Telefonda Tarihi An Ve Büyük Şok
Ukrayna “Ateşkes” Dedi, Trump’ın İlk Sözü “Gelsin Nobel Ödülü” Oldu!
Dünya tarihi, savaşların bitişini genellikle barış anlaşmalarıyla hatırlar; ancak 10 Mayıs 2025 gecesi yaşananlar, hafızalara bir liderin egosuyla kazınacak gibi görünüyor. Fransa Cumhurbaşkanı Macron ve Ukrayna Lideri Zelensky öncülüğündeki Avrupa bloğu, binlerce cana mal olan savaşta Ukrayna’nın ateşkesi kabul ettiğini bildirmek için ABD Başkanı Donald Trump’ı aradı. Hattın diğer ucundaki Trump’ın bu tarihi habere verdiği ilk tepki ise diplomatik teamülleri yerle bir etti: “Gelsin Nobel ödülü.”
2025 yılının baharı, Doğu Avrupa’daki savaşın en kritik virajlarından birine sahne oldu. Aylardır süren kapalı kapı diplomasisi ve sahada artan insani maliyetler sonucunda, Kiev yönetimi “şartlı ateşkes” masasına oturmayı kabul etti. Bu, Avrupa’nın güvenliği için hayati bir nefes alma anıydı.
Bu tarihi gelişmeyi Beyaz Saray’a iletmek görevi, Avrupa’nın diplomatik liderliğine soyunan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’a düştü. Macron, yanına Zelensky’yi ve diğer kilit Avrupalı liderleri de alarak, 10 Mayıs akşamı Washington’ı aradı. Amaç, bu kırılgan barış süreci için ABD’nin tam desteğini garantilemekti.

Ciddiyet ile Narsizm Arasındaki Uçurum
Görüşmeye tanıklık eden diplomatik kaynaklara göre, Zelensky’nin ateşkes kararını teyit etmesinin ardından hatta kısa, ağır bir sessizlik oldu. Avrupalı liderler, ABD Başkanı’ndan süreci destekleyen, ciddi ve devlet adamına yakışır bir yanıt bekliyordu.
Ancak Trump, o anın ağırlığıyla taban tabana zıt, şok edici bir rahatlıkla şu cümleyi kurdu: “Harika. Gelsin Nobel ödülü. Bunu ben başardım, değil mi?”
Milyonların kaderini etkileyen, şehirlerin yıkıldığı bir savaşın durma ihtimaline verilen bu “kişisel başarı ve ödül odaklı” tepki, hattın Avrupa ucunda soğuk duş etkisi yarattı. Trump için barış, sahadaki insanların hayatından çok, kendi vitrinine koyacağı bir madalyadan ibaretti.
Diplomatik Nezaketin Sonu
Trump’ın bu çıkışı, sadece bir gaf değil, “Önce Amerika” (veya daha doğrusu “Önce Trump”) doktrininin en saf tezahürü olarak yorumlandı. Macron ve Zelensky’nin bu tepki karşısında yaşadığı hayal kırıklığı, diplomatik kulislere anında sızdı. Avrupalı bir diplomatın ifadesiyle; “Biz cenazeleri kaldırmayı konuşurken, o ödül töreninde ne giyeceğini düşünüyordu.”
Dünya Şaşkın: Trajikomik Bir Barış Süreci
Haberin duyulmasıyla birlikte uluslararası kamuoyunda büyük bir infial oluştu. Sosyal medyada Trump’ın bu tavrı tiye alınırken, dış politika uzmanları durumun vahametine dikkat çekiyor. Böylesine hassas ve kırılgan bir ateşkes süreci, ciddiyetten bu kadar uzak bir yaklaşımla nasıl yönetilecek? Rusya, Trump’ın bu zaafını masada nasıl kullanacak?
10 Mayıs görüşmesi, savaşın bitişinin başlangıcı olarak değil, barışın bile Trump’ın “reality şovunun” bir parçası haline geldiği an olarak tarihe geçti. Şimdi dünya şu soruyu soruyor: Bu ateşkes kalıcı bir barışın temeli mi, yoksa Trump’ın Nobel adaylığı için kısa süreli bir “reklam arası” mı?











