Emirgan Lale Müzesi̇’nde Çok Katmanlı Bir Estetik Yolculuk “Lalezar”
İstanbul’un tarih ve doğayla kucaklaştığı en nadide köşelerinden biri olan Emirgan Korusu, bu kez kışın soğuk günlerini sanatın sıcaklığıyla ısıtan çok özel bir sergiye ev sahipliği yapıyor. İstanbul Lale Vakfı bünyesinde faaliyet gösteren ve kentin kültürel hafızasında önemli bir yer edinen Lale Müzesi, genç kuşak sanatçıların özgün ve güncel üretimlerini sanatseverlerle buluşturan “Lalezâr” başlıklı görsel sanatlar serisinin ilk edisyonuna kapılarını açtı.
Sanatın sadece izlenen değil, deneyimlenen bir olgu olduğuna inanan bir vizyonla hayata geçirilen bu proje, küratör Dr. Gizem Pamukçu’nun titiz seçkisiyle şekillendi. 26 Aralık 2025 Cuma günü, saat 17.30 – 19.30 arasında gerçekleşen özel önizleme (preview) davetiyle sanat dünyasına “merhaba” diyen sergi, hem konseptiyle hem de katılımcı profiliyle İstanbul’un kültür-sanat gündemine hızlı bir giriş yaptı.
“Lalezâr”: Ortak Bir Estetik Bahçesi
Serginin başlığı olan ve Farsça kökenli olup “Lale Bahçesi” anlamına gelen “Lalezâr”, bu projede sadece bir isimden ibaret değil; aynı zamanda güçlü bir metafor olarak karşımıza çıkıyor. Sergi, farklı disiplinlerden, farklı tekniklerden ve farklı bakış açılarından beslenen üretimlerin, tıpkı bir bahçedeki çiçekler gibi yan yana, ahenk içinde var olabildiği ortak bir estetik alanı temsil ediyor.
Dr. Gizem Pamukçu’nun küratöryal çerçevesini çizdiği sergi, genç kuşak sanatçıların geliştirdiği eserlerin bir araya gelmesini ve birbirleriyle, mekanla ve izleyiciyle organik bir etkileşim kurmasını sağlıyor. Sergide yer alan her bir eser, kendi estetik ve kavramsal dilini korurken, bu “yan yanalık” hali sergi mekânında bütünlüklü, akışkan ve çok katmanlı bir deneyim yaratıyor. Böylelikle Lalezâr; sanat, mimari ve estetik deneyimin yoğunlaştığı, izleyiciyi içine çeken çağdaş bir sergi metaforu olarak öne çıkıyor. Genç sanatçıların üretimlerindeki tazelik ve cesaret, Lale Müzesi’nin tarihi dokusuyla birleşerek ziyaretçilere zamanlar arası bir yolculuk vaat ediyor.
Cemiyet, Spor ve Sanat Dünyası Emirgan’da Buluştu
26 Aralık 2025 akşamı gerçekleşen açılış kokteyli, İstanbul’un iş, sanat, siyaset ve spor camiasının önde gelen isimlerini bir araya getirdi. Sanatın birleştirici gücünün en somut örneğinin yaşandığı gecede, davetliler genç sanatçıların eserlerini yakından inceleme ve sanatçılarla sohbet etme imkanı buldu.
Açılışa katılan isimler arasında cemiyet hayatının sevilen simalarından Hülya Kalyoncu ve Canan Yolaç dikkat çekerken; spor dünyasının efsane isimleri İlker Yağcıoğlu, Ogün Temizkanoğlu ve Şener Türkmenoğlu da sanata destek vermek için oradaydı. Ayrıca Yakup Kuriş, Eray Dinç, Ufuk Ünal, Erdem Dereli, İsmail Ateş, Tarkan Bali, Lütfü Kaptanoğlu, Deha Çun ve Oğuz Ercan gibi farklı sektörlerden tanınmış simaların katılımı, gecenin enerjisini yükseltti. Farklı alanlardan katılımın bu denli yoğun olması, serginin disiplinler arası ve kapsayıcı yapısını destekleyen, sanatın toplumun her kesimine hitap ettiğini kanıtlayan önemli bir buluşma ortamı oluşturdu.
Genç Kuşağın Güçlü Sesi: 18 Sanatçı, Tek Sergi
Lale Müzesi’nin ev sahipliği yaptığı bu ilk edisyon, sanat dünyasına yeni soluklar kazandırmayı hedefliyor. Sergide, her biri kendi alanında özgün işlere imza atan 18 genç sanatçı yer alıyor. Resimden heykele, dijital sanattan enstalasyona kadar geniş bir yelpazede üretim yapan bu isimler, Lalezâr’ın rengarenk dokusunu oluşturuyor.
Sergide eserleri yer alan sanatçılar şu şekilde sıralanıyor: Abdullah Meşe, Abdulaziz Özdemir, Aydın Biçen, Burak Boyraz, Deniz Derin Akıncı, Elif Garipoğlu, Emir Furkan Tekkalmaz, Emir Yasin Yağmurca, İdil Kibaroğlu, İpek Yücesoy, Irmak Şahin, Mehmet Akan, Melike Kılıç, Ömer Uğuş, Sesil Beatrice, Şevval Konyalı, Umut Can Aslan ve Yaren Yivli.
Bu genç yeteneklerin eserleri, 7 Ocak 2026 tarihine kadar Lale Müzesi’nde sanatseverlerin ziyaretine açık olacak. Sergi, hem koleksiyonerler için yeni yetenekleri keşfetme fırsatı sunuyor hem de sanat izleyicisine güncel sanatın nereye evrildiğine dair ipuçları veriyor.
Lale Müzesi: Botanikten Sanata Uzanan Bir Kültür Köprüsü
Sergiye ev sahipliği yapan mekanın kimliği de en az sergi kadar önem taşıyor. İstanbul’un simgesi laleyi, kültürel ve sanatsal bir değer olarak yaşatmak amacıyla İstanbul Lale Vakfı Başkanı Salih Arslan’ın öncülüğünde kurulan Lale Müzesi, sadece bir sergileme alanı değil, yaşayan bir kültür kampüsü olarak faaliyet gösteriyor.
Müzenin vizyonunu anlatan Müze Müdürü Ali Cantürk, kurumun kültür ve eğitim odaklı yapısına dikkat çekiyor. Cantürk, müzenin lalelerin botanik özelliklerinden görsel ve eğitsel sunumlara, etnografik objelerden nadide görsel materyallere uzanan son derece zengin bir içeriğe sahip olduğunu belirtiyor. Müze bünyesinde yer alan sergi ve fotoğraf salonları, araştırmacılar için kaynak sunan kütüphane ve her yaştan ziyaretçiye hitap eden uygulamalı eğitim alanları, Lale Müzesi’ni ziyaretçilerine çok yönlü bir kültürel buluşma noktası olarak sunuyor.
Lalezâr sergisi, müzenin bu çok yönlü misyonunun bir parçası olarak, doğanın estetiği ile insan elinden çıkan sanatın estetiğini aynı çatı altında buluşturarak İstanbul’un kültür haritasında parlayan bir yıldız olmaya devam ediyor.











