Dünya Altın Talebinde Tarihi Zirve: 2025 Yılında 5 Bin Tonluk Kritik Eşik Aşıldı
Dünya Altın Konseyi (WGC) tarafından yayımlanan ve piyasalar tarafından merakla beklenen “Gold Demand Trends: Q4 and Full Year 2025” raporu, altın piyasasında yeni bir dönemin kapılarının aralandığını belgeledi. Rapora göre, küresel altın talebi 2025 yılında tüm zamanların rekorunu kırarak ilk kez 5.000 tonun üzerine çıktı. Jeopolitik belirsizliklerin ve yatırımcıların güvenli liman arayışının zirve yaptığı bu dönemde, altının toplam piyasa değeri 555 milyar dolara ulaşarak ekonomistleri şaşırtan bir tablo ortaya koydu.
Dünya ekonomisinin en güvenilir yatırım araçlarından biri olarak kabul edilen altın, 2025 yılında yatırımcıların ve merkez bankalarının yoğun ilgisiyle tarihinin en parlak dönemlerinden birini yaşadı. WGC verileri, sadece miktar bazında değil, değer bazında da inanılmaz bir büyüme yaşandığını gözler önüne serdi. Tezgah üstü işlemler (OTC) dahil edildiğinde toplam talep, bir önceki yıla kıyasla yüzde 45 gibi devasa bir artış göstererek yarım trilyon doları aştı.

Yatırımcı İlgisinde Patlama: ETF’ler ve Fiziki Altın Yarışı
Raporun en dikkat çekici bölümlerinden biri, yatırım talebindeki olağanüstü artış oldu. 2025 yılı, kurumsal ve bireysel yatırımcıların portföylerini çeşitlendirmek ve risklerden korunmak amacıyla altına hücum ettiği bir yıl olarak kayıtlara geçti. Küresel altın borsa yatırım fonlarına (ETF) yapılan girişler, yıl boyunca 801 ton artış gösterdi. Bu rakam, tarihin en güçlü ikinci yıllık performansı olarak kaydedilirken, kurumsal sermayenin altına olan güveninin tazelendiğini kanıtladı.
Bununla birlikte, bireysel yatırımcıların külçe ve sikke altına olan talebi de son 12 yılın zirvesine tırmandı. Enflasyonist baskılar ve küresel piyasalardaki dalgalanmalar, küçük yatırımcıyı fiziksel varlıklara yönlendirirken, “yastık altı” olarak tabir edilen yatırımların küresel ölçekte arttığı gözlemlendi.

Merkez Bankaları Stoklamaya Devam Ediyor
Son yıllarda rezervlerini çeşitlendirme politikası izleyen dünya merkez bankaları, 2025 yılında da alımlarını sürdürdü. Rapora göre, merkez bankalarının net altın alımları 863 ton olarak gerçekleşti. Bu miktar, her ne kadar bir önceki rekor yıllara göre sınırlı bir yavaşlamaya işaret etse de, tarihsel ortalamaların oldukça üzerinde ve beklentilerin üst bandında yer aldı. Alımların geniş bir coğrafyaya yayılması, ülkelerin dolarizasyondan uzaklaşma ve rezerv güvenliğini sağlama stratejilerini koruduğunu gösterdi.
Fiyatlar 53 Kez Rekor Tazeledi
2025 yılı, fiyat hareketleri açısından da benzersiz bir yıl oldu. Londra Külçe Piyasası Birliği (LBMA) verilerine göre, öğleden sonra altın fiyatı yıl içerisinde tam 53 kez tüm zamanların en yüksek seviyesini (All Time High) görerek rekor tazeledi.
Özellikle yılın son çeyreğinde fiyatlardaki ivmelenme dikkat çekiciydi. Dördüncü çeyrekte ons başına ortalama fiyat 4.135 dolar seviyesine ulaşırken, 2025 genelindeki yıllık ortalama fiyat 3.431 dolarla tarihin en yüksek yıllık ortalaması olarak kayıtlara geçti.

Mücevherde “Değer” Rekoru, Teknolojide “Yapay Zeka” Etkisi
Rekor kıran altın fiyatları, mücevher talebini hacim bazında baskılasa da, harcanan tutar bazında yeni bir zirveye taşıdı. Tüketiciler yüksek fiyatlar nedeniyle miktar olarak daha az altın takı alsa da, küresel mücevher talebi değer bazında yüzde 18 artarak 172 milyar dolara ulaştı.
Endüstriyel tarafta ise teknoloji kaynaklı talep, tüketici elektroniğindeki dalgalanmalara rağmen direncini korudu. Özellikle yapay zeka (AI) odaklı çiplerin ve donanımların üretiminde altına duyulan ihtiyacın artması, bu segmentteki büyümeyi destekleyen en önemli faktör oldu.

Arz Tarafı ve 2026 Beklentileri
Talebe yanıt vermeye çalışan arz tarafında da hareketlilik yaşandı. Toplam altın arzı yüzde 1 artarken, maden üretimi 3.672 ton ile yeni bir zirveye ulaştı. Geri dönüşümden elde edilen altın miktarı ise fiyatlardaki yüzde 67’lik artışa rağmen bin 404 tonda kalarak sınırlı bir yükseliş sergiledi.
Dünya Altın Konseyi, 2026 yılına dair projeksiyonlarında da iyimserliğini korudu. Raporda, jeopolitik gerilimlerin devam etmesi senaryosunda, altın ETF’lerine girişlerin ve fiziki talebin güçlü kalacağı öngörüldü. Merkez bankalarının alımlarının yüksek seyrini koruması beklenirken, yüksek fiyat ortamının mücevher talebini baskılamaya devam edeceği tahmin ediliyor. 2025’in rekorları, altının küresel finans sistemindeki vazgeçilmez rolünü bir kez daha teyit etmiş durumda.
Geleneksel Korelasyonlarda Kırılma ve “Yeni Normal”
Raporun satır aralarında dikkat çeken bir diğer kritik detay ise altının makroekonomik değişkenlere verdiği tepkideki yapısal değişim oldu. Geleneksel olarak Amerikan Doları’nın gücü ve yüksek tahvil faizleriyle ters orantılı hareket etmesi beklenen altın, 2025 yılında bu “ezber bozan” duruşuyla finans literatüründe yeni bir sayfa açtı. Reel faizlerin pozitif bölgede seyretmesine ve dolar endeksinin (DXY) belirli dönemlerde gücünü korumasına rağmen altının rekor üstüne rekor kırması, yatırımcı motivasyonunun değiştiğini kanıtladı. Uzmanlar bu durumu, “sisteme duyulan güven erozyonu” olarak yorumlarken; altının artık sadece bir emtia veya enflasyon hedge’i (korunma aracı) değil, küresel finansal sistemin yeniden şekillendiği bu süreçte, fiat para birimlerinden bağımsız, “egemen bir değer deposu” olarak fiyatlandığını vurguluyor.











