USD43,06
%0.050
EURO50,43
%-0.120
EURO/USD1,17
%-0.17
BIST11.498,38
%0.00
Petrol60,82
%0.12
GR. ALTIN6.090,39
%1.64
BTC3.990.977,18
%2.01
İstanbul
Ankara
İzmir
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Aksaray
Amasya
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkâri
Hatay
Iğdır
Isparta
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
  1. Haberler
  2. Dünya
  3. Caracas’tan Washington’a ‘Bağımsızlık’ Resti

Caracas’tan Washington’a ‘Bağımsızlık’ Resti

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Caracas “Sömürge Olmayacağız, Tek Başkan Maduro’dur”

Venezuela’da devlet hiyerarşisinin zirvesi, tarihin en büyük kırılma anlarından birini yaşarken; Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun ABD tarafından tutuklanıp New York’a götürülmesinin ardından oluşan sessizliği, Devlet Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez bozdu.

Washington’ın ülkeyi fiilen “ABD vesayeti” altına aldığını açıklaması ve Amerikan petrol şirketlerinin ülkeye giriş yapacağını duyurması üzerine, Miraflores Sarayı’nın balkonundan değil, güvenli bir “direniş noktasından” ulusa seslenen Rodriguez, Beyaz Saray’a meydan okudu. Rodriguez’in açıklamaları, Maduro’nun yokluğunda hükümetin teslim bayrağını çekmeyeceğini, aksine sürecin bir “ulusal kurtuluş savaşına” evrileceğini gösteriyor.

“Burası Teksas Değil, Bolívar’ın Toprağıdır”

Delcy Rodriguez, Donald Trump’ın “Venezuela’nın yönetimi ABD sorumluluğundadır” şeklindeki doktrin ilanına karşı, Bolivarcı devrimin anti-emperyalist kodlarını kullandı. Oldukça sert ve kararlı bir tonla konuşan Rodriguez, şu tarihi ifadeleri kullandı:

“Washington’daki efendiler duysun; Venezuela, hiçbir ülkenin arka bahçesi veya sömürgesi olmayacaktır. Burası Teksas değildir, burası Simon Bolívar’ın özgürleştirdiği topraklardır. Bizim tek bir Devlet Başkanımız vardır, o da şu an emperyalistlerin zindanında onuruyla direnen Nicolás Maduro’dur.”

Bu açıklama, Caracas yönetiminin, ABD’nin atayacağı herhangi bir geçiş hükümetini veya kayyum heyetini tanımayacağının, Maduro’yu hâlâ “görevdeki meşru lider” olarak kabul ettiğinin resmi ilanı oldu.

“Petrol İçin Geldiniz, Ateşle Karşılaşacaksınız”

Rodriguez’in hedefindeki bir diğer konu, Trump’ın “Petrol kuyularını ABD şirketleri onaracak” vaadiydi. Venezuela Başkan Yardımcısı, bu hamleyi “21. yüzyılın en büyük korsanlık faaliyeti” olarak nitelendirdi.

Halka ve orduya seslenen Rodriguez, ülkenin doğal kaynaklarının yabancı şirketler tarafından “yağmalanmasına” izin vermeyeceklerini belirtti. “Güneşin Karteli yalanıyla liderimizi kaçıranlar, asıl niyetlerini 24 saat geçmeden itiraf ettiler: Petrol. ExxonMobil’in tankerleri kıyılarımıza yanaşabilir ama o kuyulardan petrol değil, halkın öfkesi fışkıracaktır” diyen Rodriguez, petrol sahalarının gerekirse sabote edilebileceği veya “vatan savunması” hattına dönüştürüleceği imasında bulundu.

Anayasal Kriz ve “Direniş Hükümeti”

Maduro’nun fiziken ülkede olmaması, Venezuela’da derin bir anayasal krizi de beraberinde getirdi. Anayasaya göre Devlet Başkanı’nın yokluğunda yetkilerin Başkan Yardımcısı’na geçmesi gerekiyor. Ancak Rodriguez, Maduro’nun görevden alınmadığını, “kaçırıldığını” savunarak, kendisini “Geçici Başkan” olarak değil, “Maduro adına ülkeyi yöneten vekil” olarak konumlandırıyor.

Bu strateji, içerideki sadakati diri tutmak için hayati önem taşıyor. Eğer Rodriguez kendisini başkan ilan ederse, bu Maduro’nun devrildiğini kabul etmek anlamına gelebilir. Bu nedenle hükümet, şu an bir “Sürgün Hükümeti” mantığıyla, ancak kendi topraklarında “Direniş Hükümeti” olarak faaliyet gösteriyor.

Ordunun Tavrı: Kilit Soru

Rodriguez’in bu sert çıkışlarının sahada karşılık bulabilmesi için en kritik faktör, Venezuela Silahlı Kuvvetleri’nin (FANB) tavrı. Şu ana kadar Genelkurmay’dan “birlik ve sadakat” mesajları gelse de, ABD’nin ordu komutanlarına “güvenli çıkış” ve “dokunulmazlık” teklif ettiği biliniyor.

Rodriguez, konuşmasında askerlere de seslenerek, “Üniformanızdaki onur, Amerikan dolarından daha değerlidir. Komutanınızı (Maduro) düşmana teslim etmeyin” çağrısı yaptı. Analistler, önümüzdeki 48 saatin ordunun bütünlüğü açısından kader belirleyici olacağını vurguluyor.

Sokaklarda Çift Başlılık

Delcy Rodriguez’in açıklamaları, Caracas sokaklarında tansiyonu daha da yükseltti. Maduro yanlısı “Colectivos” (silahlı sivil gruplar), Rodriguez’in çağrısıyla mahallelerde barikatlar kurarak “yabancı işgaline” karşı hazırlık yapıyor. Diğer yanda ise muhalefet, ABD’nin müdahalesini bir “kurtuluş” olarak görüp kutlamalar yapıyor.

Venezuela, şu an iki farklı gerçekliği yaşıyor: Bir yanda Washington’ın ilan ettiği “yeni düzen”, diğer yanda Rodriguez’in liderlik ettiği ve “sonuna kadar direniş” diyen “eski düzen”.

Diplomasi Bitti, Saha Konuşuyor

Delcy Rodriguez’in resti, krizin masa başında çözülmeyeceğini, Venezuela’nın bir süre daha çatışma ve kaosla anılacağını gösteriyor. ABD’nin “sömürge valisi” edasıyla yaptığı atamalara karşı Caracas’ın “bağımsızlık” refleksi, Latin Amerika’da uzun soluklu bir vekalet savaşının fitilini ateşlemiş durumda.

Washington yönetimi Maduro’yu almış olabilir ama Rodriguez’in bu çıkışı, Venezuela’yı teslim almanın o kadar kolay olmayacağını dünyaya ilan etti.

haber Kontak gelişmeleri anlık olarak takip ediyor.

Caracas’tan Washington’a ‘Bağımsızlık’ Resti
+ -

Tamamen Ücretsiz Olarak Gazetemize Abone Olabilirsiniz.

Yeni haberlerden anında haberdar olmak için e-posta aboneliğini hemen başlat.