyapısına yönelik saldırılarda frene basıldığı ifade edildi. Netanyahu’nun ABD’den doğrudan bilgi alamadığı, Washington ile Tahran arasındaki temasları yalnızca dolaylı kanallardan takip ettiği belirtildi.
NETANYAHU’DAN YENİ SÖYLEM
Netanyahu’nun savaş hedeflerine ilişkin söylemini revize ettiği, “ortadan kaldırma” hedefinden “stratejik güç dengesi” vurgusuna geçtiği ifade edildi. Son açıklamalarında İsrail’in ABD ile “eşsiz ittifak” içinde bölgesel gücünü pekiştirdiğini vurgulayan Netanyahu’nun, yeni dönemde daha temkinli bir siyasi dil kullandığına dikkat çekildi.
Ayrıca İran Savunma Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi,
ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Bekayi, Washington yönetiminin İran’ın taleplerini kabul etmekten başka seçeneği olmadığını savundu.
“TRUMP DAHA FAZLA YENİLGİYLE KARŞI KARŞIYA KALABİLİR”
Bekayi, Trump yönetiminin İran’a yönelik baskı politikalarının başarısız olduğunu öne sürdü. İranlı sözcü, “Trump’ın İran’ın taleplerini karşılamaktan başka seçeneği yok, aksi takdirde daha fazla yenilgiye uğrayacak.” ifadelerini kullandı. “İRAN’IN HAKLARI TANINMALI” Tahran yönetimi, ABD’nin İran halkının taleplerini kabul etmesi gerektiğini savundu. Bekayi açıklamasında, “ABD başkanının İran halkının taleplerini kabul etmek ve İran’ın haklarını tanımaktan başka seçeneği yok.” dedi. “SAVAŞIN MALİYETİ DAHA DA ARTAR” İranlı yetkili, olası yeni bir çatışmanın hem ABD’ye hem de uluslararası topluma ağır sonuçlar doğuracağını belirtti. Bekayi, “Trump, teklifimizi kabul etmeli ve savaşın devam etmesinin Amerikan halkına ve uluslararası topluma vereceği daha fazla kayıp ve maliyetten kaçınmayı göz önünde bulundurmalıdır.” ifadelerini kullandı.
Trump Ulusal Güvenlik Ekibiyle Görüştü
Axios haber sitesi ise Trump’ın Cuma günü ulusal güvenlik ekibinin üst düzey üyeleriyle İran meselesini görüşmek üzere bir araya geldiğini duyurdu. Axios’a konuşan kaynaklar, müzakerelerde bir ilerleme kaydedilmediği takdirde Trump’ın yeni saldırıları ciddi olarak değerlendireceğini aktardı. Öte yandan İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun bu hafta başında yaptığı açıklamada, ABD veya İsrail’den gelebilecek olası yeni saldırıların çatışmayı bölgenin ötesine taşıyabileceği uyarısında bulunduğu aktarıldı. ABD’den askerlere talimat
ABD’de Donald Trump yönetiminin, İran ile diplomatik temaslar sürmesine rağmen yeni bir saldırı seçeneğini masada tuttuğu öne sürüldü. ABD basınında yer alan haberlere göre Washington’da askeri ve istihbari hareketlilik dikkat çekerken, olası operasyon senaryoları için hazırlıkların hızlandırıldığı iddia edildi.
TRUMP TATİL PLANINI İPTAL ETT,İ CBS News’te yer alan habere göre Trump, Anma Günü tatili kapsamında New Jersey’deki golf kulübüne gitme planını iptal ederek Beyaz Saray’a dönme kararı aldı. Haberde, kararın gerekçesi olarak “devlet işlerine ilişkin koşulların” gösterildiği aktarıldı.
ABD ORDUSUNDA DİKKAT ÇEKEN HAREKETLİLİK
Haberde, bazı ABD’li askeri ve istihbarat personeline gönderilen talimatlar sonrası tatil planlarının değiştirildiği veya iptal edildiği belirtildi. Savunma yetkililerinin yurt dışındaki üslerde personel geri çağırma listelerini gözden geçirdiği, Orta Doğu’daki birlik rotasyonlarının ise İran’ın olası misilleme ihtimaline karşı sürdürüldüğü kaydedildi. Uzmanlar, Washington’daki bu hareketliliğin “İran’a yönelik olası saldırı planlarının yeniden devreye alındığı” yönündeki yorumları güçlendirdiğini ifade ediyor.
ATEŞKES SONRASI GERİLİM YENİDEN TIRMANIYOR
Haberde ayrıca, ABD ile İran arasında Nisan ayında yürürlüğe giren geçici ateşkes sonrası doğrudan saldırıların büyük ölçüde durduğu ancak dolaylı müzakerelerin sürdüğü hatırlatıldı. Buna rağmen taraflar arasındaki gerilimin tamamen sona ermediği ve askeri seçeneklerin masada tutulduğu vurgulandı.
BEYAZ SARAY’DAN “TÜM SENARYOLARA HAZIRIZ” MESAJI
Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Anna Kelly, CBS News’e yaptığı açıklamada Trump’ın İran’ın nükleer silah edinmesine kesinlikle karşı olduğunu söyledi. Kelly, diplomatik görüşmelerin başarısız olması halinde Washington yönetiminin tüm senaryolara hazırlıklı olduğunu ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump, kasım ayındaki ara seçimler öncesinde ülkenin en çekişmeli seçim bölgelerinden biri olan New York’un Rockland bölgesinde Cumhuriyetçi seçmene seslendi. Konuşmasının büyük bölümünü iç politika konularını ayıran Trump, dış politika bağlamında ise İran savaşı ve Venezuela’yla ilgili yaşanan problemlere değindi. Trump, “Sadece Venezuela’da değil, Destanlı Öfke operasyonu kapsamında da savaşçılarımız, dünyanın bir numaralı devlet destekli terör hamisi olan, evet, bir numaralı devlet destekli terör hamisi İran’ın, sorun yaratmak amacıyla dünyanın dört bir yanına para göndermesine engel oluyor. Nükleer bir silaha sahip olmalarına asla müsaade edilmeyecek ve onlar da bunun gayet farkındalar.” ifadelerini kullandı. ABD ve İsrail arasında çatlak büyüyor 28 Şubat’taki İran saldırısı öncesi süreçte İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, ABD Başkanı Donald Trump ile Durum Odası’nda bir araya geldiği ve ABD-İsrail ortak operasyonunun İran’ı zayıflatabileceği beklentisiyle süreci yönlendirdiği öne sürüldü. Ancak kısa süre içinde tablo tamamen değişti. İsrailli iki savunma yetkilisine göre, İsrail Trump yönetimi tarafından büyük ölçüde süreç dışında bırakıldı ve ABD ile İran arasındaki ateşkes görüşmelerinden neredeyse tamamen habersiz hale geldi. İSRAİL’E BİLGİ AKIŞI KESİLDİ İddialara göre İsrailli yetkililer, Washington–Tahran hattındaki görüşmelere dair bilgilere artık doğrudan ABD üzerinden değil, bölgesel diplomatik kanallar ve İran içindeki gözlem ağları aracılığıyla ulaşmak zorunda kaldı. New York Times gazetesini aktardığı bilgiye göre yetkililer, bu durumun İsrail açısından ciddi bir stratejik bilgi kaybı anlamına geldiğini belirtti.
NETANYAHU’NUN STRATEJİSİ SARSILDI
Netanyahu, uzun süredir İsrail kamuoyuna Trump üzerinde etkili bir lider profili çizdi ve savaş sürecinde iki liderin “neredeyse her gün görüştüğü” mesajını verdi. Ancak yeni dönemde bu anlatı zayıfladı ve İsrail ABD ile koordinasyonda geri planda kaldı.
İRAN SAVAŞINDA HEDEFLER GERÇEKLEŞMEDİ
İsrail’in savaşın başında üç ana hedef belirlediği aktarıldı:
İran’ın nükleer programını durdurmak,
İran’ın füze kapasitesini ortadan kaldırmak Tahran yönetimi üzerindeki baskıyı artırmak. Ancak sahadaki gelişmeler bu hedeflerin hiçbirinin tam olarak gerçekleşmediğini ortaya koydu. ABD’nin bazı diplomatik önerileri ise İran’a yönelik yaptırımların gevşetilmesi ve nükleer faaliyetlerde geçici bir moratoryum ihtimalini gündeme getirdi.

ABD–İSRAİL HATTINDA STRATEJİK AYRIŞMA
Trump yönetiminin rejim değişikliği fikrine mesafeli durduğu, özellikle enerji piyasalarındaki riskler nedeniyle ateşkes ve diplomasiye daha hızlı yöneldiği ifade edildi. Bu tablo, Washington ile Tel Aviv arasında stratejik önceliklerin belirgin şekilde ayrışmasına yol açtı.
FÜZE PROGRAMI VE YAPTIRIM ENDİŞESİ
İsrail cephesi, olası bir anlaşmanın İran’a ekonomik rahatlama sağlayarak milyarlarca dolarlık kaynak yaratabileceği ve bu kaynağın Hizbullah gibi vekil güçlere aktarılabileceği endişesini dile getirdi. Ayrıca İran’ın balistik füze programının müzakere kapsamı dışında bırakılması da Tel Aviv’de rahatsızlık yaratan başlıklar arasında yer aldı. WASHINGTON’IN KARARLARI BELİRLEYİCİ İsrail Savunma Bakanı İsrail Katz’ın, “Sadece ABD’den yeşil ışık bekliyoruz” sözleri dikkat çekti. Bu açıklama, askeri koordinasyonun güçlü olmasına rağmen nihai karar mekanizmasında Washington’un belirleyici rolünü bir kez daha gündeme taşıdı. Savaşın ilk dönemlerinde “eşit ortaklık” olarak tanımlanan ABD–İsrail işbirliği, zamanla değişti ve İsrail daha sınırlı bir Tahran yönetimi üzerindeki baskıyı artırmak. Ancak sahadaki gelişmeler bu hedeflerin hiçbirinin tam olarak gerçekleşmediğini ortaya koydu. ABD’nin bazı diplomatik önerileri ise İran’a yönelik yaptırımların gevşetilmesi ve nükleer faaliyetlerde geçici bir moratoryum ihtimalini gündeme getirdi.
ABD–İSRAİL HATTINDA STRATEJİK AYRIŞMA
Trump yönetiminin rejim değişikliği fikrine mesafeli durduğu, özellikle enerji piyasalarındaki riskler nedeniyle ateşkes ve diplomasiye daha hızlı yöneldiği ifade edildi. Bu tablo, Washington ile Tel Aviv arasında stratejik önceliklerin belirgin şekilde ayrışmasına yol açtı. FÜZE PROGRAMI VE YAPTIRIM ENDİŞESİ İsrail cephesi, olası bir anlaşmanın İran’a ekonomik rahatlama sağlayarak milyarlarca dolarlık kaynak yaratabileceği ve bu kaynağın Hizbullah gibi vekil güçlere aktarılabileceği endişesini dile getirdi. Ayrıca İran’ın balistik füze programının müzakere kapsamı dışında bırakılması da Tel Aviv’de rahatsızlık yaratan başlıklar arasında yer aldı.
WASHINGTON’IN KARARLARI BELİRLEYİCİ
İsrail Savunma Bakanı İsrail Katz’ın, “Sadece ABD’den yeşil ışık bekliyoruz” sözleri dikkat çekti. Bu açıklama, askeri koordinasyonun güçlü olmasına rağmen nihai karar mekanizmasında Washington’un belirleyici rolünü bir kez daha gündeme taşıdı. Savaşın ilk dönemlerinde “eşit ortaklık” olarak tanımlanan ABD–İsrail işbirliği, zamanla değişti ve İsrail daha sınırlıbir operasyonel role itildi. İsrailli yetkililere göre bazı operasyon planlarında İsrail öneri sunmaya devam etse de, Washington’un onay sınırlarının belirleyici olduğu ve özellikle enerji altyapısına yönelik saldırılarda frene basıldığı ifade edildi. Netanyahu’nun ABD’den doğrudan bilgi alamadığı, Washington ile Tahran arasındaki temasları yalnızca dolaylı kanallardan takip ettiği belirtildi.
NETANYAHU’DAN YENİ SÖYLEM
Netanyahu’nun savaş hedeflerine ilişkin söylemini revize ettiği, “ortadan kaldırma” hedefinden “stratejik güç dengesi” vurgusuna geçtiği ifade edildi. Son açıklamalarında İsrail’in ABD ile “eşsiz ittifak” içinde bölgesel gücünü pekiştirdiğini vurgulayan Netanyahu’nun, yeni dönemde daha temkinli bir siyasi dil kullandığına dikkat çekildi.











