USD46,27
%0.15
EURO53,60
%-0.1
EURO/USD1,16
%-0.02
BIST13.938,21
%1.42
Petrol87,95
%-2.69
GR. ALTIN6.224,77
%-0.52
BTC0,000000
%0
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Lefkoşa
Gazimağusa
Girne
Güzelyurt
İskele
Pristina
  1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Safra: Sağlığınızın Gizli Kahramanı!

Safra: Sağlığınızın Gizli Kahramanı!

featured
Google'da Abone Ol
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Büyükler, en başından itibaren isimlendirmelere son derece önem vermişlerdir. İsimlendirmenin, insan, hayvan ve eşyalara uygun bir şekilde yapılması gerektiğine inanılır. Buna göre, vücudumuzun önemli salgılarından biri olan safraya da mısrasına uygun bir isim verilmiştir.

Safra kelimesi, sözlükte “balonlardaki pilotların, uçuştaki ağırlığı azaltmak için attıkları yük” olarak tanımlanıyor. Ancak vücudumuzda anlamı çok farklıdır. Arapça ve Osmanlıcada “öd” anlamına gelen bu kelime, “asfar” yani “koyu sarı” rengi ifade eder. Dr. Fırat Erdoğan, safranın önemi konusunda dikkat çekici bilgiler sunmaktadır.

Safra sıvısı, karaciğer tarafından üretilir ve safra kesesinde depolanır. Yemek yenildiğinde on iki parmak bağırsağına (duodenum) salınan bu sindirim sıvısı, yaklaşık 8-10 cm uzunluğunda ve dolduğunda 4 cm genişliğe ulaşabilen bir kesede bulunur. Kapasitesi dolu olduğunda yaklaşık 50 ml kadar, yani yarım çay bardağı kadar salgı içerir. İçeriğinde kolesterol, su ve safra tuzları mevcuttur ve günlük üretimi ortalama yarım litre kadardır.

Safranın en temel işlevi yağların sindirimidir. Sık tüketilen yağlar, su ile karışmadığı için sindirimde zorluk yaratabilir. Bu noktada safra tuzları, emülsifikasyon işlemiyle yağların küçük parçacıklar haline gelmesini sağlar. Bu sayede ince bağırsaktan emilen yağ, gerekli enzimlerle birleşerek sindirimi kolaylaştırır. Ayrıca A, D, E ve K vitaminleri gibi yağda eriyen vitaminlerin emilimi için de safranın rolü büyüktür. Bu vitaminler, vücuda alınsa bile safra yardımı olmadan emilemez.

Eritrositlerin, yani kırmızı kan hücrelerinin ortalama 120 günlük bir ömrü vardır. Bu hücrelerin yıkımından elde edilen bilirubin, safranın görevleri arasında yer alır. Bilirubinin atılmaması durumunda sarılık gibi sağlık sorunları oluşabilir.

Safra, mide asidinin ince bağırsaklara zarar vermesini önler ve ortamı nötralize eder. Bayram yemeklerinde, aşırı tüketim gerçekleştiğinde ince bağırsağın ilk bölümlerinden kolesistokinin salgılanır. Bu da safra kesesinin hemen harekete geçerek safrayı on iki parmak bağırsağına göndermesini sağlar. Kesenin işlevi yalnızca depolamak değil; aynı zamanda gelen salgıyı yoğunlaştırarak yaklaşık on kat daha konsantre yapmak üzere tasarlanmıştır.

Bu önemli sistemin işlevinde aksaklıklar meydana gelebilir. Kan hücrelerinin yıkımından gelen bilirubin ve kolesterolün yoğunlaşması, safra taşlarının oluşmasına neden olabilir. Taşlar genellikle sessiz kalsa da, ciddi ağrılar meydana getirebilir. Taşların safra kesesini ya da safra yollarını tamamen tıkaması durumunda, şiddetli kolesistit veya pankreas iltihabı ortaya çıkabilmektedir. Gecikmeler ve cerrahi riskler, bu durumda ölüme kadar gidebilir. Tarihte bu durumu yaşayan büyük karakterlerden biri olarak “Büyük İskender” örnek gösterilmektedir.

Safra taşı, her on yetişkin bireyden yaklaşık birinde görülebilmektedir. Yapılan araştırmalarda bazı risk grupları belirlenmiştir. Bu gruplar İngilizce’de “F” harfiyle başlayan beş özellikten oluşmaktadır:

Female: Kadın

Forty: Kırklı yaşlar

Fat: Obezite

Fertil: Doğum yapmış olmak

Fair: Açık tenli olmak

Bu beş özelliği bilmek, safra kesesini korumak için yararlı olabilir; ancak bu durumlar çoğu zaman kaderle bağlantılıdır. Cinsiyet ve ten rengi doğuştan sahip olunan özelliklerdir. Kırklı yaşlara ulaşmak ise yaşamın doğal bir sürecidir. Sağlığını korumak isteyenlerin, kilo vermesi önerilmektedir.

Başlangıçta basit hazımsızlık şikayetleriyle kendini gösteren sorunlar zamanla şiddetli karın ağrılarına dönüşebilir. İlk aşamada kan testleri ile yapılan incelemeler, başarılı bir teşhis koymaya yardımcıdır. Ultrasonografi ise bu konuda oldukça etkili bir yöntemdir; hastaya fiziksel olarak dokunarak, radyasyon kullanmadan tanı koyma imkanı sağlar.

En büyük endişelerden biri de, pankreas kanserinin bu benzer belirtilerle başlayabilmesidir. Eğer ilaç ve diyet tedavisi yetersiz kalıyorsa, cerrahi müdahale ile safra kesesi çıkarılmaktadır. Ancak bu işlemde dikkat edilmesi gereken husus, safra salgısının doğrudan işlev yerlerine gitmesidir. Ameliyat sonrasında karın ağrıları geçse de, yağlı yiyeceklerin sindirilmesinde bazı zorluklar yaşanabilir.

Sağlıklı beslenmeyi sürdürebilmek için, özellikle yağlı yiyeceklerin azar azar tüketilmesi önerilmektedir. Bu sayede, safra salgısını yormadan bir ömür sürdürmek mümkün olabilir.

Safra: Sağlığınızın Gizli Kahramanı!

Tamamen Ücretsiz Olarak Gazetemize Abone Olabilirsiniz.

Yeni haberlerden anında haberdar olmak için e-posta aboneliğini hemen başlat.
KAI ile Sohbet Et

KAI ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.