CIA’nin “gözü ve kulağı” bizzat Saray’ın içindeydi
Dünya, Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun ABD güçlerince yakalanıp New York’a götürülmesini konuşurken, uluslararası haber ajansı Reuters, operasyonun perde arkasına dair çok kritik bir istihbarat dosyasını abonelerine servis etti.
Ajansın Washington’daki üst düzey güvenlik kaynaklarına dayandırdığı habere göre; Beyaz Saray ve Pentagon’un “yıldırım harekatı” olarak sunduğu bu operasyon, aslında anlık bir karar değil, aylar süren son derece gizli ve sabırlı bir hazırlık sürecinin final sahnesiydi. Haberdeki en sarsıcı iddia ise, Maduro’nun en yakınındaki isimlerden birinin, uzun süredir CIA (Merkezi İstihbarat Teşkilatı) için çalıştığı bilgisi oldu.
“Karanlık Odada” 8 Aylık Hazırlık
Reuters’ın raporuna göre, operasyonun ilk taslakları, Maduro’nun yakalanmasından yaklaşık 8 ay önce, Pentagon’daki “Karanlık Oda” olarak bilinen özel harekat planlama merkezinde çizilmeye başlandı.
Haberde, ABD istihbaratının, Venezuela liderinin günlük rutinini, uyku saatlerini, kullandığı zırhlı araçların teknik özelliklerini ve güvenlik protokollerini saniye saniye izlediği belirtildi. Bu süreçte, sadece uydu görüntüleri veya elektronik dinlemeler (SIGINT) değil, sahadan gelen anlık insan istihbaratı (HUMINT) belirleyici oldu. Washington yönetimi, operasyon için “en savunmasız anı” bekledi ve hata payını sıfıra indirmek için defalarca simülasyon yaptı.
Miraflores’teki “Truva Atı”: En Yakınındaki İhanet
Reuters’ın haberindeki en dikkat çekici detay, Maduro’nun “ihanet çemberi” ile kuşatılmış olmasıydı. Habere göre; Maduro’nun güvenliğinden, sağlığından veya siyasi kararlarından sorumlu “çok yakın bir isim”, uzun süredir CIA ile kriptolu iletişim halindeydi.
Bu kişinin kimliği güvenlik gerekçesiyle açıklanmazken, haberde şu ifadelere yer verildi: “CIA, Miraflores Sarayı’nın duvarlarını delmeyi başarmıştı. Maduro’nun ne yediğini, ne zaman uyuduğunu ve hangi güzergahı kullanacağını bilen bu köstebek, operasyon gecesi kritik sinyali veren kişi oldu.”
Analistler, bu bilginin sızdırılmasının, Venezuela’da geride kalan yönetim kademesi (özellikle ordu ve istihbarat) içinde büyük bir paranoya ve “cadı avı” başlatmayı hedeflediğini belirtiyor. ABD, bu hamleyle “Aranızda başka ajanlarımız da olabilir” mesajı vererek, direniş ihtimalini psikolojik olarak kırmayı amaçlıyor.
“Müdahale Değil, İçerden Çökertme” Stratejisi
Reuters’ın analizi, ABD’nin Venezuela stratejisinin değiştiğini de ortaya koyuyor. Yıllarca dışarıdan yaptırımlarla Maduro’yu devirmeye çalışan Washington, bu kez strateji değiştirerek rejimi “içerden çökertme” yoluna gitti.
Habere göre CIA, Venezuela ordusu ve bürokrasisindeki kilit isimlere ulaşarak, onlara “Maduro sonrası dönemde dokunulmazlık ve mal varlıklarını koruma garantisi” verdi. Bu pazarlıklar, operasyon gecesi Venezuela ordusunun neden ciddi bir direniş göstermediğini ve hava savunma sistemlerinin neden devreye girmediğini de açıklıyor. Reuters’a konuşan bir kaynak, “Maduro o gece sadece ABD askerlerine değil, kendi gölgesine de yenildi” yorumunu yaptı.
Uluslararası Gerilim Tırmanıyor
Haberde, operasyonun detaylarının ortaya çıkmasının, ABD ile Maduro’nun müttefikleri (Rusya, Çin, İran) arasındaki gerilimi daha da tırmandıracağı vurgulandı.
Reuters, Moskova ve Pekin’in, kendi istihbarat ağlarının bu sızmayı (köstebeği) nasıl fark edemediğini sorguladığını ve bunun büyük bir istihbarat zafiyeti olarak görüldüğünü yazdı. ABD’nin bir devlet başkanını, bizzat yakın çevresini kullanarak tuzağa düşürmesi, uluslararası ilişkilerde güven zeminini tamamen yok eden bir “emsal” olarak değerlendiriliyor.
Sonuç: Güvenin Bittiği Yer
Reuters’ın dosyası, Maduro’nun yakalanmasının sadece askeri bir başarı olmadığını; aynı zamanda sabırla örülmüş bir casusluk ağı ürünü olduğunu kanıtlıyor. Venezuela’da iktidar artık Washington’ın kontrolünde olabilir ancak bu operasyonun yarattığı “güvensizlik iklimi”, küresel diplomaside uzun süre hissedilecek.
Artık hiçbir lider, en yakınındaki ismin “kimin adamı” olduğundan emin olamayacak.











