Savaşın Kokusu ‘Mozzarella’yla Geldi: Washington’da Fırınlar Yandı, ‘Pizza Endeksi’ Rekor Kırdı
Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun tutuklanması ve Beyaz Saray’ın ülke yönetimine el koyduğunu açıklamasıyla dünya sarsılırken, krizin merkez üssü Washington D.C.’de gözler çok daha sıradan bir göstergeye, pizzacılara çevrildi.
Son 48 saattir, ABD savunma ve istihbarat kurumlarının (Pentagon, CIA, Beyaz Saray) çevresindeki pizza restoranlarında yaşanan olağanüstü sipariş trafiği, Soğuk Savaş döneminden kalma bir efsaneyi, “Pizza Endeksi”ni (Pizza Meter) yeniden küresel gündeme taşıdı. Sosyal medyadaki açık kaynak istihbarat (OSINT) toplulukları, Venezuela’daki askeri hareketlilikten saatler önce Washington’daki pizza siparişlerinde yaşanan patlamayı, “operasyonun en lezzetli ve kesin delili” olarak yorumluyor.
Google Haritalar ve Teslimat Uygulamalarıyla “Savaş Takibi”
Eskiden gazetecilerin Pentagon otoparkındaki araçları sayarak anlamaya çalıştığı kriz anları, dijital çağda yerini veri madenciliğine bıraktı. Venezuela krizinin patlak vermesinden hemen önce, sosyal medya platformu X ve Reddit üzerindeki kullanıcılar, Arlington (Pentagon’un bulunduğu bölge) ve Langley’deki (CIA merkezi) popüler pizza zincirlerinin Google Haritalar verilerini paylaştı.
Normalde sakin olması gereken gece yarısı saatlerinde, bu şubelerin “Normalden daha yoğun” (Busier than usual) uyarısı vermesi, dikkatli gözlerden kaçmadı. İddiaya göre, “Pasifik Fırtınası” operasyonunun düğmesine basılmadan saatler önce, Pentagon’a yakın bir Domino’s şubesinde ve Beyaz Saray personeline hizmet veren restoranlarda sipariş hacmi yüzde 300 artış gösterdi.
Dijital dedektifler, bu verileri “yaklaşan bir fırtınanın habercisi” olarak yorumladı ve haklı çıktı. Maduro’nun tutuklandığı haberi ajanslara düştüğünde, Washington’daki bürokratlar çoktan üçüncü dilim pizzalarını yiyordu.
Frank Meeks Efsanesi: “Pizza Asla Yalan Söylemez”
Bu fenomenin kökleri 1990’ların başına, Soğuk Savaş’ın sonuna ve Körfez Savaşı’na dayanıyor. Washington’da 45’ten fazla Domino’s şubesinin sahibi olan Frank Meeks, o dönemde gazetecilere verdiği demeçte tarihi bir tespitte bulunmuştu: “Büyük bir kriz kapıdayken, Beyaz Saray ve Pentagon’a yapılan teslimatlar tavan yapar.”
Meeks, bunu “Pizza Endeksi” olarak adlandırmıştı. Mantığı basitti: Bir askeri operasyon veya diplomatik kriz planlanıyorsa, devlet memurları evlerine gidemez, kantinler o saatte kapalıdır ve gergin ortamda en hızlı, en doyurucu çözüm pizzadır. Meeks, Körfez Savaşı’nın başladığı geceyi, Panama işgalini ve Grenada harekatını sadece sipariş fişlerine bakarak tahmin ettiğini öne sürmüştü.
Meeks’in “CIA ofisine giden pizzaların üzerindeki malzemeler bile değişiyor, kriz anında daha bol malzemeli istiyorlar” sözü, şehir efsanesi olarak Washington sözlüğüne girmişti. Bugün yaşananlar, Meeks’in teorisinin 2026 yılında bile, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, insan faktörü (açlık ve stres) nedeniyle geçerliliğini koruduğunu gösteriyor.
Venezuela Krizi ve “Gece Vardiyası”
Venezuela’ya yönelik “Pasifik Fırtınası” operasyonu ve Trump’ın “vesayet” ilanı, Washington bürokrasisi için devasa bir iş yükü anlamına geliyordu. Dışişleri Bakanlığı’nda (Foggy Bottom) diplomatik notaların hazırlanması, Pentagon’da (The Building) askeri lojistiğin planlanması ve CIA karargahında sahadaki ajanların koordinasyonu, binlerce personelin günlerce uykusuz kalmasına neden oldu.
Yerel kaynaklar, son üç gecedir Arlington bölgesindeki motokuryelerin durmaksızın Savunma Bakanlığı yerleşkesine giriş çıkış yaptığını doğruluyor. Bir pizza zinciri müdürü, ismini vermeden yaptığı açıklamada, “Normalde bir haftada sattığımız ‘Büyük Boy Pepperoni’yi son 24 saatte sattık. Müşterilerin kim olduğunu sormuyoruz ama takım elbiseli ve üniformalı olduklarını biliyoruz” diyerek durumu özetledi.
OPSEC Zaafiyeti mi, Kaçınılmaz Sonuç mu?
Pizza Endeksi’nin yeniden gündeme gelmesi, modern savaşlarda “Operasyonel Güvenlik” (OPSEC) tartışmalarını da beraberinde getirdi. Dünyanın en gelişmiş ordusunun, şifreli haberleşme ağlarını ve siber güvenlik duvarlarını kullansa da, “açlık” gibi basit bir insani ihtiyaç üzerinden ifşa olması ironik bulunuyor.
Uzmanlar, Pentagon’un geçmişte bu durumu önlemek için bazı dönemlerde dışarıdan yemek siparişini yasakladığını veya siparişlerin farklı adreslere yönlendirildiğini hatırlatıyor. Ancak Venezuela krizi gibi aniden gelişen ve çok büyük çaplı organizasyon gerektiren durumlarda, bu tür protokollerin gevşediği ve önceliğin personelin karnını doyurarak “savaş odasında” tutmak olduğu belirtiliyor.
Sosyal Medyanın “Kahin” Merakı
Bu teorinin sosyal medyada bu denli popüler olmasının sosyolojik bir boyutu da var. Karmaşık jeopolitik analizler, askeri stratejiler ve diplomatik manevralar halk için bazen anlaşılmaz olabilirken; “pizza siparişi” herkesin anlayabileceği somut ve basit bir gösterge sunuyor. İnsanlar, dünyanın kaderini belirleyen kararların alındığı o kapalı kapıların ardında, kendileri gibi stresliyken pizza yiyen insanların olduğunu bilmekten garip bir tatmin duyuyor.
Sonuç olarak; Washington’da fırınlar soğumadan, dünyanın ısınmaya devam edeceği kesin. Venezuela’daki ateş sönene kadar, “Pentagon Pizza Endeksi”nin ibresi “Yüksek Risk” ve “Bol Malzemos” seviyesinde kalmaya devam edecek gibi görünüyor.











