Türkiye’de Organ Nakli Alarmı ve “Sessiz Tehlike” Metabolik Hastalıklar
Türkiye’de binlerce hasta, telefonlarının çalacağı ve o hayati müjdenin verileceği anı bekleyerek günlerini geçiriyor. Ancak bekleme listelerindeki sayılar hızla artarken, organ bağışı oranları aynı hızla yükselmiyor. Uzmanlar, bu artışın arkasındaki en büyük sebebin modern çağın vebası olan “Metabolik Hastalıklar” olduğuna dikkat çekiyor. Prof. Dr. Onur Yaprak’ın işaret ettiği tablo korkutucu: Artık sadece yaşlılar değil, yanlış beslenme ve hareketsizlik yüzünden organları iflas eden gençler de o listenin başında.
Organ nakli, tıbbın bir mucizesi olsa da, bu mucizenin gerçekleşmesi için zamana karşı amansız bir yarış veriliyor. Türkiye’de organ bekleyen hasta sayısı 30 bini aşmış durumda. Kalp, karaciğer ve böbrek bekleyen hastalar için her geçen saniye, yaşamla ölüm arasındaki ince çizgide bir adım daha atmak demek.
Ancak son yıllarda bu tablonun rengi değişti. Eskiden daha çok genetik veya enfeksiyona bağlı organ yetmezlikleri görülürken, bugün “Metabolik Sendrom” kaynaklı organ iflasları patlama yapmış durumda.
Prof. Dr. Onur Yaprak Uyarıyor: “Bedenimiz İmdat Çığlığı Atıyor”
Konunun uzmanı Prof. Dr. Onur Yaprak, organ nakli ihtiyacını artıran temel faktörün yaşam tarzımız olduğunu vurguluyor. Obezite, diyabet (şeker hastalığı), yüksek tansiyon ve kan yağlarındaki yükseklik; organları sessizce ve derinden tahrip ediyor.
Prof. Dr. Yaprak’ın şu tespiti oldukça kritik: “Metabolik hastalıklar bir domino taşı gibi. Önce kilo alımı ve insülin direnci başlıyor, ardından karaciğer yağlanması ve böbrek fonksiyonlarında bozulma geliyor. Eğer bu süreç yönetilemezse, sonuç siroz veya diyalize bağımlı böbrek yetmezliği oluyor. Bu noktada tek çare organ nakli kalıyor.”
Tehlike Artık Gençlerin Kapısında
Eskiden organ yetmezliği “ileri yaş” hastalığı olarak bilinirdi. Ancak fast-food kültürü, işlenmiş gıdalar ve hareketsiz yaşam, bu tehlikeyi 20’li ve 30’lu yaşlara indirdi. Prof. Dr. Yaprak, karaciğer yağlanmasına bağlı siroz vakalarının genç bireylerde görülme sıklığının endişe verici boyutlara ulaştığını belirtiyor.
Genç bir bireyin organ nakli listesine girmesi, sadece o kişinin değil, ailesinin, iş gücünün ve toplumun geleceğinin de etkilenmesi anlamına geliyor.
Kadavra Bağışı Yetersiz, Yük Canlı Vericilerde
Türkiye, canlıdan organ naklinde (aile bireylerinden nakil) dünyanın en başarılı ülkelerinden biri. Ancak beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden (kadavradan) yapılan bağışlarda Avrupa’nın çok gerisinde.
Organ bekleyen hastaların çoğu, uygun bir aile ferdi bulamadığı için kadavra listesinde bekliyor. Metabolik hastalıkların artışıyla birlikte bu liste her yıl daha da uzuyor. Prof. Dr. Yaprak ve uzmanlar, “Toprak olacak organların can olması” için toplumsal farkındalığın artırılması gerektiğinin altını çiziyor.
Sonuç: Bir İmza Hayat Kurtarır
Metabolik hastalıklarla mücadele etmek (sağlıklı beslenme, spor) organ iflasını önlemenin birinci yolu. Ancak organ yetmezliği gelişmiş hastalar için tek kurtuluş organ bağışı.
Zamanla yarışan bu hastalar için her bağış, tükenmekte olan kum saatinin ters çevrilmesi demek. Türkiye’nin bu “sessiz salgın” karşısında hem önleyici tıbba hem de organ bağışı seferberliğine ihtiyacı var.











