Suriye’de Tarihi Devrim
Cumhurbaşkanı Şara “İnkar Politikasını” Bitirdi, Kürtlere Vatandaşlık ve Kimlik İadesi!
Suriye’nin siyasi tarihinde yeni bir sayfa açılıyor. Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, yayımladığı tarihi kararname ile on yıllardır “yok sayılan” veya “ikinci sınıf” muamelesi gören Kürt nüfusu için devrim niteliğinde adımlar attı. Kararname ile Kürt kökenli vatandaşların “Suriye halkının asli ve ayrılmaz bir parçası” olduğu resmen devlet kayıtlarına geçerken, dillerinin ulusal kimliğin bir zenginliği olduğu vurgulandı. En somut adım ise “vatansız” statüsündeki tüm Kürtlere kayıtsız şartsız vatandaşlık hakkının tanınması oldu.
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, ülkenin iç savaş ve bölünmüşlükle geçen yıllarının ardından, toplumsal yaraları sarmak adına en cesur hamlesini yaptı. Şam Sarayı’ndan yayımlanan kararname, ülkenin kuruluşundan bu yana hakim olan katı “Arap Ulus Devleti” doktrinini, “Çoğulcu Suriye” anlayışıyla revize ediyor.
Kararnamenin dili, geçmişteki “Kürt Kemeri” ve asimilasyon politikalarının resmi olarak reddedildiği (tekzip edildiği) anlamına geliyor. Şara, Kürtleri bir “azınlık” veya “sorun” olarak değil, devletin kurucu unsurlarından biri olarak tanımlayarak, ülkenin kuzeyindeki gerilimi düşürmeyi hedefliyor.
“Maktum” ve “Ecanib” Sorunu Tarihe Karışıyor
Kararnamenin sahadaki en büyük etkisi, hukuki statüde yaşanacak. Suriye’de on binlerce Kürt, yıllardır “Ecanib” (Yabancılar) veya “Maktum” (Kaydedilmemişler) statüsünde yaşıyordu. Bu insanlar ne pasaport alabiliyor, ne mülk edinebiliyor ne de devlet memuru olabiliyordu.
Cumhurbaşkanı Şara’nın talimatıyla:
Suriye topraklarında yaşayan her Kürt birey, Suriye Arap Cumhuriyeti Vatandaşı kimliğine sahip olacak.
Geçmişe dönük hak mahrumiyetleri giderilecek.
Eğitimden sağlığa kadar tüm kamu hizmetlerine erişim “eşit vatandaş” statüsünde sağlanacak.
Dilsel Kimlik: “Tehdit Değil, Zenginlik”
Kararnamenin en dikkat çekici maddelerinden biri de dil ve kültür üzerine. Kürtçenin “Suriye’nin ulusal kimliğinin ayrılmaz bir parçası” olarak tanımlanması, kamusal alanda Kürtçenin üzerindeki baskıların kalkacağının sinyali.
Analistler, bu adımın ilerleyen süreçte Kürtçenin okullarda seçmeli ders olarak okutulması veya yerel yönetimlerde kullanılmasının önünü açabileceğini belirtiyor. Şara yönetimi, dilsel çeşitliliği bir “bölünme tehdidi” olarak değil, Suriye’yi bir arada tutacak bir “kültürel çimento” olarak görüyor.
Şara’nın Stratejisi: İç Barış ve Bütünlük
Ahmed Şara’nın bu hamlesi, sadece insani bir jest değil, aynı zamanda yüksek bir siyasi strateji ürünü.
Bölünmeyi Önlemek: Kürt nüfusu “Suriye Çatısı” altına çekerek, ülkenin kuzeyindeki fiili özerk yapıları veya ayrılıkçı eğilimleri, “entegrasyon” yoluyla merkeze bağlamak.
Toplumsal Sözleşme: İç savaştan yorgun çıkan halka, “Artık kimsenin dışlanmadığı yeni bir Suriye kuruyoruz” mesajı vermek.
Gelecek Vizyonu
Ahmed Şara’nın bu kararnamesi, kağıt üzerinde kalmayıp bürokrasi tarafından tam olarak uygulanırsa, Orta Doğu’daki etnik fay hatlarında büyük bir iyileşme sağlayabilir. Şam yönetimi, Kürt vatandaşlarını kucaklayarak, ülkenin toprak bütünlüğünü silahla değil, “vatandaşlık bağıyla” koruma yolunu seçmiş görünüyor. Suriye pasaportunu cebine koyan her Kürt genci, ülkenin normalleşme sürecinin en büyük teminatı olacaktır.









