Ana Yol Partisi Genel Başkanı Ali Karakurt, katıldığı bir programda Türkiye’nin siyasi yapısından ekonomiye, eğitimden tarıma kadar birçok önemli konuda dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Karakurt, ülkenin temel sorununun yalnızca yöneticiler değil, onları o görevlere mahkûm eden “bozuk sistem” olduğunu belirterek, mevcut düzen değişmeden Türkiye’nin ilerleyemeyeceğini vurguladı.
Siyaset Kurumunun Güven Sorunu
Karakurt, siyaset kurumunun topluma güven verme niteliğini kaybettiğini ifade etti. Türkiye’de koltuğa oturanların kalkmamaya alıştığını söyleyen Karakurt, bu durumu eleştirerek, “İster siyasetçi, ister oda başkanı olsun… Koltuğa oturan ayrılmayı hakaret sayıyor. Bu anlayış ülkenin enerjisini tüketti. Siyasetçiyi yozlaştıran, halktan koparan bozuk sistemdir” dedi. Bu durumun, siyasetin işleyişine zarar verdiğini ve toplumda bir güvensizlik ortamı yarattığını belirtti.

Gençlerin Rolü ve Adalet Meselesi
Karakurt, yeni siyaset kültürünün merkezinde gençlerin olacağını belirterek, karar mekanizmalarında gençlere daha fazla söz verileceğini söyledi. “18 yaşındaki bir gencin hayatına 70 yaşındaki biri karar veriyor. Bu adalet değildir” diyen Karakurt, gençlerin potansiyelini ve bakış açılarını önemseyen bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Gençlerin, ülkenin geleceğinde kritik bir rol oynayacağına inandığını ifade etti.
Ekonomi İçin İlk 100 Günlük Plan
Karakurt, iktidara gelmeleri halinde ilk 100 günde yapılacak düzenlemeleri sıraladı. Bu düzenlemeler arasında Merkez Bankası’nın tam bağımsız hale getirilmesi, emekli maaşlarının en az iki kat artırılması, milli eğitimin köklü bir şekilde yeniden yapılandırılması ve çiftçilerin vergiden tamamen muaf tutulması yer alıyor. Bu adımların, Türkiye’nin ekonomik sorunlarını aşması için kritik öneme sahip olduğunu belirtti.
Tarımda “Tersine Göç” Modeli
Karakurt, Türkiye’nin tarım potansiyelinin yanlış yönetildiğini belirterek, gençleri köylere döndürecek bir “Tersine Göç Programı” hazırladıklarını açıkladı. Programa göre, bölgesel ihtiyaca göre yeni üniversiteler kurulacak, bölge gençleri bu üniversitelere sınavsız alınacak ve mezun gençlere büyükbaş hayvan veya üretim desteği verilecektir. Ayrıca, gençlerin kendi üretim tesislerini kurmaları sağlanarak tarımda sürdürülebilir bir yapı oluşturulması hedeflenmektedir.

Sanayinin Anadolu’ya Yayılması
Deprem riski nedeniyle sanayinin Marmara Bölgesi’nde yoğunlaşmasının büyük ekonomik tehlike taşıdığını söyleyen Karakurt, fabrikaların Anadolu’ya taşınacağını ve taşınan işletmelere konut, sigorta ve altyapı desteği sağlanacağını belirtti. Bu stratejinin, hem sanayinin güvenliğini artıracağını hem de Anadolu’nun ekonomik potansiyelini harekete geçireceğini ifade etti.

Üretim Ekonomisi Vurgusu
Karakurt, Türkiye’nin üretim ekonomisine yönelmesi gerektiğini vurguladı. Yüksek vergi ve ceza politikalarının ülkeyi büyütmeyeceğini dile getiren Karakurt, “Kaynak vatandaş değildir; kaynak üretimdir. Zengin toprakların fakir bekçileri olmayacağız” diyerek üretimin önemine dikkat çekti. Ülkenin kalkınması için üretim odaklı bir yaklaşımın benimsenmesi gerektiğini belirtti.

Gelecek İçin Umutlu Mesajlar
Karakurt, konuşmasının sonunda Türkiye’nin mevcut düzenle yol alamayacağını, ülkenin gençlerin enerjisi ve üreticinin alın teriyle yeniden ayağa kalkacağını ifade etti. Bu bağlamda, Türkiye’nin potansiyelini gerçekleştirmek için gençlerin ve üreticilerin desteklenmesi gerektiğinin altını çizdi.

















