Demokrat Lider Jeffries’den Venezuela Uyarısı: “Geleceğe Washington Değil, Caracas Karar Vermeli”
ABD Temsilciler Meclisi Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun ABD güçlerince yakalanmasının ardından başlayan “yeni yönetim” tartışmalarına sert çıktı. Demokrat Parti’nin en etkili ismi, Başkan Donald Trump ve ekibinin Venezuela’nın iç işlerini dizayn etme girişimlerine karşı, “Venezuela’nın geleceğine yalnızca Venezuelalılar karar verir” diyerek net bir kırmızı çizgi çekti.
Washington’da sular durulmuyor. ABD Özel Kuvvetleri’nin hafta sonu gerçekleştirdiği operasyonla Nicolas Maduro’yu yakalaması, sadece uluslararası arenada değil, Amerikan iç siyasetinde de büyük bir tartışma başlattı. Cumhuriyetçi kanat ve Trump yönetimi, bu hamleyi “demokrasinin zaferi” olarak nitelendirip Caracas’ta ABD yanlısı bir geçiş hükümeti kurma sinyalleri verirken, Demokratlar sürecin yönetilme biçiminden endişeli.
“Demokrasi İhraç Edilemez, İnşa Edilir”
Temsilciler Meclisi’ndeki Demokratların lideri Hakeem Jeffries, Kongre binasında düzenlediği basın toplantısında, Trump yönetiminin zafer sarhoşluğuyla hareket ettiğini ve tarihi hataları tekrarlama riski taşıdığını vurguladı.
Jeffries, Maduro rejiminin baskıcı politikalarını asla tasvip etmediklerini belirtmekle birlikte, çözümün dışarıdan dayatma bir yönetim olamayacağının altını çizdi. Jeffries, şu ifadeleri kullandı: “Bir diktatörün gitmesi, yerine dış güçlerin atadığı bir kuklanın gelmesiyle kutlanacak bir durum değildir. Venezuela’nın geleceği üzerinde söz hakkı olan tek merci, Oval Ofis veya Pentagon değil, Venezuela halkıdır. Demokrasi, bir askeri kargo uçağıyla ihraç edebileceğiniz bir ürün değildir.”
Washington’da “Ulus İnşası” Çatlağı
Jeffries’in açıklamaları, ABD siyasetinde uzun süredir devam eden “müdahalecilik” tartışmasını yeniden alevlendirdi. Başkan Donald Trump’ın, Venezuela’nın zengin petrol rezervlerini ve stratejik konumunu gözeterek, kendisine yakın isimlerden oluşan bir kabineyi işbaşına getirmek istediği Washington kulislerinde yüksek sesle konuşuluyor.
Buna karşılık Jeffries ve Demokratlar, ABD’nin rolünün sadece “serbest ve adil seçimlerin güvenliğini sağlamakla” sınırlı kalması gerektiğini savunuyor. Jeffries, “Eğer Venezuela halkının iradesini yok sayarak, Washington’da yazılmış bir senaryoyu onlara oynatmaya kalkarsak, Latin Amerika’da on yıllarca sürecek bir Amerikan karşıtlığını ve istikrarsızlığı tetikleriz,” uyarısında bulundu.
“Geçmişten Ders Alınmalı”
Demokrat lider, konuşmasında ABD’nin geçmişte Irak ve Afganistan gibi ülkelerde giriştiği “rejim değişikliği” ve “ulus inşası” süreçlerinin başarısızlığına da atıfta bulundu. Trump yönetimini, Venezuela’yı bir “arka bahçe” olarak değil, egemen bir devlet olarak görmeye davet eden Jeffries, uluslararası toplumun ve bölgesel aktörlerin de sürece dahil edilmesi gerektiğini belirtti.
Jeffries’in bu çıkışı, Maduro operasyonuna destek veren ancak sonrasındaki siyasi dizayn çabalarından rahatsız olan ılımlı Cumhuriyetçiler arasında da yankı bulabilir.
Gözler Beyaz Saray’da
Şimdi gözler, “Önce Amerika” (America First) politikasıyla hareket eden ancak Venezuela hamlesiyle küresel bir polis rolüne soyunan Başkan Trump’ın, Jeffries’in bu uyarısına vereceği yanıta çevrildi. Beyaz Saray’ın Caracas’a bir “vali” mi atayacağı, yoksa sandığı mı işaret edeceği, önümüzdeki günlerin en kritik sorusu olacak.











