Türkiye’nin yakın siyasi tarihine damga vuran ve muhalefet kanadında “siyasi operasyon” olarak nitelendirilen davalar zincirinde önemli bir gelişme yaşandı. Kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davası” olarak bilinen ve CHP’li belediyeleri hedef alan geniş çaplı yargılamada, Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar hakkında tahliye kararı verildi.
Perşembe günü görülen duruşmada mahkeme heyeti, 8 Temmuz’dan bu yana tutuklu bulunan Karalar’ın da aralarında olduğu 9 sanığın serbest bırakılmasına hükmetti. Bu karar, aylardır süren gergin atmosferde bir nebze olsun dikkatleri mahkeme salonuna çevirdi.
200 Sanık, 7 Başkan, Tek Dava
Davanın boyutu oldukça büyük. Toplam 200 sanığın yargılandığı dosyada, 5’i hala tutuklu olmak üzere toplam 7 CHP’li belediye başkanı sanık sandalyesinde oturuyor. Zeydan Karalar, tutuklanmasının hemen ardından İçişleri Bakanlığı tarafından “geçici tedbir” gerekçesiyle görevden uzaklaştırılmıştı. Tahliye kararı verilmiş olsa da Karalar’ın görevine iade edilip edilmeyeceği henüz belirsizliğini koruyor.
İddianamenin temel dayanağı ise oldukça tartışmalı. Soruşturma, “örgüt lideri” olduğu iddia edilen ancak etkin pişmanlık yasasından faydalanarak serbest kalan Aziz İhsan Aktaş’ın itirafları ve ifadeleri üzerine kurgulanmış durumda.

İstanbul’dan Adana’ya Uzanan “Görevden Alma” Zinciri
Süreç, sadece Adana ile sınırlı kalmadı; İstanbul’da başlayan dalga tüm ülkeye yayıldı. Operasyonların fitili İstanbul’da ateşlenmişti:
İlk olarak Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer ve Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat tutuklandı.
Büyükçekmece’de ise durum tam bir kaosa dönüştü. Başkan Hasan Akgün’ün 3 Haziran’da tutuklanmasının ardından mecliste yapılan seçimle göreve gelen CHP’li Ahmet Şahin de sadece 24 gün koltukta kalabildi. Şahin, “örgüte üye olma” ve “rüşvet” suçlamalarıyla tutuklanarak görevden alındı.
İmamoğlu Olayı ve “Heybedeki Turplar”
Bu soruşturmalar zincirinin en büyük halkası ve kırılma noktası ise şüphesiz İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu oldu. Sürecin başında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Onlar da çok iyi biliyorlar ki daha turpların büyükleri heybede” sözleriyle işaret ettiği gelişmeler, İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesiyle hız kazandı.
18 Mart’ta diploması iptal edilen, bir gün sonra gözaltına alınan ve 23 Mart’ta “yolsuzluk” suçlamasıyla tutuklanan İmamoğlu, cezaevindeyken yaklaşık 15 milyon oyla CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı ilan edildi. Yerine ise İBB Başkanvekili olarak Nuri Aslan seçildi. İmamoğlu hakkındaki ana soruşturmada henüz bir iddianame hazırlanmamış olması ise hukukçuların tepkisini çekmeye devam ediyor.

Sokaklar Hareketli: Son 10 Yılın En Büyük Protestoları
Siyasi arenadaki bu “tutuklama fırtınası”, toplumsal bir patlamayı da beraberinde getirdi. İmamoğlu ve diğer başkanların tutuklanması, Türkiye genelinde son 10 yılın en büyük kitlesel protestolarına dönüştü.
Polisin biber gazı ve tazyikli suyla müdahale ettiği gösterilerde bilanço ağır oldu. Yetkililer, aralarında gazetecilerin de bulunduğu 2 binden fazla kişinin gözaltına alındığını, 300’ü aşkın kişinin ise tutuklandığını açıkladı. Zeydan Karalar’ın tahliyesinin, sokaktaki tansiyonu ve devam eden yargılamanın seyrini nasıl etkileyeceği ise önümüzdeki günlerde netleşecek.












Yorumlar kapalı.