USD44,90
%0.23
EURO52,89
%-0.09
EURO/USD1,18
%-0.16
BIST14.587,93
%2.72
Petrol91,57
%-7.87
GR. ALTIN6.966,26
%1.07
BTC3.461.350,62
%3.75
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
  1. Haberler
  2. Kültür & Sanat
  3. Aziz Nesin ve Bursa Sürgünü

Aziz Nesin ve Bursa Sürgünü

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Aziz Nesin 1948 yılında Bursa’ya sürgüne gönderilir.
“…Bursa’da tanıştığım başka bir kitapçıya gittim.
— “İngilizce ders verilir.” diye bir kağıda yazsam da, sizin dükkanın camına kağıdı yapıştırsam, nasıl olur?
— İş çıkmaz! dedi.
— Neden?
— Şimdi herkes İngilizce ders veriyor. Manav dükkanlarından, berber dükkanlarına kadar bak, hepsinin camında “İngilizce ders verilir” diye kağıtlar asılı…
Ağaçlara, duvarlara bile kağıt asmışlar. İngilizce dersi bu hızla giderse, ders verenler, dersi alanlardan fazla olacak. O zaman, Türkçe ders verenlere iş çıkacak. En iyisi, siz Türkçe dersi verin.”

Güldüm.
— Şaka değil, dedi, şuraya “Eski Türkçe dersi verilir” diye bir kağıt asalım, bak kaç kişi gelecek.

Dediğini yaptık.
Bir hafta sonra dört öğrencim oldu. Bunlar, dokuzla on üç yaş arasında çocuklardı. Eski kitapları okumak isteyen gençlerden gelir sanmıştım, oysa çocuklar geldi.

Önce bir baba geldi:
— Kur’an dersi verir misin? dedi.
Bu, hiç hesapta yoktu.
— Veririm… dedim.

Adam, çocuğunu göndermeden önce beni Kur’an’dan bir sınava çekti. Vaktiyle hafız olmanın bir zaman gelip yararını göreceğimi hiç ummamıştım.
Kur’an öğrencileri birken iki, ikiyken üç oldu.

Her sabah Ulucami’ye gidiyoruz. Öğrencilerime Kur’an dersini camide veriyorum. Öğrenciler sekize çıkınca, başıma bir iş gelecek diye korkmaya başladım.
Çocuklarının iyi yetiştiğine memnun babalar birbirlerine haber veriyorlar.

Bir gün, çocuklardan birinin babası,
— Maaşallah, çok çabuk öğretiyorsunuz, dedi.
Bizim oğlana bir hoca ders veriyordu. Oğlan bir yılda “Amme”ye gelemedi.

Durum iyi. Hani içimden,
— “Sürgünden sonra da Bursa’da kalsam, bu Kur’an dersi hiç de kötü iş değilmiş…”
diye geçiriyorum.

Bir sabah yine Ulucami’de bekledim. Öğrencilerimden hiçbiri gelmedi. Ertesi gün de gelmediler.
Camide tanış olduğum, müezzin ya da kayyum gibi biri vardı, ona nedenini sordum.
Kem küm ediyor, ağzından baklayı çıkarmıyor.
— Hastalanmışlardır, diyor.
— Salgın hastalığına tutulmadılar ya bunlar… Hiçbiri gelmiyor.

Bir daha öğrencilerim gelmedi.
Sonradan öğrendim.

Öğrencilerimden birinin babasına,
— Oğlunuza kim Kur’an okutuyor? Biliyor musunuz? diye sormuşlar.
— Hafız Aziz! Demiş.
— Hafız mı? Ne hafızı? Tam hafızı bulmuşsunuz, maşallah…

Ne olduğumuzu anlatmışlar.
Bunu bana birkaç gün sonra, kahvede ahbap olduğum, ama kim olduğunu bilmediğim biri anlattı:
— Ah kardeşim ah, dedi, İstanbul’dan buraya sürgün ediyorlarmış, burada hafızız diye ortaya çıkıyormuş.
— Bu heriflerin girmediği kılıf yok…
Az kaldı, ben de çocuğumu gönderecektim.
Öyle de güzel, çabuk öğretiyormuş ki…
Az kaldı, çocuğu zehirletecektik…

Böyle bir adamın Ulucami’de hafızlık edeceği kimin aklına gelir?

(AZİZ NESİN, “Bir Sürgünün Anıları”, Nesin Yayıncılık, 2019)

 

Bu metni okurken hafızama gelenler:
Aziz Nesin öldü, oğlu Ali Nesin Profesör oldu.
Matematik Nobel’i olarak nitelendirilen ödülü aldı.

Aziz Nesin, vasiyetinde bütün mal varlığını, kendi kurduğu “Yetim Çocuklar ve Matematik Köyü” ne hibe etti.
Ali Nesin’e bir röportajda,
— “Babanız mal varlığını sizin yerinize Matematik Köyü’ne hibe etti. Bu konuda düşünceniz nedir?”
sorusuna,
— “Ben profesörüm ve aldığım maaş bana yeterli. Babam doğruyu yaptı,” dedi.

Erbakan öldü.
Çocukları, Erbakan’ın mal varlığını bölüşemedi. Mahkeme, icra dairesi, icra müdürleri, dolandırıcılar…
Bütün Saadet Partililer, bildiği halde, mahkeme partiyi kapatırsa yeni kurulan partinin genel merkez olarak kullanacağını düşündü.
Fatih Erbakan, Saadet’e genel başkan olamayınca, tapu kaydı babasının üstünde olduğu için gasp etti.

Türkeş’in ölünce…
— Sopa yemekten korkarım, bilen biliyor, Türkeş’in mal varlığını çocuklarının bölüşemeyip mahkemelerde gezdiğini.

Necmettin Erbakan ve çocukları: İslamcı
Alparslan Türkeş ve çocukları: Milliyetçi
Aziz Nesin ve oğlu Ali NesinAtheist

Bunu yazarken sonunda bir yere bağlayacak bir şey soracaktım.
Soruyu unuttum.

 

Aziz Nesin ve Bursa Sürgünü

Tamamen Ücretsiz Olarak Gazetemize Abone Olabilirsiniz.

Yeni haberlerden anında haberdar olmak için e-posta aboneliğini hemen başlat.
KAI ile Haber Hakkında Sohbet

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.