Güney Kafkasya’nın jeopolitik ağırlık merkezi Azerbaycan, aynı anda hem Batı’nın hem de bölge komşularının hassasiyetlerini yöneten bir “diplomasi laboratuvarına” dönüşmüş durumda. ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in Bakü ziyareti ve Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile yaptığı görüşme, bu stratejik dengenin Washington tarafından nasıl takdir edildiğini gözler önüne serdi.
Vance, düzenlenen ortak basın toplantısında Aliyev’in diplomatik başarısını şu çarpıcı sözlerle tanımladı:
“Sayın Aliyev, dünyada hem Türklerle hem de İsraillilerle aynı anda bu kadar güçlü, dostane ve stratejik bağlar kurabilen tek liderdir.”
Bu ifade, Azerbaycan’ın Türkiye ile “Tek Millet, İki Devlet” şiarını sürdürürken, İsrail ile savunma ve enerji alanında kurduğu derin ortaklığı Batı nezdinde “vazgeçilmez” kıldığının tescili oldu.

“Saldırı Üssü Olmayacağız” Mesajıyla Gelen Denge
Ancak JD Vance’in övdüğü bu “İsrail ile yakınlık”, Azerbaycan’ın güney komşusu İran için her zaman bir “kırmızı çizgi” ve tehdit algısı oluşturmuştu. İşte Bakü yönetimi, tam da bu noktada devreye soktuğu “egemenlik doktrini” ile bölgesel bir çatışmayı engelliyor.
Hatırlanacağı üzere sitemizde daha önce, “Azerbaycan’dan İran’a Karşı Askeri Operasyona İzin Yok“ başlığıyla verdiğimiz haberde, Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov’un net tavrını aktarmıştık. Bayramov, Azerbaycan topraklarının İsrail veya Batı tarafından İran’a yönelik bir “sıçrama tahtası” veya “saldırı üssü” olarak kullanılmasına asla izin vermeyeceklerini ilan etmişti.

Aliyev’in “Aktif Tarafsızlık” Formülü
JD Vance’in ziyaretiyle Bayramov’un bu açıklaması yan yana getirildiğinde, Azerbaycan’ın “Aktif Tarafsızlık” formülü netleşiyor:
Batı ve İsrail ile: Teknoloji, enerji ve silah ticareti yaparak modernleşmek ve Karabağ zaferini tahkim etmek.
İran ile: Topraklarını bir saldırı üssü yaptırmayarak komşuluk hukukunu korumak ve güvenliği sağlamak.
Vance’in övgüsü, ABD’nin Azerbaycan’ı İran’a karşı bir “vekil güç” olarak değil, bölgede istikrarı sağlayan bağımsız bir aktör olarak kabul ettiğini gösteriyor. Bayramov’un daha önce çizdiği “Egemenlik Kırmızı Çizgisi” ise, Bakü’nün bu övgüleri kabul ederken, kendi topraklarını kimsenin savaş sahasına çevirmesine müsaade etmeyeceğini kanıtlıyor.
Azerbaycan, Vance’in de belirttiği gibi, Türkiye ve İsrail gibi iki farklı ucu aynı potada eritebilen, İran’a ise “sınırlarını bilen” bir komşuluk sunan dünyadaki nadir ülkelerden biri konumunda.












Yorumlar kapalı.