USD43,17
%0.100
EURO50,38
%0.060
EURO/USD1,17
%-0.04
BIST12.254,83
%0.00
Petrol64,03
%-0.28
GR. ALTIN6.360,13
%-0.12
BTC3.938.713,82
%-0.45773741296288
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Erden Aktoğu
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Hayata Dair Gerçekler: Sevinç, Umut ve Gözyaşı

Hayata Dair Gerçekler: Sevinç, Umut ve Gözyaşı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Sporun bizlere sunduğu en güzel şey nedir biliyor musunuz? Aynı anda hem sevincin zirvesini, hem de hüznün dibini yaşatabilmesi… İşte geçtiğimiz hafta, tam da böyle bir tabloyla karşı karşıya kaldık. Filede coşup göklere çıktık, parkede umutla yürüdük ama futbolda ağır bir darbeyle sarsıldık.

Haydi gelin, pozitif bir ayrıcalık yapalım ve voleybol ile başlayalım… ‘Filenin Sultanları’ sadece bir voleybol takımı değil; bir ülkenin hayallerini omuzlarında taşıyan bir gurur abidesi tadında artık. Dünya Şampiyonası çeyrek finalinde Amerika’yı devirdiler, ardından Ferhat Akbaş’ın hocalığını yaptığı Japonya karşısında da aynı kararlılıkla savaşıp finale adlarını yazdırdılar. İlk kez çıktığımız bir Dünya Şampiyonası finalinde İtalya önünde kaybedilen karar setiyle altın elimizden trajik bir şekilde kayıp gitti.

Ancak inanın ki, o gümüş madalya bizim için en az o kaçırdığımız altın kadar değerli. Yani çok çok çok kıymetli… Çünkü bu yolculuk, sadece filede kazanılan sayılardan ibaret değil, azmin, inancın, alın terinin ve “Biz de yaparız” diyen yüreklerin destansı öyküsüydü.

Başarıda emeği olan herkesi ayakta alkışlamak gerek: Federasyon Başkanı Mehmet Akif Üstündağ, teknik direktör Daniele Santarelli ve tabii ki formalarını yürekleriyle ıslatan o pırıl pırıl kızlarımız… Onlar bize sadece bir madalya değil, bir ülkenin geleceğine dair umut da armağan ettiler. Şimdi yeni hedef belli: 2028 Los Angeles Olimpiyatları. Biz inanıyoruz ki o gün, kürsünün en üst basamağına çıkacaklar.

Basketbolda da başarılı performansımızın şarj ettiği umut ışıkları yanıyor. ‘12 Dev Adam’ tam 16 yıl sonra yeniden çeyrek final heyecanı yaşıyor. EuroBasket 2025’te grubu lider tamamladılar, hem de Sırbistan gibi bir devi yenerek. İsveç engelini de geçip Polonya ile eşleştiler. Yine muhteşem bir basketbol şöleninin ardından 91-77’lik galibiyet, **‘12 Dev Adam’**ı, tam 24 yıl sonra yarı finale taşımaya yetti.

Şimdi mutlu sona ulaşmamız için önümüzde iki sınav daha var. Bunlardan ilki, Litvanya’yı turnuva dışına iterek yarı finaldeki rakibimiz Yunanistan. Komşuyla Cuma günü oynayacağımız maçı kazanarak, 14 Eylül akşamı oynanacak finale adımızı yazdırıp, tarihimizin ilk Avrupa Şampiyonluğu için ter akıtacağız…

‘12 Dev Adam’ın parkedeki her adımı, yıllardır özlenen o mücadele ruhunun geri geldiğini ortaya koyuyor. Kim bilir, belki de Riga’daki finalde nesillerde nesillere aktarılacak bir destan yazılır inşallah.

Veeee gelelim futbola efendim… İşte maalesef, ‘Bizim Çocuklar’ burada kalem biraz ağırlaşıyor… 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri E Grubu serüvenine, yüzümüzü güldüren Gürcistan deplasmanındaki 3-2’lik galibiyetle başlayan A Milli Futbol Takımımızla gülen yüzümüz, İspanya karşısında alınan ağır yenilginin utancıyla adeta kıpkırmızı oldu.

6-0’lık tarihe geçecek hezimet hepimizi yerle bir etti. Yenen yarım düzine gol sonrasında, tribünde gözyaşlarını tutamayan çocukları gördükçe, aslında bu oyuna ne kadar derin bir toplumsal duyguyla bağlı olduğumuzu bir kez daha algıladım.

Futbol, bu ülkenin moral kaynağıdır. Bu gerçeği asla yadsıyamayız. Kaybedince sadece sahada değil, hayatın her detayında sendromlar yaşayan bir toplumuz. Neyse, olayı daha fazla didiklemeyip, bu noktada olması gerekenden söz edelim dilerseniz.

Montella ve oyuncularının artık tek yapması gereken şey, bu ağır kâbusu acilen unutup, Ekim ayında gideceğimiz Bulgaristan deplasmanı ve içerideki Gürcistan maçlarını kazanarak İspanya yenilgisinin izlerini silmek olmalı. Çünkü Türk Milletinin onlardan beklentisi büyük…

Evet, tüm bunların ışığında sözün özü; bu hafta bize sporun gerçeğini bir kez daha hatırlattı: Sevinç de, gözyaşı da, umut da aynı potada eriyip hayatımıza dokunan bir gerçeklik… Ve iyi ki de öyle biliyor musunuz? Çünkü spor, tam da bu yüzden vazgeçilmez unsur hepimizin yaşamında.

Haydi, kalın sağlıcakla…

Hayata Dair Gerçekler: Sevinç, Umut ve Gözyaşı
+ -