13 Siyasi Partiden Edirne Cezaevi’ne Ziyaret: Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı’nın Mesajı Okundu
DEM, TİP, CHP, EMEP, EHP, TÖP, ESP, DBP, Devrimci Parti, SODAP, SYKP, SMF ve Yeşil Sol Parti temsilcilerinden oluşan heyet, Edirne’de Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı’yı ziyaret etti. Ziyaretin ardından Demirtaş ve Mızraklı’nın mesajı kamuoyuna okundu. Demirtaş ve Mızraklı, “Şunu herkes bilmeli ki bizler çıkmak için gün saymıyoruz. Cezaevine girişimiz ne kadar politik ise çıkışımız da öyle olacaktır” ifadelerini kullandı.
Siyasi parti temsilcilerinden oluşan heyet, Edirne Cezaevi’nde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Selçuk Mızraklı’yı ziyaret etti. Heyette DEM, TİP, CHP, EMEP, EHP, TÖP, ESP, DBP, Devrimci Parti, SODAP, SYKP, SMF ve Yeşil Sol Parti temsilcileri bulunuyor.
“SİYASİ GENEL AFFA İHTİYACIMIZ VAR”
Ziyaretin ardından bazı heyet temsilcileri Edirne’de açıklamalarda bulundu.
Emekçi Hareket Partisi (EHP) Genel Başkanı Hakan Öztürk: “Bugün niyetimiz barışı başlatmak, kapıyı aralamaktır. Bu nedenle Demirtaş’ı ve Mızraklı’yı ziyarete geldik. Onlara düşüncelerimizi ilettik, onların düşüncelerini aldık. Barış artık hayata geçirilmeli. Bu nedenle toplum tarafından kabul gören konularla ilgili adım atılması meselesini gündeme getirmiş oluyoruz. Yüksek mahkeme kararlarına uymamız gerekiyor.”
Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan: “Demirtaş ve Mızraklı siyasi rehine olarak tutuluyor. Türkiye’nin birçok cezaevinde siyasi rehineler var. Tutsak arkadaşlarımız ‘kes-yapıştır-kopyala’ yöntemiyle, düzmece iddialarla cezaevinde tutuluyorlar. Türk ve Kürt halkı bu antidemokratik uygulamaları hak etmiyor. İktidarın adım atması; AYM ve AİHM kararlarını uygulaması gerekir. Türkiye’de barışın ve eşitliğin sağlanabilmesi için bir siyasi genel affa da ihtiyacımız var.”

ÇİFTÇİ: DEMOKRASİ YOK EDİLMEK İSTENİYOR
CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftçi: “Ülkemiz uzun süredir siyasal yargı ile şekillendirilen ağır bir baskı döneminden geçirilmektedir. Mahkeme salonları adaletin temsil edildiği yerler olmaktan çıkmış, topluma gözdağı verildiği bir merkeze dönüştürülmüştür. Seçilmiş belediye başkanlarının ve gazetecilerin ceza tehdidi altında tutulduğu bir düzende demokrasi, sistematik bir şekilde yok edilmek istenmektedir.
Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu’na ve belediye başkanlarına yönelik yargı kuşatması; Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ’ın haksız yere cezaevinde tutulması, Gezi tutsaklarına yönelik ağır hak ihlalleri tek bir şeye işaret etmektedir: İktidar, sandıkta yenemediği muhalefeti yargı eliyle susturmak istemektedir. İktidar açıkça bir darbe rejimini yürürlüğe koymak istemektedir. AYM ve AİHM kararları bağlayıcıdır, uygulanmaları zorunluluktur.”

BAKIRHAN: BARIŞ SELAHATTİN’SİZ OLMAZ
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan: “Türkiye’nin birçok sorunu var ama sokakta kimi görüp sorarsanız en başı adalet meselesidir. Toplumun neredeyse 7’den 70’ine herkes adalet arıyor. Meclis’te kurulan komisyon da bunu tespit etti; AİHM ve AYM kararları raporda yer aldı. Bu yasaları peki kim çıkaracak, niye çıkarmıyor? Bu sürece güvenin artması için AİHM ve AYM kararlarının uygulanması gerekiyor.
AİHM’in defalarca ihlal kararı vermiş olduğu Edirne’deyiz. Bu konuda ülkeyi yönetenler samimiyse ilk basamak AİHM kararlarının uygulanmasıdır. Adalet arayanları niye cezaevinde tutuyorlar, anlamakta güçlük çekiliyor. Siz bunları serbest bıraksanız onlar hiçbir yere gitmezler. Bu ülkeyi sevdikleri için mücadele ettiler. Barış Selahattin’siz, Figen’siz olmaz.”
Sosyalist Meclisler Federasyonu (SMF) Dönem Sözcüsü Mahir Gürz: “Bir ülkenin gerçekliğini gösteren meselelerden birisi de hapishaneler gerçekliğidir. Aydınların, yazarların, devrimcilerin, bütün toplumsal dinamiklerin zorla tutsak edildiği bir ülkede yaşıyoruz. Dolayısıyla adalet mücadelesi bu anlamda önemli. İktidarın ‘düşman hukuku’ ile insanları esir aldığı bir coğrafyada yaşıyoruz. Sadece adı geçen isimler değil; yüzlerce, binlerce, on binlerce siyasal tutsak var. Uluslararası mahkemelerin vermiş olduğu kararların bir an önce uygulanması gerekiyor. Kamuoyunu bu konuda ses çıkarmaya çağırıyoruz.”

ERKAN BAŞ: ANAYASA İKTİDAR İÇİN BAĞLAYICI
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş: “Bugün iktidarın yargı eliyle siyaset alanını kapattığı simge bir cezaevindeyiz. Şu anda Türkiye cezaevlerinde geçmiş dönemde genel başkanlık yapmış isimler, milletvekilleri tutuluyor. Biz bu ülkede seçme ve seçilme hakkından bahsediyoruz. Halkın görev verdiği bir arkadaşımızın cezaevine atılması, halkın iradesinin gasp edilmesidir. Böyle bir coğrafyada mücadele ettiğimizi hatırlamak durumundayız.
En son Meclis’te oluşturulan komisyon belki de dünya tarihinde bir ilke imza attı. Bu ülkede yasama organı yani TBMM diyor ki: ‘Bu ülkede anayasa uygulanmıyor.’ Anayasa ‘ara seçim gereklidir’ diyor, anayasanın ilgili maddesi uygulanmıyor. Anayasa herkes için olduğu gibi iktidar için de bağlayıcıdır.”

Toplumsal Özgürlük Partisi (TÖP) Genel Sözcüsü Juliana Gözen: “Bugün buraya iktidardan lütuf istemeye gelmedik. Anayasa kararlarının uygulanması gereken ülkede bunun teşhirini yapmak için geldik. Bu ülkede hukukun nasıl işlediğine dair çok fazla şey söylenebilir belki ama eski İçişleri Bakanı kadar açık kimse anlatamamıştır bence. Şöyle demişti: ‘Önce ayaklarını kırın arkasından hukuk gelir, önce binaları yıkın arkasından hukuk gelir.’ Şu anda hukuk böyle işliyor.”
DEMİRTAŞ VE MIZRAKLI’NIN MESAJI OKUNDU
Yapılan açıklamaların ardından Selahattin Demirtaş ve Selçuk Mızraklı’nın cezaevinden gönderdiği mesaj, DEM Parti Eş Genel Başkan Yardımcısı Özlem Gündüz tarafından okundu. Demirtaş ve Mızraklı, şunları kaydetti:
“Öncelikle dayanışma amacıyla Edirne Cezaevinin kapısına gelen tüm dostlar başta olmak üzere bütün halkımıza içten selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Biz gayet iyi ve moralliyiz. Gelişmeleri yakından takip ediyor ve elimizden gelen bütün gayreti gösteriyoruz.
Şunu herkes bilmeli ki bizler çıkmak için gün saymıyoruz. Cezaevine girişimiz ne kadar politikse çıkışımız da öyle olacaktır. En büyük önceliğimiz ve hassasiyetimiz çatışmalardan kaynaklı can kayıplarını durdurabilmekti. Şimdilik bunu sağlamış olmaktan dolayı mutluyuz. Çıkarılacak yasalarla bu ortamın kalıcı hale getirilmesini umuyoruz. Ancak esas demokrasi mücadelesi bundan sonra gelişecek ve büyüyecektir. Bizler de demokratik siyasetin güçlenmesi için nerede olursak olalım elimizden gelen çabayı göstereceğiz.
Türkiye artık büyük değişimlere gebedir. Bu değişimin halklarımızın ve emekçilerin lehine olması için çok daha güçlü ve esaslı mücadele birliklerine ihtiyaç vardır. Bugün Edirne Cezaevi önünde bir araya gelişiniz de bu mücadele birliğinin her koşulda büyüyerek devam ettiğini göstermiştir. Bundan dolayı da özel olarak tüm partilere ayrı ayrı teşekkür ediyor; içten selam ve sevgilerimizi gönderiyoruz. Özgür yarınlarda görüşmek dileğiyle…”











