USD43,17
%0.100
EURO50,38
%0.060
EURO/USD1,17
%-0.04
BIST12.254,83
%0.00
Petrol64,03
%-0.28
GR. ALTIN6.360,13
%-0.12
BTC3.938.713,82
%-0.45773741296288
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Erden Aktoğu
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Son Kurban Fenerbahçe Oldu…

Son Kurban Fenerbahçe Oldu…

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Fenerbahçe’de beklenen son geldi ve Jose Mourinho dönemi kapandı. Benfica karşısında kaybedilen Şampiyonlar Ligi play-off turunun ardından Sarı Lacivertliler yoluna Avrupa Ligi’nde devam edecek. Bu sonuç, faturanın teknik adama kesilmesini kaçınılmaz hale getirdi. Aslında bu ayrılık, kimse için büyük bir sürpriz değildi. Daha en başından itibaren sinyalleri görülen bir kopuşun, sadece gecikmiş bir finaliydi.

Elbette Mourinho’nun kariyerine bir lafım yok. Avrupa’nın üç büyük kupasını da kaldırmış, futbol tarihine damga vurmuş bir teknik adamdan bahsediyoruz. Porto ile yaptığı çıkış, Chelsea’de yazdığı başarı hikâyeleri, Inter ile zirveye çıktığı o unutulmaz Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ve Real Madrid’de Barcelona hegemonyasına karşı verdiği mücadele… Bütün bunlar, “Special One” yani “Özel Biri” unvanını neden aldığını fazlasıyla kanıtlıyor. Ancak zamanın gerçeğini görmezden gelmek de mümkün değil. Mourinho artık o eski günlerinden uzakta; hırslı, yeni şeyler öğrenmeye açık ve enerjisi yüksek bir teknik direktör profili çizemiyor. Doyuma ulaşmış, futbolda her şeyi tatmış bir teknik adamın yeniden heyecan yaratması kolay değil.

Oysa Fenerbahçe’nin ihtiyacı tam da bu noktada bambaşkaydı. Sarı Lacivertliler’in yolu, aç, hırslı, kendini kanıtlamaya çalışan ama başarıya duyduğu iştahı hiç kaybetmemiş bir teknik direktörle kesişmeliydi. Mourinho, geldiği her kulüpte kupa kazanmasına karşın, çoğunlukla kovularak ayrılan ve bu ayrılıklardan astronomik tazminatlar kazanan bir isim olarak anılıyor. Chelsea’den iki farklı dönemde toplam 30.5, Real Madrid’den 17, Manchester United’dan 17, Tottenham’dan 18, Roma’dan 3 milyon sterlin… Ve şimdi bu zincire Fenerbahçe eklendi. Toplamda 85 milyon 500 bin sterlinlik bir tazminat bilançosu, artık onun kariyerinin en çarpıcı parçası haline gelmiş durumda.

Profesyonel futbolun doğasında sözleşmeler, ayrılıklar, tazminatlar var tabii ki. Bunda şaşılacak bir durum yok. Fakat söz konusu Mourinho olduğunda iş nedense bir ‘gelir modeli’ne dönüşüyor adeta. Kazandığı kupalar kadar, kovulduğu kulüplerden aldığı tazminatlarla da gündeme gelmek, “Özel Biri” unvanına daha farklı bir anlam yüklüyor. Bu durum, futbol dünyasında başarıyla birlikte hayal kırıklıklarının da onun ayrılmaz bir parçası olduğunu gösteriyor.

Üstelik Fenerbahçe yönetimi, ona kadro kalitesi açısından oldukça ciddi bir imkân sundu. Transferlere ayrılan bütçe, taraftarın sabrı ve yönetimin arkasında duruşu, Mourinho’nun elini güçlendiren unsurlardı. Buna rağmen Portekizli teknik adam ne oyunda istikrar sağlayabildi ne de kritik maçlarda fark yaratabildi. Fenerbahçe’nin başında çıktığı altı derbinin hiçbirinden galibiyet çıkaramaması, taraftarın olduğu kadar yönetimin de sabrını taşırdı. Dahası, geçen sezonun en formda oyuncularından İrfan Can Kahveci ve İsmail Yüksek gibi isimleri küstürerek kadro dengesini de bozdu. Oyun planındaki karmaşa, saha içi liderlik eksikliği ve oyuncular arasındaki uyumsuzluk, sezonun her bölümüne damga vurdu.

Sonuç olarak, büyük umutlarla başlayan bu birliktelik, umulandan çok daha kısa sürede noktalandı. Mourinho için Fenerbahçe defterine yazılan bu satır, kariyerinde yeni bir hayal kırıklığı olarak kayda geçti. Sarı Lacivertli camia ise bu deneyimden, büyük isimlerin her zaman doğru tercih olmadığını bir kez daha görmüş oldu. “Özel Biri” ifadesi artık Fenerbahçe taraftarının gözünde yalnızca bir unvan değil; aynı zamanda pahalı bir tecrübenin, boşa giden zamanın ve yitirilen umutların sembolü olacak.

Hoşça kalın…

Son Kurban Fenerbahçe Oldu…
+ -